Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/10020 E. 2025/9552 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/10020
- Karar No
- 2025/9552
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 55. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/424 Esas, 2023/885 Karar KARAR : Esastan ret Taraflar arasındaki bağımsız bölümlere özgülenen arsa paylarının düzeltilerek tapuya tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir. Davacılar vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 24.06.2025 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü taraf vekilleri duruşmaya katılmadıklarından incelemenin evrak üzerinden yapılmasına karar verilmiştir. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ..., ... Mahallesi 440 ada 5 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan apartmanda 1, 2, 3, 4, 9 ve 16 nolu bağımsız bölüm maliki olduklarını, mevcut arsa paylarının tapuya tescili sırasında, bağımsız bölümlerin değerleri ile orantılı olarak tahsis edilmediğini, bu nedenle yeni arsa paylarının belirlenerek tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu bağımsız bölümlere ilişkin arsa payının tahsisinde bağımsız bölümlerin konumuna göre değerlerinin esas alındığını, bağımsız bölümlerin bulunduğu mevki ve konumlarının arsa paylarını eşit olmamasını haklı kılacak objektif unsurlar içerdiğini bu nedenlerle davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ana gayrimenkulde kat mülkiyetine 1992 tarihinde geçildiği, kat irtifakı tesisi tarihinde bağımsız bölümlere tahsis edilen arsa paylarının tespitinde dikkate alınmayan somut ve haklı nedenlerin bulunduğunun ispatlanamadığı, son yıllarda gündeme gelen kentsel dönüşüm uygulamaları çerçevesinde bu davanın açılmasının iyi niyet kuralları ile bağdaşmayacağından ve tespit edilen yeni arsa payları incelemesinde davacıların arsa payı düzeltim talebinde bulunmasında hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu taşınmaz üzerinde kat irtifakı ve kat mülkiyeti kurulması sırasında taşınmazın üzerinde bulunduğu arsadan bağımsız bölümlere arsa payı tahsis edilirken tasdikli projeye, objektif kriterlere ve hakkaniyete aykırı olarak davalıların sahip olduğu bağımsız bölümlere daha yüksek arsa payı tahsis edilerek davalılar lehine ve davacılar aleyhine bir durum yaratıldığı, keşif yapmak sureti ile tesis edilen iki adet bilirkişi raporu ile iki adet ek bilirkişi raporunun iddialarını destekler nitelikte tespitler içerdiğini, buna rağmen bilirkişi raporlarında yer alan tespitlere aykırı olarak davanın reddine karar verildiğini, her iki bilirkişi raporunda da binadaki bağımsız bölümlerin hesaplanan değeri ile orantılı arsa payı belirlenirken bağımsız bölümlerin kat mülkiyetinin kurulduğu tarihteki projedeki standartları, ölçüleri, piyes sayısı, bulunduğu kat, kattaki konumu, alanları, ısınma, ışık alma ve gürültü durumu, yön ve rüzgar alımı, katlara ulaşma farklılığı (asansör kullanımının gerekip gerekmemesi) manzaraları ve durumları dikkate alınarak yapıldığını, tüm bu somut değerlendirmeler ışığında bağımsız bölümlerin arsa paylarının değerleri ile orantılı olmayan şekilde dağıtıldığı sonucuna varılmış ve hakkaniyete uygun olarak yeniden hesaplama ve dağılım yapıldığını, bina ile ilgili kentsel dönüşüm çerçevesinde gündeme alınmış herhangi bir yıkım ve yenileme kararı olmadığını, davacılar arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunmadığından iyiniyetin varlığı araştırılırken her davacı için ayrı değerlendirme yapılarak bu değerlendirme ışığında ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bağımsız bölümlere özgülenen arsa paylarının kat irtifakı veya kat mülkiyetinin kurulduğu tarihteki nitelik ve değerleriyle ile orantılı olup olmadığının saptanması gerektiği, arsa payı belirlenirken bağımsız bölümlerin değerlerinde sonradan oluşan değişikliklerin dikkate alınmayacağı, somut olayda ana gayrimenkulde kat mülkiyetine geçildiği, kat irtifakı tesisi tarihinde bağımsız bölümlere tahsis edilen arsa paylarının tespitinde dikkate alınmayan somut ve haklı nedenlerin bulunduğunun ispatlanamadığı, davacının arsa payı düzeltim talebinde bulunmasında hukuki yararı olmadığından verilen ret kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tarafların kat maliki oldukları ana gayrimenkulde bağımsız bölümlerin arsa paylarının değerleriyle orantılı olup olmadığının tespiti ile yeni arsa paylarının tapu siciline tescili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.