Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/1251 E. 2025/11796 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1251
- Karar No
- 2025/11796
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/478 Esas, 2024/604 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasında görülen kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, ..., .... köyü 83 (yeni 28343 ada 38) parsel sayılı taşınmaza davalı idarenin herhangi bir kamulaştırma işlemi yapmaksızın fiilen el atıp kampüs içerisine almak suretiyle kullandığını, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız olduğunu, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) eklenen geçici 7 nci madde hükmü gereğince davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 06.10.2013 tarihli ve 2013/307 Esas, 2013/329 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 15.12.2015 tarihli ve 2015/18473 Esas, 2015/24390 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazın 1969 yılında .... Üniversitesinin ihtiyacı nedeniyle kamulaştırıldığı;ancak kamulaştırma işleminin davacılara ya da murislerine usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, taşınmazın Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1973/214 Esas, 1975/220 Karar sayılı kararı ile hükmen idare adına tesciline karar verildiği anlaşıldığından, 2942 sayılı Kanun'a 25 inci maddesi uyarınca dava konusu taşınmazın kamulaştırılmasına ilişkin işlemlerin davacı tarafa usulüne uygun şekilde tebliği edilmediği gibi 6487 sayılı Kanun'un 22 nci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'un eklenen Geçici 7 nci maddenin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği gözetilerek, somut olayda tamamlanmış bir kamulaştırmanın bulunmadığı ve davacıların kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat talep etme imkanı bulunduğu dikkate alınmak suretiyle işin esasına girilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 05.03.2019 tarihli ve 2016/88 Esas, 2019/96 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, belirlenen bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı idareden alınarak payları oranında davacılara verilmesine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 05.03.2019 tarihli ve 2016/88 Esas, 2019/96 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 03.02.2020 tarihli ve 2019/8532 Esas, 20201358 Karar sayılı kararı ile bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaza 590,00 TL/m² değer biçilmiş ise de Mahkemece rapora itibar edilmeyerek, resen 1.000,00 TL/m² değer belirlenerek hüküm kurulduğu, 2942 sayılı Kanun'un 4650 sayılı Kanun ile değişik 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası gereği Mahkemece makul ve kabul edilebilir bir gerekçe gösterilmeden denetime uzak şekilde resen değer biçildiği anlaşıldığından yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar Mahkemenin 14.06.2022 tarihli ve 2020/217 Esas, 2022/379 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. E. Üçüncü Bozma Kararı 1. Mahkemenin 14.06.2022 tarihli ve 2020/217 Esas, 2022/379 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 20.06.2023 tarihli ve 2022/14180 Esas, 2023/6560 Karar sayılı kararıyla Mahkeme kararının vekâlet ücreti ve yargılama giderleri yönünden düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. 3. Dairemizin 20.06.2023 tarihli ve 2022/14180 Esas, 2023/6560 Karar sayılı düzeltilerek onama kararına karşı taraf vekillerinin karar düzeltme talebinde bulunmuştur. 4. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin eldeki dava 24.12.2019 tarihinden önce açılmıştır. 21.12.2019 tarihinde kabul edilerek 24.12.2019 tarihli ve 30988 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7201 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen ek madde 3’ün birinci fıkrasının ikinci cümlesindeki; “…dava tarihi itibarıyla…” ibaresi ve 7201 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ile eklenen Geçici 15 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan; “…ek 3 üncü madde hükmü uygulanarak…” ibaresi 28.07.2023 tarihli ve 32262 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 04.05.2023 tarihli ve 2019/93 Esas, 2023/87 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiştir.Bu durumda; eldeki davada dava konusu taşınmaza dava tarihi itibarıyla değerlendirme yapılması gerekeceğinden taraf vekillerinin karar düzeltme isteminin kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin 09.12.2024 tarihli ve 2024/478 Esas, 2024/604 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin 09.12.2024 tarihli ve 2024/478 Esas, 2024/604 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin yüksek olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin olup 24.12.2019 tarihinden önce açılmıştır. 21.12.2019 tarihinde kabul edilerek 24.12.2019 tarihli ve 30988 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7201 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen ek madde 3’ün birinci fıkrasının ikinci cümlesindeki; “…dava tarihi itibarıyla…” ibaresi ve 7201 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ile eklenen Geçici 15 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan; “…ek 3 üncü madde hükmü uygulanarak…” ibaresi 28.07.2023 tarihli ve 32262 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 04.05.2023 tarihli ve 2019/93 Esas, 2023/87 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Bu durumda; eldeki davada dava konusu taşınmaza dava tarihi itibarıyla değerlendirme yapılması yerindedir. 3. Dava konusu; Ankara ili, ..., köyü 83 (yeni 28343 ada 38) parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 4. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmış olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.