Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1310 E. 2026/10137 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1310
- Karar No
- 2026/10137
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3509 Esas, 2025/4982 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/483 Esas, 2024/536 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili asıl ve birleştirilen davada dava dilekçelerinde özetle; davacıların hissedar olduğu dava konusu Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 917 58... parsel (yeni 917 58... parsel) sayılı taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında "spor alanı" olarak ayrıldığını ve taşınmaza davalı idare tarafından hukuken el atıldığını ileri sürerek belirlenecek kamulaştırmasız el atma tazminatının davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; 2022 tarihli imar planı değişikliğinden itibaren yasal sürenin dolmadığını, husumetin kendilerine düşmediğini, hissedarlar tarafından açılan davalara göre yüksek metrekare birim bedeline hükmedildiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın ... Belediye Başkanlığının 08.12.1998 tarihli ve 6480 sayılı yazısı ile onaylı 1/1000 ölçekli ... Uygulama İmar Planı kapsamında “Park ve Spor Alanı” kullanımında iken, ... Belediye Meclisinin 17.06.2011 tarihli ve 17 95... .11.2011 tarihli ve 3434 sayılı kararları ile onaylanan 1/50 00... /1000 ölçekli Revizyon İmar Planı ile yüzölçümü 250.115 m² olacak şekilde "Spor Tesisleri Alanı" olarak düzenlendiği, daha sonra ... Belediye Meclisinin 14.01.2013 tarihli ve 150 sayılı kararı ile onaylı 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planında 237.282,78 m²'lik bölümün "Özel Spor Alanı" kullanımına dönüştürüldüğü, bu doğrultuda hazırlanan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının da ... Belediye Meclisinin 09.07.2013 tarihli ve 1240 sayılı kararları ile onandığı, 1/5000 ölçekli nazım imar planının Ankara 5. İdare Mahkemesinin 09.10.2013 tarihli ve 2013/538 Esas, 2013/1546 Karar sayılı kararı ile parsel spor alanı iken kamulaştırma bedeli ödememek için özel spor alanı olarak değiştirilmesinin, halen spor alanı kullanımı geçerli olduğundan hukuka uyarlık bulunmaması nedeniyle iptal edildiği ve Danıştay 6. Daire Başkanlığının 27.04.2016 tarihli ve 2016/2237 sayılı kararı ile onandığı, ... Belediye Meclisinin 02.05.20 13... sayılı ve ... Belediye Meclisinin 09.07.2013 tarihli ve 1240 sayılı kararları ile onaylı 1/1000 ölçekli planın davaya konu edilmediği, dava konusu taşınmazın kamu ortaklık paylarından oluştuğu, taşınmaz üzerinde herhangi bir tesis ya da yapının olmadığı, fiilen el atılmadığı, uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu haliyle idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, taşınmazın en son yapılan 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planının kesinleşen yargı kararı ile iptal edildiği ancak 2013 onay tarihli 1/1000 ölçekli en son onaylanan imar planının yürürlükte olduğu ve özel spor alanı kullanımında bulunduğu ancak plan gereğince minimum ifraz koşulu 5.000 m² olduğundan davacıların müstakil imar hakkı bulunmadığı ve el atma olgusunun gerçekleştiği anlaşılmış olup, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak, dava konusu taşınmaz ile emsalin vergi değerleri de kıyaslanarak, taşınmazın paydaşlarınca açılan ve Yargı denetiminden geçerek kesinleşen bedelde değerlendirilmek suretiyle bedelinin tespit edilerek davalı idareden tahsiline, dava konusu taşınmazdaki davacı paylarının iptali ile idare adına tesciline dair kararda, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığından davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar etmiş, yargı yolu itirazlarının bulunduğunu, davacılar hisselerinin yine özel spor alanı kullanımında bulunan 917 58... parsele hisselendirildiğini ve maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ilave etmek suretiyle kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve istinaf dilekçesinde ileri sürülmeyen hususlar temyiz sebebi yapılamayacağı kuralına göre, davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Temyiz dilekçesinde dava konusu taşınmazdaki hisselerin yine özel spor alanı kullanımında bulunan 917 58... parsele hisselendirildiğinin beyan edilmesi üzerine UYAP sistemi üzerinden tapu kayıtlarında ve parsel sorgulama sistemi üzerinden yapılan incelemede; davacıların 8 parsel sayılı taşınmazdaki hisselerinin aynı miktarda, 8 parsel sayılı taşınmazın ifrazı ile aynı yerde oluşan 13 parsel sayılı taşınmaza yapılan imar uygulaması ile taşınmış olduğu anlaşılmış olup, bu nedenle davacıların 13 parsel sayılı taşınmazdaki hisselerinin iptali ile davalı idare adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesinde verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3.İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (A) bendinin üç numaralı alt bendi ile (B) bendinin üç numaralı alt bendinde yer alan “parselde” kelimesinden sonra gelmek üzere “(yeni 917 58... parsel sayılı taşınmazdaki)” ibaresinin ayrı ayrı eklenmesi, ve aynı bentlerde yer alan sırasıyla “ 3500/23728278” ve “7000/23728278” ibarelerinin ayrı ayrı çıkartılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.