Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/6128 E. 2025/2221 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/6128
- Karar No
- 2025/2221
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1091 Esas, 2023/924 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Körfez 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/121 Esas, 2023/29 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... (................) Mahallesi 1001 ada 25 parsel sayılı taşınmaza davalı idarece usulüne uygun kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığından bahisle kamulaştırmasız el atmaya dayalı taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 1987 yılındaki maliklerinin tespit edilmiş olduğunu, anılan maliklere kamulaştırma kararının usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini yapılan tebligatlar üzerine malikler tarafından herhangi bir başvuru veya kamulaştırma işlemine bedeline ilişkin 30 gün içerisinde herhangi bir dava açılmadığını bu nedenle davanın hak düşürücü süre yönünden usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; noterden gelen evrakların dava konusu taşınmaza ait olup olmadığının net belli olmadığını, tebligatlar dava konusu taşınmaza ait değil ise hak düşürücü süreden ret verilmesinin hatalı olduğunu, tebliğ edildiği ifade edilen kamulaştırma evraklarının kamulaştırma yapılan alan ile dava konusu taşınmazın alanlarının farklı olduklarını, noterden yapılan tebligatların usulsüz olduğunu belirterek kararının kaldırılmasını ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın öncesinde ...(...........) Mahallesi 1001 ada 1 parsel iken imar/ifraz işlemi sonucu 1001 ada 25 parsel numarasını aldığı, gerek dosya içerisinde mevcut Kocaeli Kadastro Müdürlüğünün 05.07.2022 tarihli yazı cevabı ekindeki kadastro krokisinden gerekse 1001 ada 25 parsel sayılı taşınmazda davacılar hissesine konulan 31.03.1987 tarihli ve 2380 yevmiye nolu 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 31 inci maddesi gereğince konulan kamulaştırma şerhinden anlaşıldığı, dava konusu taşınmazın davalı idare tarafından 25.07.1986 tarihli ve 233 sayılı kamulaştırma kararı gereğince kamulaştırıldığı, ... Noterliğince ...yevmiye numaralı noter tebligatının bir kısım davacılar ..., ..., ..., ..., ... ve bir kısım davacıların murisleri ..., ... ... ...'e 10.06.1987 tarihinde bizzat tebliğ edildiği, davalı idarece yapılan tebliğden itibaren 2942 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesinde yazılı 30 günlük hak düşürücü süre içinde bedel artırım davası da açılmamış olduğundan davacılar ve murisleri yönünden kamulaştırma işlemi kesinleşmiş olup, kamulaştırmasız el atmadan bahsedilemeyeceği gözetilerek 2942 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi hükümlerine göre 30 günlük hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdükleri sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usûlü dairesinde istimlâk muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.” 3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usûlü dairesinde istimlâk muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir. 4. 2942 sayılı 14 üncü maddesi. 5. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 24 üncü maddesi 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Kamulaştırma istemi mal sahibi açısından 2942 sayılı Kanun'un 25 inci maddesi uyarınca usulüne uygun tebligatla başlar. Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; kamulaştırma tebligatının yapıldığı tarihte dava konusu taşınmazın maliklerinden ......, ...'e 10.06.1987 tarihinde parmak basılması suretiyle 7201 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesine göre usulüne uygun tebligatın yapılmadığı anlaşılmakla adı geçen maliklerin mirasçıları yönünden işin esasına girerek karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi hatalıdır. 3. Kamulaştırma tarihinde malik olarak gözüken ...'a yapılan ve dosya içerisinde bulunan tebligat parçasının silik olması nedeniyle usulüne uygun tebligatın yapılıp yapılmadığı anlaşılamamaktadır. Buna göre, adı geçen malike 10.06.1987 tarihinde yürürlükte olan 7201 sayılı Kanun'daki düzenlemelere göre usulüne uygun tebligat yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucunda göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davacılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.