Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/12141 E. 2026/1017 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/12141
Karar No
2026/1017
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2385 Esas, 2023/1915 Karar KARAR : Kabul

Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı Hazine vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ..., ................ mevkii eski 2 pafta 72 parsel sayılı 18,625 m² yüzölçümlü taşınmazın 520/3600 hissesinin tapuda "................ Mirasçıları" adına kayıtlı iken söz konusu taşınmazın Sarıyer Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.07.1962 tarihli ve 1962/414 Esas, 1962/442 Karar sayılı kararı ile 1560 m²lik kısmının istimlaken Maliye Hâzinesi adına tesciline kararar verildiğini, karar gereği eski 72 parselin, 217 parsel ve 218 parselere ifraz edildiğini, istimlak edilen taşınmazın tapuda 217 parsel numarasını aldığını, uzlaşma müracaatı yapıldığını; ancak sonuç alınamadığını, kamulaştırma işleminin müvekkiline tebliğ edilmediğini, dolayısıyla müvekkili açısından geçerli bir kamulaştırma işlemi bulunmadığını belirterek, davanın kabulü ile davalı idareler tarafından kamulaştırmasız el atılan dava konusu taşınmazın bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idareler vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz ile ilgili kamuşlaştırma işleminin usulüne uygun olarak yapıldığını, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 22 nci maddesine göre kamulaştırılan bir taşınmazın kamulaştırma amacına yönelik ihtiyacın ortadan kalkmasından sonra kamulaştırma yapan idare tarafından bir başka kamu kurum ve kuruluşlarına devir ve tahsisi ya da aynı Kanun'un 30 uncu maddesi kapsamında bir başka kurum ve kuruluş tarafından devrinin istenebileceğini, Toplu Konut İdaresinin kamulaştırma yetkisine sahip olması nedeniyle haksız ve mesnetsiz olan davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.02.2020 tarihli ve 2016/19 Esas, 2020/152 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararına karşı davalı idareler vekili süresi içinde istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 08.11.2023 tarihli ve 2022/2385 Esas, 2023/1915 Karar sayılı kararı ile istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; 21.12.2019 tarihinde kabul edilerek 24.12.2019 tarihli ve 30988 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7201 sayılı Kanun'un 6. ve 7. maddesi ve 09.06.2021 tarihinde kabul edilerek 19.06.2021 tarihli ve 31516 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7327 sayılı Kanun'un 20. ve 27. maddeleri ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek madde 3 ile Geçici 15... nci maddeler gereğince araştırma ve inceleme yapılarak karar verilmesi gerektiğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 25.10.2022 tarihli ve 2022/4720 Esas, 2022/14565 Karar sayılı kararıyla; 24.12.2019 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7201 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek 3. maddesine göre (7327 sayılı Kanun ile ilave edilen 3. cümleyle birlikte) değerlendirme yapılmak üzere Dairelerinin kararı bozulmuş ise de Anayasa Mahkemesinin 28.07.2023 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 04.05.2023 tarihli ve 2019/93 Esas, 2023/87 Karar sayılı kararı ile 7201 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen 15/2 fıkrasında yer alan "ek 3 üncü madde hükmü uygulanarak" ibaresinin iptaline karar verildiği belirtilerek arsa niteliğindeki taşınmazlara, mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak dava tarihindeki değerini belirleyen usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi isabetli görülmüş ancak taşınmaza fiilen 1983 öncesi el atıldığından maktu vekâlet ücretine hükmedilerek ve 338.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Hazine vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının tapu maliki olmaması nedeniyle aktif husumet yokluğundan, davalı Hazine yönünden ise pasif husumet yokluğundan davanın reddi gerektiğini, kamulaştırma işlemlerinin usulüne uygun olarak tamamlandığını, tebligatların usulüne uygun olduğunu, parsel maliklerince ferağ verilmemesi nedeniyle açılan dava sonucu taşınmazın davalı Hazine adına tesciline karar verildiğini, emsal karşılaştırmasının yöntemine uygun yapılmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. '

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1 Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII.KARAR Açıklanan sebeplerler; Davacı vekili ile davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/12141, K. 2026/1017, T. 22.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-12141-e-2026-1017-k-8110dca54ee2