Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/4552 E. 2025/1037 K. – Yargılamanın
Konu: Yargılamanın İadesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4552
- Karar No
- 2025/1037
- Karar Tarihi
- Konu
- Yargılamanın İadesi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2275 Esas, 2024/586 Karar DAVACILAR :... Enerji ve Tarım Hayvancılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vd. vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 26.03.2021 KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/134 Esas, 2023/200 Karar Taraflar arasındaki yargılamanın iadesi davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı duruşma açılmak suretiyle kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Yargılamanın yenilenmesini talep eden davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri aleyhine Afyonkarahisar 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/268 Esas, 2022/108 Karar sayılı dosyası üzerinden kamulaştırma bedel tespit ve tescil davası açıldığını, yargılama neticesinde verilen davanın kabulüne dair kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmak suretiyle düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verildiğini, miktar itibarıyla kesin olduğu belirtilerek 20.10.2022 tarihli kesinleşme şerhi düzenlendiğini, bu karara karşı ... tarafından hükmün tamamlanması talebinde bulunulması üzerine 03.01.2023 tarihli tashih şerhi ile kamulaştırma bedelinin kesinleşme şerhinde belirtilenin aksine 137.625,18 TL değil 126.512,59 TL olduğunu, kesinleşme şerhi tamamen hatalı olduğu gibi tashih şerhinin tarihinin 03.01.2023 olduğu gözetildiğinde, kararın kesinleşme tarihinin de 20.10.2022 değil 03.01.2023 tarihi olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin 2021/268 Esas, 2022/108 Karar sayılı kararı hakkında yargılamanın iadesine karar verilmesini talep ettiğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(6100 sayılı Kanun) 375/1-a maddesine, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10/4 maddesi uyarınca ilan yapılmadığı ve aynı Kanun'un 10/5 ile 10/6 maddeleri uyarınca uzlaşmaya davet edilmediğini, keşif mahallinde köy muhtarının hazır bulunmadığını, yine mahkemenin ilk duruşması olan 22.06.2021 tarihli duruşmada belirlenen keşif gününün de kanuna aykırı olarak bir aydan daha uzun bir tarihe verildiğini, dava konusu taşınmazda bulunan güneş panellerinin dikkate alınmadığını, bilirkişilerin de duruşmada hazır bulundurulmadığını, müvekkillerinin taşınmazlarının kamulaştırmaya esas değerleri belirlenirken hataya düşüldüğünü, dava konusu taşınmazın üzerinde güneş panelleri bulunmasına rağmen arazi vasfında değerlendirilerek fiili durumun dikkate alınmadığından müvekkillerinin mağdur edildiğini, kamulaştırma nedeniyle yüzölçümü küçülen arazi nedeniyle proje değişikliğine gidildiğini ve bu nedenle yeni plan ve proje giderleri, proje gecikmesi nedeniyle uğramış oldukları kayıp gözönüne alınmadan karar verildiğini, müvekkili şirketlerin yüksek meblağlarla başlamış oldukları yatırımlarından henüz kar edemeden sırf bu kamulaştırma işlemi nedeniyle zarar ettiklerini ve bilirkişi kurulunca bu zararların hesaplanmadığını, istinaf incelemesi yapan Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 2022/1168 Esas, 2022/2963 Karar sayılı dosyasında, tashih şerhi kararının kanuna aykırı olarak verildiğini, hükmün tebliğinden sonra yapılan tashih talebine ilişkin duruşma açılması, tarafların dinlenmesi ve neticesinde tashih talebine ilişkin karar verilmesi gerekirken hüküm tebliğ edildikten sonra davalı kurumun tashih talebinin değerlendirmeye alındığı ve tashih kararı verildiğini belirterek yargılamanın iadesi taleplerinin kabulü ile Afyonkarahisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/268 Esas, 2022/108 Karar sayılı kararı ortadan kaldırılarak kamulaştırma bedelinin yeniden tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın kamulaştırılması amacıyla 2021/286 Esas sayılı dosyada yapılan yargılama neticesinde 190.867,94 TL üzerinden davanın kabulüne karar verildiğini, Bölge Adliye Mahkemesinin 2022/1168 Esas sayılı dosyasında taşınmazın bedelinin 137.625,18 TL olarak tespit edildiğini, 53.242,76 TL'nin müvekkili idareye iadesine yönelik kesin karar verildiğini, istinaf kararının taraflarına tebliği ile karar ilamında yapılan hesaplamada yanlışlık olduğunun fark edildiğini, yanlışlığın basit bir hesap hatasından kaynaklandığını, bu hatanın giderilmesi yönündeki tashih taleplerinin kabulü ile düzenlenen tashih şerhi ile kamulaştırma bedelinin 126.512,59 TL olduğunun tespit edilerek 64.355,35 TL'nin müvekkili idareye iadesine karar verildiğini, yapılan yargılamanın usul ve kanuna uygun olduğunu, yargılamanın iadesini gerektirir herhangi bir hususun bulunmadığını, 6100 sayılı Kanun’un 375 inci maddesinde sayılan yargılamanın iadesi sebeplerinin hiçbirinin bulunmadığını, davacının yargılamanın iadesi dilekçesinde taşınmazın değer tespitine yönelik beyanlarda bulunduğunu, bu hususların gerek İlk Derece Mahkemesi, gerekse istinaf aşamasında dile getirilmesi gereken hususlar olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılamanın iadesi talebinin 6100 sayılı Kanun’un 375 inci maddesinde sınırlı olarak sayılan haller kapsamında kalmadığının anlaşılmakla yargılamanın iadesi koşulları oluşmadığından talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde yargılamanın yenilenmesini talep eden davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Yargılamanın yenilenmesini talep eden davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinaf mahkemesince verilen tashih kararı gereğince kesinleşme şerhinde belirtilenin aksine kamulaştırma bedelinin 137.625,18 TL olmayıp 126.512,59 TL olduğu gözetilerek düzenlenen kesinleşme şerhi tamamen hatalı olduğu gibi tashih şerhi tarihinin 03.01.2023 olması nedeniyle kararın kesinleşme tarihinin de 20.10.2022 tarihi olmayıp 03.01.2023 tarihi olduğunu, 6100 sayılı Kanun’un 375/1-a maddesinde yer alan “Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması” hüküm uyarınca yargılamanın iadesine karar verilmesi gerektiğini, 2942 sayılı Kanun'un 10/4 maddesine aykırı olarak ilan yapılmadığını, aynı kanunun 10/5 ve 10/6 maddesi hükümlerine de uyulmadığını, keşif mahallinde taşınmazların bağlı bulunduğu ... Köyü muhtarına keşifte hazır bulunması amacıyla tebligat çıkartılmadığı gibi muhtarın keşifte hazır da bulunmadığını, mahkemenin ilk duruşması olan 22.06.2021 tarihli duruşmada belirlenen keşif gününün kanuna aykırı olarak bir aydan daha uzun bir güne verildiğini, aynı Kanun'un 10/7 hükmüne aykırı olarak bilirkişilerin de duruşmada hazır bulundurulmadığını, taşınmazların kamulaştırmaya esas değerleri belirlenirken hataya düşüldüğünü, taşınmazın üzerinde güneş panelleri bulunmasına rağmen tarla vasfında değerlendirilip fiili durumu dikkate alınmayarak müvekkillerinin mağdur edildiğini, müvekkili şirketlerce Güneş Enerji Santrali Projesi için 102 ada 15 parsel numarasında 31.626,27 m²lik taşınmazın satın alınarak üzerinde güneş enerjisine dayalı elektrik santrali kurulduğunu ve 19.09.2017 tarihinde müvekkil şirketlerce elektrik üretilmeye başlanıldığını, söz konusu projeye başlanmadan önce tüm kurumlardan olduğu gibi Karayollarından da söz konusu arazide kamulaştırma işlemi yapılıp yapılmayacağı bilgisi sorulup böyle bir durumun olmadığı belirtilmesine rağmen projenin tüm aşamaları tamamlanarak onaya sunulacağı sırada taşınmazın kamulaştırıldığının öğrenildiğini, kamulaştırma nedeniyle yeni plan ve proje giderleri, proje gecikmesi nedeniyle uğramış oldukları kayıp, kamulaştırılan alanın iş yeri arazisi ve Şuhut Organize Sanayi Bölgesi karşısında olmasına göre gelir kaybının göz önüne alınarak kamulaştırma bedelinin belirlenmesi gerekmekte iken bilirkişilerce ve mahkemece keşif mahallinde de bu husus görülmesine rağmen arazi olarak hesaplama yapıldığını, müvekkili şirketlerin yüksek meblağlarla başlamış oldukları yatırımlarından henüz kar edemeden sırf bu kamulaştırma işlemi nedeniyle zarar ettikleri halde tespit edilen kamulaştırma bedeli zararlarını gidermediğini, mevcut kamulaştırma nedeniyle yeni bir proje hazırlanıp kamulaştırma sonrasında kalan taşınmazı prosedüre uygun hale getirmek için üç parçaya ayrılarak 102 ada 44, 45, 46 parsel numaralarını aldığını, 102 ada 45 ve 46 parsel numaralı taşınmazların niteliğinin tapu kütüğünde “Yenilenebilir Enerji Kaynaklarına Dayalı Üretim Tesisi Alanı” olarak kayıtlı olduğu halde dava konusu taşınmazın niteliğinde hataya düşülerek taşınmaz bedelinin eksik hesaplandığını, güneş panellerinin de bir yapı olduğu ve maddi değerinin olduğu hususunda bir değerlendirme ve tespit yapılmadığını, kamulaştırma işlemi yapılmamış olsaydı yaklaşık olarak her bir şirket 331.532,96 ABD Doları kazanacakken söz konusu kamulaştırma nedeniyle bu kardan mahrum kaldıklarını, ilaveten istinaf incelemesi yapan Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 2022/1168 Esas, 2022/2963 Karar sayılı dosyasında, kanuna aykırı olarak tashih şerhi düzenlendiğini, 6100 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca hükmün tebliğinden sonra yapılan tashih talebine ilişkin duruşma açılması, tarafların dinlenmesi ve neticesinde tashih talebine ilişkin karar verilmesi gerekirken istinaf mahkemesince hüküm tebliğ edildikten sonra davalı kurumun tashih talebi değerlendirmeye alınarak karar verildiğini, yerel mahkemece yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olduğundan Afyonkarahisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/268 Esas, 2022/108 Karar sayılı kararının ortadan kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak kanuna ve hakkaniyete uygun olacak şekilde kamulaştırma bedelinin yeniden tespitine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yargılamanın iadesi talebinin bir dava olarak açılıp inceleneceği, hukuki niteliği itibarıyla ayrı ve bağımsız bir dava olup mutlaka duruşma yapılarak iki aşamada incelenmesi gerektiği, Mahkemece öncelikle yargılamanın iadesi davasının dinlenmeye değer olup olmadığı resen araştırılıp bu aşamada genel dava koşullarından ayrı olarak yargılamanın iadesi davasının süresinde açılıp açılmadığı, teminat gösterilip gösterilmediği ve yasada sayılan yargılamanın iadesi sebeplerine dayanılıp dayanılmadığı incelenerek bu koşullardan birisinin mevcut olmadığı sonucuna varılması halinde istemin reddedileceği, dava dilekçesinde ileri sürülen sebebin gerçek olduğu kanısına varılması halinde istem kabul edilerek asıl dava hakkında yeni bir karar verileceği, Afyonkarahisar 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/268 Esas, 2022/108 Karar sayılı dava dosyasının incelenmesinde davacı ... tarafından, ... Enerji ve Tarım Hayvancılık Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ile Şuhut Enerji Tarım Hayvancılık Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. aleyhine kamulaştırma bedel tespiti ve tescil davası açıldığı, yapılan yargılaması sonucunda davanın kabulü ile Afyonkarahisar ili, ..., ... köyü 102 ada 44 parsel sayılı taşınmazın 6.105,82 m²'lik kısmının kamulaştırma nedeniyle davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin toplam 190.867,94 TL olduğunun tespiti ile bedelin davalılara hisseleri oranında ödenmesi hususunda bankaya derhal müzekkere yazılmasına karar verildiği, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı taraf vekillerinin istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 2022/1168 Esas, 2022/2963 Karar sayılı kararıyla davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere Afyonkarahisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/268 Esas, 2022/108 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin toplam 137.625,18 TL olduğunun tespitine, İlk Derece Mahkemesince tespit edilip ödenmesine karar verilen 190.867,94 TL, davalılara ödenmiş ise 53.242,76 TL'nin davalılardan tapu kaydındaki payları oranında tahsili ile davacıya ödenmesine kesin olarak karar verilmesi üzerine hükmün 20.10.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla yargılamanın iadesi talebine konu karar, yeniden hüküm kurulmasına dair Bölge Adliye Mahkemesinin 2022/1168 Esas, 2022/2963 Karar sayılı kararı olduğundan 6100 sayılı Kanun’un 378 inci maddesi uyarınca yargılamanın iadesi talebini inceleyecek olan mercinin de Bölge Adliye Mahkemesi olduğu, İlk Derece Mahkemesinin yargılamanın iadesi talebine ilişkin olarak inceleme ve değerlendirme yaparak bir hüküm vermesi mümkün olmadığından yargılamanın yenilenmesini talep eden davacılar vekilinin istinaf talebinin kabulüyle Afyonkarahisar 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.05.2023 tarihli ve 2023/134 Esas, 2023/200 Karar sayılı kararının 6100 sayılı Kanun’un 353/1-a-3 maddesi uyarınca kaldırılmasına tensiben karar verildiği, davacı vekilinin yargılamanın iadesi davası açabilmek için vekâletnamesinde özel olarak yetkilendirilmiş bulunduğu, somut olayda dosya kapsamına göre 6100 sayılı Kanun’un 379 uncu maddesinin (a) bendi uyarınca yargılamanın iadesi talebinin yasal hak düşürücü süresi içerisinde yapıldığı, (b) bendi uyarınca yargılamanın iadesi talep olunan Bölge Adliye Mahkemesinin 2022/1168 Esas, 2022/2963 Karar sayılı kararının kesin olarak verilmiş olması sebebiyle karar tarihinde kesinleşmiş bulunduğu, (c) bendi uyarınca yargılamanın iadesi talebine gerekçe olarak ileri sürülen 375/1-a maddesinde yazılı bulunan "Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması" hususunun yerinde olmadığı, bir diğer yargılamanın iadesi sebebi olarak ileri sürülen Bölge Adliye Mahkemesinin 03.01.223 tarihli tashih kararına ilişkin olarak, davacı ... Müdürlüğünün tashih talebi üzerine davalı vekiline davacının dilekçesi tebliğ edilmiş olup davalı vekili cevap dilekçesinde basit bir hesap hatası olmayan, davanın esasını etkileyen, taraflara yükletilen hak ve borçları daraltan, isim, tarih gibi basit hataların çok ötesinde olan bir hususun tashih talebine konu olamayacağını belirterek davacının talebinin reddine karar verilmesini talep etmiş ise de, davacı idare vekilinin talebinin kabulüyle Bölge Adliye Mahkemesinin 2022/1168 Esas, 2022/2963 Karar sayılı kararında münavebe tablosunda saman geliri sehven iki kez hesaplanmak suretiyle hesap hatası yapıldığı anlaşılmakla, kamulaştırma bedeli 126.512,59 TL olarak tespit edilmiş olup tashih talebine konu karar kesin olarak verilmiş olduğundan, kesin olarak verilen kararlara ilişkin olarak başvurulan tavzih ve tashih taleplerine ilişkin olarak verilen kararlar da kesin olduğu, kamulaştırma bedelinin hesaplanmasında yapılan basit hesap hatasının (maddi hata) düzeltilmesine yönelik tashih kararında usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince davaya konu taşınmaz üzerinde 28.07.2021 tarihinde yapılan keşif sonrasında tanzim olunan 08.09.2021 tarihli bilirkişi heyeti raporu taraf vekillerine tebliğ olunmuş ve davacı vekili tarafından bilirkişi heyeti raporuna karşı itiraz dilekçesi sunulduğu gibi davalılar vekili tarafından da 01.10.2021 tarihli bilirkişi heyeti raporuna karşı itirazlarını içerir dilekçe sunulmuş, İlk Derece Mahkemesince taraf vekillerinin bilirkişi heyeti raporuna vaki itirazları çerçevesinde bilirkişi heyetinden 01.11.2021 tarihli ek rapor alınmış, alınan bu ek rapora karşı da taraf vekillerince itirazlarını içerir dilekçe sunulmuş, İlk Derece Mahkemesince alınan rapor ve ek rapor yeterli görülerek hüküm kurulmuş olup davacı idare vekili ile davalılar vekili İlk Derece Mahkemesi kararını ayrı ayrı istinaf ettikleri hâlde, ilk derece yargılamasındaki tüm safahat boyunca davalılar vekili tarafından gerek bilirkişi heyeti raporu ve bilirkişi heyeti ek raporuna karşı verilen itiraz dilekçelerinde ve gerekse istinaf dilekçesinde yargılamanın iadesi talebi dilekçesinde ileri sürülen ve yargılamanın iadesi sebebi için gerekçe olarak gösterilen hususların herhangi bir şekilde dile getirilmemiş olduğu, yargılamanın iadesi sebepleri 6100 sayılı Kanun’un 375 inci ve 376 ncı maddelerinde sınırlı olarak belirlendiğinden yargılamanın iadesi sebeplerinin yorum yoluyla dahi genişletilemeyeceği, dosya kapsamına ve Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile tashih kararının dayandığı gerekçelere göre, talepte bulunan tarafça yargılamanın iadesi için ileri sürülen hususların 6100 sayılı Kanun’un 375 inci maddesinde sınırlı olarak sayılan sebeplere girmediği değerlendirilmekle İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 353/1-a-3 maddesi uyarınca tensiben kaldırılmasına ve 6100 sayılı Kanun'un 356 ncı maddesi gereğince duruşma açılarak yargılamanın iadesi talebinin 6100 sayılı Kanun’un 379/1-c ve 379/2 maddesi gereğince usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde yargılamanın yenilenmesini talep eden davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Yargılamanın yenilenmesini talep eden davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, yargılanmasını yenilenmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6100 sayılı Kanun'un 374 üncü, 375 inci, 378 inci ve 379 uncu maddeleri 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Yargılamanın iadesini talep eden davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Yargılamanın iadesini talep eden davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.