Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3926 E. 2026/1849 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3926
- Karar No
- 2026/1849
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2018/1 E., 2023/4 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Kadastro tespiti sırasında ... ili .... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan, 1 04... , 68, 69... parsel sayılı ve sırasıyla 1.801.56 metrekare, 1.800.98 metrekare, 9.981.03 metrekare ve 936.752,72 m² yüzölçümündeki taşınmazlar kamu orta malı olarak mera vasfıyla komisyon kararı ile sınırlandırılmıştır. 2.Davacı ... dava dilekçesinde; babasından kendisine kalan ve tapulu taşınmazlarının kadastro tespiti sırasında Hazine ve Köy Tüzel Kişiliği adına tespitinin yapıldığını, diğer davalılar adına tapulu yerlerinin büyük bir kısmının noksan yazılarak davalılar adına fazla tespit yapıldığını ileri sürerek, taşınmazların kadastro tespitlerinin iptaline ve adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 25.03.2014 tarihli ve 2006/348 Esas, 2014/4 Karar sayılı kararı ile 1 44... ve 26, 1 48... , 401, 4 15... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin karar verilmesine yer olmadığına, dava konusu 1 04... , 68 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin tapu kayıtlarının iptali ile davacı ... adına tapuya tesciline, dava konusu 1 04... parsel sayılı taşınmazın 25.03.2014 tarihli fen bilirkişi ek raporunda (J) harfiyle gösterilen 1.472,58 metrekarelik kısmın ifrazı ile aynı ada en son parsel numarası verilmek suretiyle ... adına tapuya tesciline, geri kalan kısmın aynı ada ve parsel numarası ile davalı üzerinde bırakılmasına, 1 04... parsel sayılı taşınmazın 16.08.2013 tarihli fen bilirkişi raporunda (G) harfiyle gösterilen 8.924,88 metrekarelik kısmın ifrazı ile aynı ada en son parsel numarası verilmek suretiyle ... adına tapuya tesciline, geri kalan kısmın aynı ada ve parsel numarası ile davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMA SONRASI YARGILAMA İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 25.03.2014 tarihli kararının davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 21.10.2016 tarihli ve 2016/1824 Esas ve 2016/8131 Karar sayılı ilamıyla "Yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın hüküm için yeterli olmadığı, dava konusu taşınmazlara komşu parsellerin tutanak ve dayanaklarının getirtilmediğini, davacının dayandığı 12.09.1953 tarihli ve 6 sıra numaralı tapu kaydı usulünce taşınmazlara uygulanmadığı, hasımsız olarak görülen tescil davası sonucu verilen ilamıyla, oluşan davacı dayanağı tapu kaydının bir hududu köy merası okumakta olduğu halde usulüne uygun mera araştırması yapılmadığı, davacı dayanağı tapu kaydının hudutları doğuda köy merası, batıda .... tarlası, kuzeyde kır ve güneyde ... tarlası okumakta olup gayri sabit hudutlu olduğu, mahallinde dinlenen davacı tanıkları tapu kaydının hudutlarını bilemeyeceklerini ancak davacının babasının bu mevkide başkaca taşınmazı olmadığından tapu kaydının bu taşınmazlara ait olduğunu düşündüklerini beyan ettiklerini aynı tanıkların duruşmadaki beyanlarında ise tapu kaydının ... tarlası ve .... tarlası sınırının yerini bildirdiklerini, keşif sonucu alınan fen bilirkişisi raporunda tapu kaydının taşınmazlara uygulanamadığı rapor edildiği halde Mahkemece alınan ek raporda tapu kayıt miktarı kadar yer dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda haritasına işaret ettirildiğini, tapu kaydının taşınmazları kapsayıp kapsamadığı konusundaki çelişki giderilmediği, taşınmazın niteliğinin kesin olarak belirlenmediği, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulamayacağı, doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle dava konusu taşınmazların komşularına ait kadastro tutanakları ve dayandıkları belgeler ile kesinleşmiş ise tapu kayıtları getirilmesi, dayanak tapu kaydının revizyon görüp göremediği araştırılarak revizyon görmüş ise bu parsellerinde tutanak ve tapu kayıtları getirtilmesi, bundan sonra taşınmazlar başında yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarının tümü ile fen bilirkişisi ve üç kişilik ziraatçi bilirkişi kurulu hazır olduğu halde yeniden keşif yapılması gerektiği, keşif sırasında aynı tapu kaydının varsa revizyon gördüğü parsellerle bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle tapu kaydı ve dayanağı kroki okunup uygulanması gerektiği, tapu kaydının hudutları mahalli bilirkişilere zeminde tek tek göstertilmesi gerekip, tapunun bu yere ait olduğu belirlendiği takdirde gayri sabit sınırlı kaydın sabit sayılabilecek ".... tarlası ve .... tarlası" sınırlarından başlanarak kapsamının belirlenmesi gerektiği, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tesbiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanması, teknik bilirkişiye yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği hudutlar haritasında işaret ettirilmesi, dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan davacının dayandığı tapu kaydının oluşumuna esas tescil davasında Hazine taraf olmadığından tescil ilamının Hazine aleyhine kesin hüküm olmayıp, Hazineyi bağlamamayacağı göz önünde bulundurularak davaya konu edilen taşınmazların niteliği, intikali ve tasarrufu hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması, taşınmazın öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar-ihyaya konu edilip edilmediği, imar-ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği, etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması gerektiği, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmesi, yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve tespit bilirkişileri beyanları arasında çelişki doğduğu takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmesi, keşfe götürülecek teknik bilirkişiye sabit hudutlardan başlamak üzere tapu kaydının miktarı kadar araziyi gösterir, keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmesi gerektiği, tapu kaydının miktarı itibariyle kapsamı yöntemince belirlenmesi, gayri sabit sınırlı olan tapu kaydının bu niteliği itibarıyla miktarı ile geçerli olacağı, bu miktarın dışında kalan yerlerin miktar fazlası olacağı düşünülmesi gerektiği, taşınmazın niteliğinin belirlenmesi açısından ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan komşu parsellerle karşılaştırılmalı biçimde dava konusu taşınmazların toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ve komşu parsellerden nasıl ayrıldığını açıklayıp, tarımsal niteliklerini belirten, taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı rapor alınması, taşınmazın öncesinin mera olduğunun tespiti halinde öncesi mera olan yerlerin kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilemeyeceği göz önünde bulundurulması bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "davacı tarafından bozma öncesi keşifte gösterilen 1 44... parsel, 1 48... ve 415 parsel sayılı taşınmazları dava dilekçesinde; belirtmediği gibi bu taşınmazların farklı kişiler adına tespit olduğu görülmesi ve dolayısıyla bu kişiler ve taşınmazlara sonradan davayı yaygınlaştırmanın usul hukuku gereği imkanı bulunmaması nedeniyle ve 1 44... parsel, 1 48... ve 401 parsel sayılı taşınmazların davacı adına tespit edildiği, dava konusu 1 04... , 68 parsel sayılı taşınmazların tamamı ile fen bilirkişi ve zirai bilirkişi raporlarında 1 04... nolu parsel içerisinde (B) harfiyle gösterilen 4.238,55 metrekarelik kısım ile 1 04... numaralı parsel içerisinde (C) harfiyle gösterilen 6.158,91 metrekarelik kısımları ilişkin tapu kayıtlarının; haklarında mera tahsis kararı bulunmadığına ilişkin kurum cevapları, hava fotoğrafları incelenerek düzenlenen raporda 67, 68, 69 numaralı parsellerin 1970-1979 yılları hava fotoğraflarına göre, sınırlarının belirgin şekilde gözüktüğü etraf parsellerle sınırları net olarak ayırt edildiği tespit edildiği, 1 04... mera parseli ile aynı nitelikte olmadığı, sürüm izine raslanmadığı için tarla veya kuru çayır niteliğinde olabileceği en az 1970-1979 yılı itibariyle zilyetlik şartlarını sağladığı kanaatine varıldığı, keşif esnasında dinlenen mahalli bilirkişilerin beyanları, fen bilirkişi raporunda gösterilen (B) ve (C) harfleriyle gösterilen taşınmazlar 1 04... ve 68 numaralı parsellerin sınırlarında bulunan taşınmazlarından topoğrafik yapı gereği geniş tump özelliğindeki boşluklarla ayrıldığı, sınırlarının belirgin olduğu, kullanım, meyil ve toprak yapısı bakımından aynı özelliklere sahip olduğu, uzun yıllar sürülerek tarla olarak kullanıldığından kot farkı oluştuğunun tespit edildiğini gösterir zirai bilirkişi raporu ile davacının davasına delil olarak sunduğu dosya içerisinde mevcut; ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1952/84 Esas sayılı kararı ile tescil edilen 6 sıra numaralı dayanak tapu kaydındaki sınırlar mahalli bilirkişilere okunarak, dayanak tapu kaydının batısında okunan ... tarlasının zeminde mevcut olduğu ve 1 04... numaralı parsel içerisinde kaldığı, kuzeyinde okunan kırın zeminde mevcut olduğu ve 1 04... numaralı parsel olduğu, güneyinde okunan ... tarlasının 1 04... numaralı parselin güney kısmı olduğu, doğuda okunan köy merasının zeminde mevcut olmadığı ve zeminde şahısların mevcut olduğu, mahalli bilirkişi beyanlarına göre dayanak tapu kaydımın 3 hudut itibarı ile dava konusu taşınmaza uygun olduğunun tespit edildiği, dayanak tapu kaydının eki olan 1952/84 Esas sayılı karara ait 1 numaralı kroki incelendiğinde, krokinin fenni sıhate haiz olmadığı ancak üzerinde yazılı uzunluklar yaklaşık olarak esas alındığında, kroki 1'de ... olarak gösterilen sınır uzunluğunun 140 metre olduğu, ... ... sınırının 100 metre olduğu ve yüzölçümü de 14.000,00 m² olarak ... sınırından başlamak üzere hesaplandığı, tapu kayıt miktarı olan 14.000,00 metrekarelik kısmın 1 04... ve 68 numaralı parsellerin tamamı ile 1 04... numaralı parsel içerisinde (B) harfiyle gösterilen 4.238,55 metrekarelik kısım ile 1 04... numaralı parsel içerisinde (C) harfiyle gösterilen 6.158,91 metrekarelik kısımları kapsadığı" gerekçesiyle 1 44... ve 26, 1 48... , 401, 4 15... numaralı parsel sayılı taşınmazlara ilişkin karar verilmesine yer olmadığına, dava konusu 1 04... , 68 numaralı parsel sayılı taşınmazlara ilişkin tapu kayıtlarının iptaline davacı ... mirasçıları adlarına Tarsus Sulh Hukuk Mahkemesinin 27.01.2023 tarihli ve 2023/1 13... /97 Karar sayılı veraset ilamında belirtilen miras payları oranında tapuya tesciline, 1 04... parsel sayılı taşınmazın 25.10.2020 tarihli fen bilirkişisi tarafından sunulan raporda (B) harfiyle gösterilen 4.238,55 metrekarelik kısmın ifrazı ile aynı ada en son parsel numarası verilmek suretiyle, davacı ... mirasçıları adlarına Tarsus Sulh Hukuk Mahkemesinin 27.01.2023 tarihli ve 2023/1 13... /97 Karar sayılı veraset ilamında belirtilen miras payları oranında tapuya tesciline, geri kalan kısmın aynı ada ve parsel numarası ile davalı üzerinde bırakılmasına, 1 04... parsel sayılı taşınmazın 25.10.2020 tarihli fen bilirkişisi tarafından sunulan raporda (C) harfiyle gösterilen 6.158,91 metrekarelik kısmın ifrazı ile aynı ada en son parsel numarası verilmek suretiyle, davacı ... mirasçıları adlarına Tarsus Sulh Hukuk Mahkemesinin 27.01.2023 tarihli ve 2023/1 13... /97 Karar sayılı veraset ilamında belirtilen miras payları oranında tapuya tesciline, geri kalan kısmın aynı ada ve parsel numarası ile davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine temsilcisi temyiz dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek; İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taşınmazların davacıların dayandığı tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı tapu kaydı kapsamında kalmaması halinde taşınmazlar üzerinde zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. 1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine temsilcisinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 1. maddesi gereğince kadastro hâkimi, doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında infazı kabil sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorunda olup, dava konusu taşınmazlarda tapu kaydı henüz oluşmadığı halde İlk Derece Mahkemesince tapu kayıtlarının iptaline ilişkin hüküm kurulmuş olması ve dava konusu taşınmazlarda geri kalan kısımların mera özel sicilinde kamu orta malı olarak sınırlandırılmasına ilişkin hüküm kurulması gerekirken kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına ilişkin hüküm kurulması isabetsiz ve bozmayı gerektirmekte ise de bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalı Hazine temsilcisinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 1/2 bendinde yer alan ... ili ... ilçesi ... köyü 1 04... , 68 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin tapu kayıtlarının iptali ile cümlesinin "... ili ... ilçesi ... köyü 1 04... , 68 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin komisyon tutanağının iptali ile ..." şeklinde düzeltilmesine, hüküm fıkrasının 1/3 bendinde yer alan Tarsus Sulh Hukuk Mahkemesinin 27/01/20 23... /1 13... /97 Karar sayılı veraset ilamında belirtilen miras payları oranında tapuya kayıt ve tesciline, geri kalan kısmın aynı ada ve parsel numarası ile davalı üzerinde bırakılmasına cümlesinin "... Tarsus Sulh Hukuk Mahkemesinin 27/01/20 23... /1 13... /97 Karar sayılı veraset ilamında belirtilen miras payları oranında tapuya kayıt ve tesciline, geri kalan kısmın aynı ada ve parsel numarası ile kamu orta malı olarak özel sicilinde sınırlandırılmasına" şeklinde düzeltilmesine, hüküm fıkrasının 1/4 bendinde yer alan Tarsus Sulh Hukuk Mahkemesinin 27/01/20 23... /1 13... /97 Karar sayılı veraset ilamında belirtilen miras payları oranında tapuya kayıt ve tesciline, geri kalan kısmın aynı ada ve parsel numarası ile davalı üzerinde bırakılmasına cümlesinin "... Tarsus Sulh Hukuk Mahkemesinin 27/01/20 23... /1 13... /97 Karar sayılı veraset ilamında belirtilen miras payları oranında tapuya kayıt ve tesciline, geri kalan kısmın aynı ada ve parsel numarası ile kamu orta malı olarak özel sicilinde sınırlandırılmasına" şeklinde düzeltilmesine hükmün DÜZELTİLMİŞ BU HALİYLE ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I. maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.