Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1439 E. 2026/4048 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1439
- Karar No
- 2026/4048
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2317 E., 2025/3129 K. DAVA TARİHİ : 18.07.2024 İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2025/189 E., 2025/45 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 04.02.2010 tarihinde ... Belediyesi bünyesinde çalışmaya başladığını, 2019 yılında ise Zabıta Müdürlüğünde zabıta olarak görevlendirmesinin yapıldığını, iş sözleşmesinin feshedildiği 06.05.2024 tarihine kadar ... Belediyesinde aralıksız olarak çalıştığını, davalı işverenin 01.05.2024 tarihinde müvekkilinin görev yerinde değişiklik yaptığını, Park ve Bahçeler Müdürlüğünde beden işçisi olarak görevlendirildiğinin bildirildiğini, ancak söz konusu görev değişikliğinin müvekkilinin yazılı kabul beyanı alınmadan yapıldığını, müvekkilinin iş sözleşmesinde yapılan esaslı değişiklik nedeniyle yeni görev yerini kabul etmediğini belirttiğini ancak işveren tarafından yeni görevlendirmeye uyması konusunda ısrar edildiğini, bir önceki görev yeri olan Zabıta Müdürlüğünde çalışmasının engellendiğini, bu nedenle müvekkilinin 06.05.2024 tarihinde iş sözleşmesindeki esaslı değişiklik nedeni ile iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini bildirdiğini, hak ve alacaklarının tarafına ödenmesini talep ettiğini, ancak davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek kıdem tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davanın kısmi dava, belirsiz alacak davası veya tespit davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığından reddedilmesi gerektiğini, davacının farklı bir işte görevlendirilmesinin yönetim hakkı kapsamında olduğunu, davacının işyeri düzenlemelerine uymadığını ve işini savsakladığını, bu nedenle feshin son çare ilkesi de gözetilerek davacının görevinin değiştirildiğini, iş sözleşmesinde işyeri ve yapılacak işi belirleme yetkisinin ... Belediyesi Personel Ltd. Şti.ne bırakıldığını ve bu suretle yönetim hakkının genişletildiğini, davacının ise görevlendirildiği işe gitmeyerek haklı fesih iddiasıyla işten ayrıldığını ve bu feshin istifa olarak değerlendirilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının işinin değiştirilmesinin davalının yönetim hakkından kaynaklandığı, davacının ise görevlendirildiği işe gitmeyerek ve haklı nedenle iş sözleşmesini feshettiğini iddia ederek işten ayrıldığı, bu durumda davacının iş sözleşmesinin işçi tarafından haklı nedenle feshedildiğinden söz edilemeyeceğinden bu bildirimin istifa olarak değerlendirilmesi gerektiği, yasal düzenlemeler gereği belirsiz süreli iş sözleşmesinin işçi tarafından istifa etmek sureti ile feshi hâlinde işçinin kıdem tazminatı talep hakkı doğmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının yeni görevlendirildiği işyerinde hizmette aksama olduğunun veya davacının burada istihdamının sağlayacağı katkının ispatlanmadığı görülmekle, iş sözleşmesinde nakil yetkisi olan davalının yönetim hakkını keyfi olarak kullandığı değerlendirilmiş ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24/II-(f) hükmünün son cümlesinde yer alan düzenleme uyarınca iş sözleşmesinin tazminatı gerektirir şekilde sonlandığı sonucuna varılarak İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Bölge Adliye Mahkemesi karar gerekçesinin tatmin edici olmadığını, 2. Kısmi dava açılamayacağını, 3. Davacı işinin gereklerini yerine getirmediğinden yönetim hakkı kapsamında görev değişikliği yapıldığını, davacının görevlendirildiği işine gitmeyerek tamamen haksız gerekçelerle iş sözleşmesini feshederek istifa ettiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesinin davacı tarafça haklı nedenle feshedilip feshedilmediği ve sonucuna göre kıdem tazminatına hak kazanıp kazanamadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.