Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/13890 E. 2026/9985 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/13890
- Karar No
- 2026/9985
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/63 Esas, 2025/98 Karar KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 18... parsel(eski 130 parsel) ve 1 18... parsel (eski 329 parsel) sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespit edilmesi ve kamulaştırılan taşınmazların yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili asıl ve birleştirilen davanın cevap dilekçesinde özetle; taşınmazların gerçek değeri üzerinden kamulaştırma bedelinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 30.11.2015 tarihli ve 2014/393 Esas, 2015/1329 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 30.11.2015 tarihli ve 2014/393 Esas, 2015/1329 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucundan; dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi olan 14.04.2014 gününde belediye imar planı içinde olup olmadığı değilse belediye veya mücavir alan sınırları dahilinde bulunup bulunmadığı, belediye hizmetlerinden yararlanıp yaralanmadığı ve etrafının meskun olup olmadığı hususları ilgili Belediye Başkanlığından sorulduktan sonra dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğunun anlaşılması halinde, hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal incelemesi yapılmaksızın soyut ifadelerle değer biçildiğinden, bu rapora göre hüküm kurulamayacağından yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, dava konusu taşınmazın arazi olarak kabulüne göre de idarece düzenlenen kıymet takdir raporunda dahi taşınmaz bedelinin tespitinde %4 oranında kapitalizasyon faizi uygulandığı gözetildiğinde hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazın niteliği de gözetilerek % 4 oranında kapitalizasyon faizi uygulanması gerekirken bu oranı %6 uygulanmak suretiyle düşük bedel tespiti ve arazi niteliğindeki taşınmazın olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirine göre bulunan bedeline, özellikleri ve mevcut durumu dikkate alındığında %200 objektif değer arttırıcı unsur eklenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 25.01.2022 tarihli ve 2018/689 Esas, 2022/66 Karar sayılı kararı ile asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 25.01.2022 tarihli ve 2018/689 Esas, 2022/66 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucu; asıl dava yönünden gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiş ise de, Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesinin zeytin üretiminin en çok yapıldığı ..., ... ve .... Bölgelerinde, dekar başına zeytin veriminin genelde 400-500 kg civarında olduğu yıllardır Yargıtay'a gelen kamulaştırma dosyalarından bilinmekle ülke genelinde zeytinin verim miktarının dekarda 500 kilogramı aşmadığı yönündeki kabulü ile aynı bölgeden intikal eden ve denetimden geçen aynı kamulaştırma kapsamında açılan bedel tespit ve tescil dosyasında değerlendirme yılı olan 2014 itibarıyla kuru kapama zeytin veriminin 500 kg kabul edilerek hesaplama yapıldığı ve aynı kamulaştırma kapsamında değerlendirme yılı olan 2015 yılı itibarıyla kuru kapama zeytin veriminin son iki yılın verim ortalaması esas alınmak suretiyle 450 kg kabul edilerek hesaplama yapıldığı dikkate alındığında, 2014 yılı itibarıyla zeytin verimini 600 kg alan rapora göre değer biçilmesi nedeniyle rapor inandırıcı görülmediğinden İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden değerlendirme tarihi olarak 2014 yılı esas alınmak suretiyle kapama zeytin bahçesinin periyodisite özelliği de nazara alınarak dekarda verim miktarları ile üretim masrafları ve kg satış fiyatları sorulduktan sonra, bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak değer tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması, birleştirilen dosya yönünden ise; dosyada bulunan Belediye Başkanlığı yazı cevapları, dava konusu taşınmazın bilirkişi raporunda belirtilen özelikleri, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgulama uygulama sitesinden edinilen bilgiler ile denetimden geçen aynı kamulaştırma kapsamında açılan dava dosyalarında, dava konusu taşınmaz ile aynı özellikte bulunan 1 18... parsel sayılı taşınmaza arazi olarak değer biçildiği hususları gözetilerek dava konusu taşınmazın arazi vasfında olduğu kabul edilerek bu niteliğine göre değer biçilmesi gerekirken, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda taşınmaza arsa niteliğiyle değer biçilmesi, kabule göre de birleştirilen davada mahkemece verilen ilk kararda, dava konusu taşınmazın metrekare birim bedeli 78,64 TL belirlenerek, bu bedel üzerinden kamulaştırma bedelinin tespit edildiği ve bu hususun Bölge Adliye Mahkemesince mahkemesine iade kararına konu edilmediği anlaşıldığı halde, bozma ilamı sonrası davacı idare lehine oluşan usuli kazanılmış hak ilkesi ihlal edilerek taşınmazın m² birim bedelinin 88,32 TL olduğunun kabulü ile fazla kamulaştırma bedeline hükmedilmesi ve birleştirilen davada 21.845,08TL fark bedele son karar tarihi olan 25.01.2022 tarihine kadar yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken, infazda tereddüt yaratacak şekilde karar tarihine kadar yasal faize hükmedilmesi, dava konusu taşınmazların eski parsel numaraları 1 29... parsel olduğu halde hükümde 329 parsel olarak gösterilmesi, 25.01.2022 tarihli son celsede, depo edildiği belirtilen 2.742,00 TL’ye ilişkin dekont örneğinin dosyaya eklenmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; asıl davada kapitalizasyon faiz oranının hatalı belirlendiğini, zeytin verileri getirtilip raporun denetlenmesi gerektiğini, ağaç bedellerine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Fark bedel 2.742,83 TL’ye 25.01.2022 tarihine kadar faiz işletilmesi gerekirken, infazda tereddüt uyandıracak şekilde karar tarihine faiz işletilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının birleştirilen davaya ilişkin (5) numaralı bendinde yer alan “karar tarihine” ibaresi çıkartılarak yerine “25.01.2022 tarihine” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.