Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1958 E. 2026/4773 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1958
Karar No
2026/4773
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/4471 E., 2025/1734 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 25. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/298 E., 2020/1058 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 15.11.2007-03.05.2017 tarihleri arasında restaurant müdürü olarak en son aylık net 3.500,00 TL ücretle çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız şekilde feshedildiğini, müvekkilinin fazla çalışma yaptığını, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, yıllık ücretli izin ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı işyerinde restorant yöneticisi olarak 15.07.2007 tarihinde çalışmaya başladığını ve iş sözleşmesinin geçerli nedenle sonlandırıldığını, kendisine restaurant müdür yardımcılığının teklif edildiğini, davacının kabul etmediğini, tüm hak ve alacaklarının kendisine ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... Kurumu kayıtları uyarınca ve davacının talebi ile de bağlı kalınarak davacının davalı işyerinde 15.11.2007-03.05.2017 tarihleri arasında çalıştığı, tanık beyanları, emsal ücret araştırma yazı cevabı, davacının yaptığı iş ve işyerindeki kıdemi nazara alınarak davacı işçinin son aylık ücretinin net 3.500,00 TL olduğunun anlaşıldığı, yemek ücreti eklenerek giydirilmiş ücretin belirlendiği, dosyada mevcut işten ayrılış bildirgesinde davacının işten ayrılış nedeninin Kod (04) olarak gösterilmiş olduğu, bunun da işverenin haklı bir neden olmaksızın iş sözleşmesini feshi anlamına geldiği, davacıya dava tarihinden sonra kıdem ve ihbar tazminatı ödemelerinin yapıldığı, davacının performanstan dolayı geçerli nedenle iş sözleşmesinin feshedildiği, tüm bu açıklamalar doğrultusunda feshin tazminat ödenmesini gerektirecek şekilde işveren tarafından gerçekleştirildiği hususunda ihtilaf bulunmadığı, yapılan ödemelerin mahsubu sonrasında davacının bakiye kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının bulunduğu, davacının çalıştığı süre boyunca hak kazandığı yıllık ücretli izin süresinin 150 gün olduğunun anlaşıldığı, dosyada davalı tarafça sunulmuş olan imzalı izin formlarından davacıya 20 iş günü yıllık ücretli izin kullandırıldığı, ancak davacının talebi ile bağlı kalınarak kullanılmayan 44 gün karşılığı yıllık ücretli izin alacağının hüküm altına alındığı, davacının tanık beyanlarıyla ispatlanan fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının Dairece de benimsenmiş maddi deliller ve hukuksal gerekçelere dayandığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. İş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğini, davacıya kıdem ve ihbar tazminatı dâhil bütün alacaklarının zamanında ve eksiksiz ödendiğini, 2. Zamanaşımının hatalı değerlendirildiğini, 3. Davacının 25.01.2008-03.05.2017 tarihleri arasında çalıştığını, hizmet süresinin hatalı tespit edildiğini, 4. Davacının aylık ücretinin net 3.500,00 TL değil, 2.250,00 TL olduğunu, davacının sabit ücret karşılığı çalıştığını, bahşiş usulüne göre ücret ödeneceğine ilişkin kendisiyle anlaşma yapılmadığını, giydirilmiş ücret tespitinde yemek yardımının fahiş miktarda eklendiğini, 5. Davacının abartılı saat aralıklarında çalıştığının kabul edildiğini, fazla çalışma ödemelerinin dışlanmadığını ve mahsup edilmediğini, vardiya sisteminin hiçe sayıldığını, mola sürelerinin eksik tenzil edildiğini, davacıya yapmış olduğu fazla çalışmaların karşılığının eksiksiz ödendiğini, 6. Davacıya ulusal bayram ve genel tatil günlerinde yaptığı çalışmaların karşılığı ücretinin ödendiğini, 7. Davacının haftanın 6 günü çalışıp 1 gün hafta tatili kullandığını, işin niteliği gereğince yaptığı hafta tatili çalışmalarının karşılığında hak kazandığı ücretin kendisine ödendiğini, davacıya ödenen bedelin dışlanması gerekirken mahsup edildiğini, 8. Davacıya tüm yıllık izinlerinin kullandırıldığını, kullanmadığı günlere ilişkin yıllık ücretli izin alacağının kendisine ödendiğini, 9. Fazla çalışma ile hafta tatili alacağından en az %40 indirim yapılması gerekirken %30 indirim yapılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, 10. Davacının alacaklarını net olarak talep ettiğini, ıslah dilekçesindeki talepler brüt olarak dikkate alınarak hüküm kurulması gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin sona erme şekli ile davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, ücret ve giydirilmiş ücret miktarı, zamanaşımı, dava konusu alacakların ispatı ve hesaplanmasına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/1958, K. 2026/4773, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-1958-e-2026-4773-k-bfdb7627da36