Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/5341 E. 2025/6355 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5341
- Karar No
- 2025/6355
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/959 E., 2025/914 K. DAVA TARİHİ : 19.08.2024 İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/240 E., 2025/65 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de; inceleme konusu dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde temyizde duruşmaya tâbi davalar arasında belirtilmediğinden duruşma isteminin reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verilmiş olmakla; dava dosyası için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Bakanlık tarafından müvekkili Şirket işyerinde ilk olarak 02.08.2023 tarih ve 276013 sayılı olumlu yetki tespiti işlemi yapıldığını, söz konusu yetki tespitinin iptali için Kocaeli 4. İş Mahkemesinin 2023/290 Esas sayılı dosyası üzerinden görülen ile davanın açıldığını, yapılan yargılamada 02.08.2023 tarih ve 276013 sayılı olumlu yetki tespitinin iptaline hükmedildiğini, kararın 08.07.2024 tarihinde kesinleştiğini, davalı Sendikanın 11.09.2023 tarihinde başvuru yaptığını, bu başvuruya istinaden 08.08.2024 tarihli ve 395970 sayılı olumlu yetki tespit işlemi yapıldığını, Kocaeli 4. İş Mahkemesinin 2023/290 Esas sayılı dosyası üzerinden görülen yetki tespitinin iptali davası devam ederken yapılan yetki başvurusunun hukuki güvenlik ilkesine aykırı olduğunu, verilerin güncel durumu yansıtmadığını, işçi ve üye sayılarında hangi tarihin esas alındığının belli olmadığını, çalışan ve üye sayısının hatalı belirlendiğini, davalı Sendikanın sayısal çoğunluğu sağlamadığını ileri sürerek Bakanlığın 08.08.2024 tarihli ve 395970 sayılı yetki tespitinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Sendika vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Sendikanın 11.09.2023 tarihinde yetki tespiti için başvuruda bulunduğunu, davacının metal işkolunda yer alan iki işyerinde çalışan 319 işçiden 162’sini müvekkilinin üyesi olduğunu, hem işyeri düzeyinde hem de işletme düzeyinde sayısal çoğunluğu sağladıklarını, işveren ve işveren vekillerinin çalışan sayısından düşülmesi gerektiğini, davacının başvuru tarihinin belirsiz olduğuna ilişkin itirazının yerinde olmadığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir. 2. Davalı Bakanlık vekili cevap dilekçesinde; davalı Sendikanın 18.07.2024 tarihinde 11.09.2023 tarihinde yapmış oldukları başvurularının dikkate alınarak yetki tespiti yapılması için davalı Bakanlığa başvurduğunu, müvekkili tarafından yapılan inceleme sonucunda davacıya ait .... ve ...sicil numaralı işyerlerinin davalı Sendikanın kurulu bulunduğu metal işkolunda yer aldığı ve bu işyerlerinde başvuru tarihinde çalışan 319 işçiden 162'sinin davalı Sendikanın üyesi olduğunun tespit edildiğini, bunun üzerine 08.08.2024 tarihli ve 395970 sayılı olumlu yetki tespiti yazısının taraflara gönderildiğini, yetki tespit başvuruları karşılanırken, işverenler tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) yapılan işyerlerine ilişkin tescil ve işçi bildirimlerinin esas alındığını, sendika yetki sistemine SGK kayıtlarından otomasyon sistemiyle yansıyan bilgiler doğrultusunda işlem yapıldığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın davalı Bakanlık tarafından düzenlenen 08.08.2024 tarihli olumlu yetki tespiti kararının iptaline ilişkin olduğu, davanın süresi içerisinde açıldığı, davalı Sendikanın dava konusu işyerleri için yaptığı yetki tespit başvurusuna istinaden Bakanlık tarafından düzenlenen 02.08.2023 tarihli yetki tespit kararının iptali talebi ile açılan Kocaeli 4. İş Mahkemesinin 2023/290 Esas sayılı dosyasında verilen kararın 08.07.2024 tarihinde kesinleştiği, bu kararın kesinleşmesinden sonra Bakanlık tarafından işbu davaya konu yetki başvurusunun neticelendirildiği, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2024/11530 Esas, 2024/13288 Karar sayılı ilâmına göre önceki yetki tespit süreci sonlandıktan sonra görevli makam tarafından verilen yetki tespit kararında hukuka aykırılık bulunmadığı, başvuru tarihi itibarıyla sonucu kesinleşmemiş yetki tespit süreci olmasının hukuka aykırılık olarak kabul edilmediği, somut olayda da önceki yetki tespit kararına ilişkin süreç bittikten sonra görevli makam tarafından işbu dava konusu 08.08.2024 tarihli ve 395970 sayılı yetki tespiti başvurusunun değerlendirildiği, uygulamanın Yargıtay içtihadına uygun olduğu, davalı Sendikanın yetki tespit başvuru tarihinde davacıya ait işyerinde 317 işçi çalıştığı ve bunlardan 161'inin davalı Sendika üyesi olduğu, tespite konu birimlerin işyeri olarak kabul edilmesi sebebiyle yarıdan fazla çoğunluğun sağlanması gerektiği, davalı Sendikanın başvuru tarihi itibarıyla gerekli çoğunluğu sağladığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı Sendikanın yetkili olup olmadığının tespiti için aranan çoğunluğun başvuru anına göre değil tespit kararının verildiği tarihe göre belirlenmesi gerektiğini, Mahkemece davalı Sendikanın 08.08.2024 tarihinde çoğunluğa sahip olup olmadığına dair delillerinin toplanmadığını, işyerinde çalışan işçi sayısının kabul edilenin aksine 325 olduğunu ve davalı Sendikanın gereken çoğunluğu sağlayamadığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 41. ve devamı maddeleri kapsamında yetki tespitine itiraz istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.