Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/17588 E. 2026/8703 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/17588
- Karar No
- 2026/8703
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/563 Esas, 2025/1536 Karar KARAR : Esastan ret
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin paydaş olduğu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 60 21... parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın yol ve yaya yolu yapılarak fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı idareden tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile talebini 7.810.722,27 TL'ye ıslah ederek bu bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizi ile tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin düşük olduğunu, kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizin uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hükme elverişli olmadığını, müvekkili belediyenin taşınmaza el atmadığını, emsalin uygun olmadığını, belirlenen bedelin yüksek olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında bilirkişi raporunda da gösterildiği üzere (A) harfiyle gösterilen 37,83 m²lik kısmına davalı idare tarafından yaya yolu yapılmak suretiyle fiilen ve kalıcı şekilde el atıldığı, sorumluluğun davalı ... Başkanlığında olduğu sabit olup arsa niteliğindeki taşınmaza, dava tarihi öncesine ait özel amacı olmayan taşınmaz satışı esas alınarak emsal taşınmaz ile eksik ve üstün yanları karşılaştırılmak suretiyle değer biçilmesi isabetli olup taşınmazın bulunduğu bölge, konumu, çok canlı ticari alan içinde kalması, ... Cami ve ... ... gibi tarihi özel bir alanda bulunması nedeniyle belirlenen metrekare birim değerinin de makul ve adil olduğu, kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat davalarında uygulanması gereken faiz yasal faiz olduğundan davacının bu husustaki itirazı da yerinde görülmediğinden istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi yerindedir.
3. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Dava konusu taşınmazdaki davacılar payının tapu kaydının iptali ile davalı idare adına tesciline karar verilmesi gerekirken, infazda tereddüt uyandıracak şekilde davacılar payına isabet eden alanlar üzerinden tapu kaydının iptaline karar verilmesi hatalıdır.
5. Hükmedilen bedele, Anayasa’nın 46/son maddesi gereğince dava tarihinden itibaren kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı idare vekilinin tüm, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkeme kararının hüküm fıkrasının; a) (1) numaralı bendinin (b) alt bendindeki “kısımda davacı ...'ün malik olduğu 14,19 m²lik alanın ve davacı ...'in malik olduğu 23,64 m²lik alanın tapu kaydının” ibaresi hükümden çıkartılarak yerine “kısmının tapu kaydının davacıların payları oranında” ibaresinin yazılması,
b) (1) numaralı bendinin (a) alt bendindeki “işleyecek yasal” ibaresi hükümden çıkartılarak yerine “Anayasa’nın 46/son maddesi gereğince kamu alacakları için öngörülen en yüksek” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.