Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/13297 E. 2026/10118 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/13297
Karar No
2026/10118
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2658 Esas, 2025/1218 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Rize 2. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/2169 Esas, 2023/227 Karar

Taraflar arasındaki bağımsız bölümlere özgülenen arsa paylarının düzeltilerek tapuya tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Rize ili Merkez ilçesi ... Mahallesi 12 83... parsel sayılı yerde bulunan taşınmazda dükkan niteliğindeki zemin kat 1 nolu bağımsız bölüm maliki olduğunu, davalıların ise diğer bağımsız bölümlerin maliki olduğunu, mevcut arsa paylarının tapuya tescili sırasında, bağımsız bölümlerin değerleri ile orantılı olarak tahsis edilmediğini, bu nedenle yeni arsa paylarının belirlenerek tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Bir kısım davalılar vekili Avukat Adem Kuvel cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taşınmazın yönetim planının tapuya işletim tarihi olan 24.04.1992 tarihi ve davacının taşınmazı edinme tarihi olan 15.02.2016 tarihinden makul olmayacak şekilde uzunca bir süre sonra ve kamulaştırma tesisinden sonra, 10.09.2020 tarihinde bu davanın açılmış olmasının, hukuki yarar ve makul süre bakımından hukuka ve kanuna uygun olmadığı ve kamulaştırma tesisinden sonra açılıyor oluşunun ise muhtemel bir arsa payı arttırımı neticesinde davacının payına düşecek kamulaştırma bedelinin artışı manasına geleceği belirtilerek iyi niyet karinesine de uygun düşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kaldırma gerekçeleri yerine getirilmeden karar verildiğini, kat irtifakı veya kat mülkiyetinin kurulması sırasında arsa payları bizzat kendileri tarafından düzenlenmiş olan kat maliki veya maliklerinin sonradan arsa paylarının düzeltilmesini istemekte iyiniyetli olup olmadıklarının ve ayrıca arsa paylarının düzeltilmesini isteyen kat malikinin bu isteminde korunmaya değer bir hukuki yararının bulunup bulunmadığının mahkemece dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini, taşınmazın edinme tarihi 15.02.2016 tarihi olduğundan davacının davayı açmakta iyi niyetli olduğunu ve hukuki yararı bulunduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kaldırma kararı sonrası alınan bilirkişi raporlarında oransal farklılıklar gösterilmiş ise de arsa payları arasında orantısızlığa yol açan somut ve haklı nedenler belirtilmediği gibi ana yapının kamulaştırma işlemi sebebiyle davanın ikame edildiği ve bu durumun da iyiniyet kuralları ile bağdaşmadığı açık olduğundan ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tarafların kat maliki oldukları ana gayrimenkulde bağımsız bölümlerin arsa paylarının değerleriyle orantılı olup olmadığının tespiti ile yeni arsa paylarının tapu siciline tescili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usûl ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/13297, K. 2026/10118, T. 01.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-13297-e-2026-10118-k-93f639ee13c6