Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1962 E. 2026/4775 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1962
- Karar No
- 2026/4775
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/270 E., 2025/640 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 8. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/78 E., 2024/291 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 02.04.2018 tarihinden itibaren davalı Şirket bünyesinde yer hizmetleri memuru olarak çalıştığını, iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, müvekkili defalarca talep etmiş olmasına rağmen yıllık ücretli izinlerinin kullandırılmadığını, işverenin müvekkilinin iş sözleşmesinin feshine ilişkin ihtarnamesini tebliğ aldıktan sonra yıllık ücretli izin karşılığının ödendiğini, kısa çalışma ödeneğinin uygulandığı dönemde müvekkilinin 30 gün tam çalışma yaptığını ancak ... Kurumuna (SGK) eksik gün bildirimi yapıldığını, vardiya saatlerinin devamlı keyfi olarak değiştirildiğini, fazla çalışmaların normal çalışma gibi ücretlendirildiğini, müvekkilinin çalışma koşulları zorlu ve yorucu olmasına rağmen dinlenme ve insani ihtiyaçlarının giderilmesinin bile işyerinde problem olduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı, ikramiye ve fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshini gerektirir bir neden bulunmadığını, fazla çalışma ücreti alacağı bulunmadığını, genel olarak yıllık izinlerini kullandığını, 02.07.2020 tarihinde kendi iradesi ile ikramiye kesintisine muvafakat verdiğini, SGK kaydında eksik gün oluşması gibi bir durumun söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyada mevcut puantaj kayıtlarına, işe giriş-çıkış belgelerine nazaran davacının haftalık 45 saati aşan yapmış olduğu çalışmalarının tahakkuk ettirilmek sureti ile davacıya ödemesinin yapıldığı, davacının daha fazla süre çalışma yaptığı olgusunu ispatlayamadığı, davacı tanıklarının davalı aleyhine dava ikame etmiş olup davacı ile menfaat birliği içinde olan tanık anlatımlarına itibar edilemeyeceği, davacının ikramiye konusundaki uygulamaya muvafakat edip 4857 sayılı İş Kanunu'nun 22. maddesi uyarınca 6 günlük hak düşürücü süre içerisinde iş sözleşmesini feshetmeyip çalışmaya devam etmesi karşısında eylemli olarak da uygulamaya onay verdiği, sonradan iş sözleşmesini fesih hakkının doğmayacağı, yıllık izin formlarına göre davacının yıllık ücretli izinlerini kullandığının anlaşıldığı, davacının 2020 yılı Haziran, Temmuz, Ağustos aylarında tam zamanlı çalışma yaptığı hususunun ispatlanamadığı, zira pandeminin hemen başlangıç döneminde gerek yurt içi ve gerekse yurt dışı havayolu taşımacılığı konusunda ciddi anlamda kısıtlamalara gidildiği hususunun bilinen bir durum olduğu, bundan başka günün 24 saati havayolu taşımacılığı yapılan işyerinde çalışan davacının sabit bir vardiyada çalıştırılmasının söz konusu olamayacağı, bunun işin doğasına aykırı olup dinlenen tanık anlatımlarına göre ara dinlenmelerin kullanıldığı, bu nedenle davacının ihtarnamede belirtilen haklı neden hususunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki yazı bilgi ve belgelere, aynı yönde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 2023/2176 Esas, 2025/1189 Karar sayılı kesin kararı kapsamına, puantaj kayıtlarına, kararın dayandığı delillere, İlk Derece Mahkemesince delillerin toplanmasında ve değerlendirilmesinde isabetsizlik bulunmamasına, kanuni gerektirici sebeplere ve yargılama ve ispat kuralları ile dosya kapsamına uygun olarak yapılan vakıa ve değerlendirmeyle davacının fazla çalışma ve ikramiye alacağı taleplerinin reddine ve davacının haklı fesih nedeni olarak ileri sürdüğü hususları somut olarak ispatlayamayışı ile kıdem tazminatı talebinin de reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Müvekkilinin 32 günlük yıllık ücretli izin alacağı olduğunu, 2. İşçiye uzun süre dinlenme hakkının sağlanmamasının işçi açısından haklı fesih nedeni oluşturduğunu, 3. Tanıklar ile davalı Şirket arasında dava olduğu gerekçesiyle tanıkların beyanlarının dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, 4. Müvekkilinin 42 gün yasal izin hakkı bulunduğu buna rağmen 79 gün yıllık ücretli izin kullandığı yönündeki tespitlerin yanlış olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshi ile davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, yıllık ücretli izin ve fazla çalışma ücreti alacaklarının ispatına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.