Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/1257 E. 2026/243 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1257
- Karar No
- 2026/243
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/139 Esas, 2021/20 Karar KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, ..., ..... Mahallesi 31 34... parsel sayılı taşınmaza yol yapılmak suretiyle fiilen el atıldığını, el atmanın kamu yararı amacıyla ve kalıcı olduğunu, el atılmayan bir kısım yerin de imar planında yol olarak bırakılması ile müvekkilinin fiilen yararlanmasının ve tasarrufunun engellendiğini belirterek belirlenecek tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 27.03.2014 tarihli ve 2012/892 Esas, 2014/167 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda; emsal taşınmaz üzerinde bulunan ev bedelinin düşülmesinden sonra taşınmazın m² bedeli tespit edildiğinden; emsal taşınmazın 28.08.2006 olan satış tarihi itibarıyla üzerinde ev bulunup bulunmadığı araştırılarak bu konuda bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken emsal taşınmazın arsa olarak satıldığını kabul eden raporun hükme esas alınması doğru olmadığından, dosyada mevcut vergi değerlerine göre dava konusu taşınmazın en fazla emsal ile eş değer olduğunun tespiti gerekirken, emsalin dava konusu taşınmazdan daha değerli olduğu kabul edilerek vergi değerlerine ters düşecek şekilde yeterli, inandırıcı ve somut gerekçelere de dayandırılmayan rapor alınarak karar verilmesi hatalı olduğundan, taşınmazın fiilen el atılan kısmı yönünden 04.11.1983 tarihinden sonra el atıldığı anlaşıldığından taşınmazın fiilen el atılan kısmı yönünden maktu harca ve davacı lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru görülmediğinden ve yine taşınmazın fiili el atma bulunmayan (C) harfi ile gösterilen kısmı yönünden ise yargı görev yeri nedeniyle davanın kısmen reddedildiği gözetilerek davada kendisini vekil ile temsil ettiren davalı idare yararına maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 26.01.2021 tarihli ve 2018/139 Esas, 2021/20 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın reddine, bedelin yüksek olduğunu, dava konusu taşınmazın dava dışı şirkete devredildiğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe 1. Temyiz olunan nihaî kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Yargılama devam ederken davacının taşınmazdaki hissesini 28.09.2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı satış işlemi ile dava dışı ..... Tekstil Makine Sanayi ve Ltd. Şti‘ye devrettiği anlaşılmış olup, 6100 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davanın açılmasından sonra, dava konusunun davacı tarafından devredilecek olması halinde, devralmış olan kişinin, görülmekte olan davada davacı yerine geçeceği ve davanın kaldığı yerden itibaren devam edeceği düzenlendiğinden, mahkemece satın alan kişinin davacı sıfatı ile davaya iştiraki sağlanarak yeni malikin davaya devam edip etmeyeceği sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile sair hususlar incelenmeksizin Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,
13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.