Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/14137 E. 2025/10693 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/14137
- Karar No
- 2025/10693
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2192 Esas, 2024/1914 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/685 Esas, 2024/449 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin geç ödenmesine dayalı munzam zarar istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; kamulaştırmasız el atma bedelinin zamanında ödenmemesi sebebi ile oluşan munzam zarar tazminatı ile davalı idarenin Anayasanın 35 ve 46 ncı maddeleri ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 3 ncü maddesi ve 3194 sayılı İmar Kanunu'un 10 ncu maddesi ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesine aykırı eylemini savunmak ve kamulaştırma yapmamak sureti ile davacıyı manevi yönden sıkıntıya sokması sebebiyle tayin edilecek manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesini, davanın kabulü ile kamulaştırmasız el atma bedelinin kendisine atfedilebilecek bir sebep olmaksızın 10 yıl 4 ay 16 gün boyunca ödenmemiş olması sebebi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107 nci madde uyarınca miktar belirlendiğinde arttırılmak üzere) 5.000,00 TL munzam zarar tazminatının davalı idareden alınarak davacıya ödenmesini, 50.000,00 TL manevi tazminatın, davalı idareden alınarak davacıya ödenmesini, her iki alacak için de dava tarihinden itibaren Anayasanın 46 ncı maddesinde öngörülen şekilde faiz işletilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı idareye yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dosya alacaklısına ait alacağın ödenmesi için yasal prosedür doğrultusunda Mali Hizmetler Müdürlüğünce sıraya alınmış, nakit durumuna göre sırayla ödemeler de yapılmaya başlandığını, İstanbul Anadolu 30. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/351 Esas sayılı dosyasına savunma sunulduğunu, yargılamanın 10 yıldan fazla sürdüğünü, bu aşamada da kazanılan tazminatın yaşanan ekonomik gelişmeler nedeniyle zararın karşılanmadığından bahisle uğranılan munzam zararın tazmininin talep edildiğini, yargılama süresinin uzunluğunun idareden kaynaklı olmayıp yaşanan mevzuat değişikliklerinden kaynaklandığını, bu itibarla idareden iddia edilen munzam zarardan sorumlu tutulmasının beklenemeyeceğini, alacağın tahsilini önlemeye yönelik yasa dışı hiçbir uygulama yapılmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava tarihi itibarıyla hesaplanan bedelin enflasyon nedeniyle eridiğini, yasal faizin yetersiz olduğunu, anayasal mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, Mahkemece verilen kararın hatalı olduğunu, davanın kabulune karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının para alacağını zamanında tahsil etmesi halinde ne şekilde kullanacağını, paranın zamanında verilmemesi nedeniyle faiz dışında ne gibi maddi zararlarının oluştuğunu somut delilerle ispat edemediğini, Mahkemenin diğer sebepleri de göz önüne alındığında munzam zarar istemine ilişkin davanın reddine karar verilmesinin usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek enflasyon karşısında bedelin değer kaybettiğini bu nedenle zararın ispatlandığını iddia ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırma bedelinin geç ödenmesinden kaynaklanan munzam zararın tazmini istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken dava açıldığı tarihte yürüklükte bulunan hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.