Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2044 E. 2026/2303 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2044
Karar No
2026/2303
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/77 E., 2025/116 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/416 E., 2022/65 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 5 28... ve 10 parsel sayılı sırasıyla 1.319,50 m² ve 2.133,25 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, tutanakların beyanlar hanesine, "Bu parsel üzerindeki zeytin ağaçları ... oğlu ...'a aittir." şerhi yazılarak, tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... Mahallesi 5 28... ve 10 parsel sayılı taşınmazların Hazine adına yapılan tespitinin hatalı olduğunu, taşınmazların müvekkili olan davacının murisinden intikal ettiğini, ilk tesis kadastrosu sırasında bu taşınmazlara komşu 397 parsel sayılı taşınmazın mirasçılar arasında yapılan taksime göre davacının annesi adına tescil edildiğini, Hazine adına tespiti yapılan taşınmazların da bu taşınmazla bir bütün halinde 50 yılı aşkın süredir arpa, buğday ekilerek, bahçe yapılarak ve zeytinlik vasfıyla kullanıldığını, duvarla çevrili bulunduğunu, orman sayılmayan yerlerden olduğunu ve davacı lehine 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde belirtilen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, taşınmazların kadastro tespitinin iptali ile davacı adına tapuya tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların davacı adına tespit ve tescil edilmesini gerektiren maddi ve hukuki geçerli bir sebep bulunmadığını, zilyetliğin kesintisiz ve ekonomik amaca uygun olması gerektiğini ve 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerinde düzenlenen şartların oluşmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile," 5 28... parsel sayılı taşınmaz yönünden davacı yararına 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713/1 ile 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerinde belirtilen mülkiyeti kazanım koşullarının oluştuğu, dava konusu 5 28... parsel sayılı taşınmazın ise imar ihyasının 1970'li yıllarda başlamasına rağmen 2020 yılında tamamlandığı ve %38 eğimli olduğu, bu parsel yönünden Kanunda öngörülen zilyetlikle kazanma şartlarının oluşmadığı" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 5 28... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın tarla vasfıyla davacı adına tapuya tesciline, aynı yer 5 28... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti gibi tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin ve öncesinde murislerinin 5 28... parsel sayılı taşınmazı 1965 yılından bu yana nizasız, fasılasız ve malik sıfatıyla kullandıklarını, bilirkişi raporunda taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun ve imar ve ihyasının tamamlanarak zeytinlik vasfı taşıdığının belirtildiğini, müvekkili lehine 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerinde belirtilen zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğunu, taşınmaz hakkında düzenlenen kadastro tespit tutanağından da taşınmaz üzerindeki zeytin ağaçlarının müvekkiline ait olduğunu ve taşınmazın müvekkili tarafından kullanıldığının anlaşıldığını belirterek, 5 28... parsel sayılı taşınmaz yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu ve birbiriyle çelişen tespitler içerdiğini, raporda taşınmazın kaç yıldır kullanıldığını, tarımsal faaliyetin ne zaman yapıldığını, imar ihyanın ne zaman tamamlandığını, ağaç yaşları hususlarında değerlendirme yapılmadığını, yalnızca mahalli bilirkişi beyanları esas alınarak karar verilmesinin mümkün olmadığını, 4706 sayılı Kanun'un 5. maddesinin son fıkrası uyarınca muhdesat tepitinin Hazine adına yapılması gerektiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava. Kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazlar üzerinde davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 1. Davacı ... vekilinin, 5 28... parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Davalı ... vekilinin, 5 28... parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesince 5 28... parsel sayılı taşınmaz yönünden davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki, 4721 sayılı Kanun'un 713/1 ve 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerinde, orman sayılmayan, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazlardan imar - ihya edilerek 20 yıl süreyle çekişmesiz ve aralıksız olarak zilyet edilenlerin zilyetleri adına tescil edilebileceği hüküm altına alınmış olup, sürdürülen zilyetliğin taşınmazın ekonomik amacına da uygun olması zorunludur. Dosya kapsamında bulunan 15.03.2022 tarihli bilirkişi heyeti kök raporunda, her ne kadar dava konusu taşınmazın imar ihyasının 1970'li yılların sonu itibariyle tamamlandığı, taşınmaz üzerinde 100 - 200 aşı yaşlarında 1 adet, 50 - 60 aşı yaşlarında 3 adet zeytin ağacı bulunduğu belirtilmiş ise de, aynı tarihli rapor içeriği ve ekinde yer alan hava ve uydu fotoğraflarının incelenmesinde, taşınmaz üzerinde ekili tarımsal faaliyet yapıldığına dair emare bulunmadığı ifade edilmiş olup, buna göre taşınmaz üzerinde tarımsal faaliyet yapıldığına ilişkin bulgunun mevcut olmadığı, yine hava ve uydu görüntülerinin incelenmesi sonucunda taşınmaz üzerinde bulunduğu tespit edilen ağaç sayısının ve dağılımının da taşınmazın yüzölçümü dikkate alındığında, ekonomik amaca uygun zilyetlik için yeterli sayılamayacağı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, 5 28... parsel sayılı taşınmaz üzerinde davacı yararına 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddeleri uyarınca tespit tarihine kadar zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığı gözetilerek, davacının davasının reddi ile taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz olduğundan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR; Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile dava konusu 5 28... parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Davalı ... vekilinin, dava konusu 5 28... parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu parsel yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının bu parsel yönünden BOZULMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacı ...'tan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, ilamın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/2044, K. 2026/2303, T. 06.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-2044-e-2026-2303-k-097a571dfdcc