Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/5401 E. 2025/6345 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5401
- Karar No
- 2025/6345
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/622 E., 2025/1142 K. DAVA TARİHİ : 10.03.2022 İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 31. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/355 E., 2024/446 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ...Enerji Su ve Gaz İşçileri Sendikasının üyesi olduğunu, davalıya ait işyerinde alt işverenler nezdinde çalıştığını, Yüksek Hakem Kurulu kararıyla yürürlüğe giren toplu iş sözleşmesi hükümlerinin davacı hakkında uygulanmadığını ve bir kısım alacaklarının ödenmediğini, davalı işverenin ödenmeyen alacaklardan asıl işveren sıfatıyla sorumlu olduğunu ileri sürerek ücret farkı, ikramiye, yakacak yardımı, bayram yardımı, öğrenim yardımı, çocuk yardımı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının sendika üyeliği, toplu iş sözleşmesi ve Yüksek Hakem Kurulu kararının davalıya ve ihbar edilenlere bildirilmediğini, alt işverene bırakılan hizmet alım işinin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun (4734 sayılı Kanun) 62/1-(e) hükmüne göre değil aynı Kanun'un 3/(g) hükmü kapsamında ihale edildiğini, davalı Kurumun ihale makamı olduğunu, dava dışı şirket ve kişilerin işçisi olduğundan davanın husumet yokluğundan reddini talep ettiklerini, hizmet alım sözleşmesinin ilgili maddelerine göre işçilerin mali ve sosyal hakları ile özlük haklarından ihbar edilen şirketlerin sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin 11.05.2023 tarihli kaldırma-gönderme kararı üzerine, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalıya ait işyerlerinde davalıdan ihale ile iş alan yüklenici firmalar nezdinde işçi olarak çalıştığı, davacının dava tarihi itibarıyla davalıya ait işyerlerinde çalışmasına devam ettiği, davacının toplu iş sözleşmesinin Yüksek Hakem Kurulu tarafından hüküm altına alındığı 27.02.2017 tarihinden sonra, 23.11.2017 tarihinde ilgili işçi sendikasına üye olduğu ve sendika üyeliğinin de 29.11.2017 tarihinde dava dışı .... Enerji Üretim İnş. Taah. Turz. Tic. ve San. AŞ’ye bildirildiği, davacının 29.11.2017 tarihi itibarıyla toplu iş sözleşmesinden yararlanması gerektiği, davacının 29.11.2017 tarihi ve sonrasında söz konusu toplu iş sözleşmesinden yararlandırılmadığı, davacıya anılan toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan hak ve alacaklarının ödenmediğinin anlaşıldığı, davalının asıl işveren olarak dava konusu alacaklardan sorumlu olduğu, Mahkemece hükme esas alınan en son bilirkişi raporunda alacakların hesaplanmasına esas sürelerin ve ücret miktarlarının isabetli bir şekilde saptandığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Cevap dilekçesinde davanın alt işveren firmalara ihbarını talep etmiş olmalarına rağmen davanın ihbar edilmediğini, 2. Öğrenim yardımının 2 lise öğrencisi üzerinden hesaplanması gerekirken 1 lise, 1 yüksek öğrenim öğrencisi üzerinden hesaplandığını, 3. Davalı Teşekkülün ihale makamı olduğunu, davacının her türlü işçilik alacaklarından yüklenici şirketlerin sorumlu olduğunu, hizmet alım sözleşmesinin 4734 sayılı Kanun'un 3/(g) hükmü kapsamında yapıldığını, aynı Kanun'un 62/1-(e) hükmü kapsamında yapılmadığını, 4. Davacı işçinin sendikaya üye olduğunun işverene bildirildiğini gösterir yazılı bir müracaatın görülmediğini, bordrolarda da sendika aidatı kesildiğine dair herhangi bir kayıt bulunmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı işçinin toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklara hak kazanıp kazanmadığı ve bu alacaklardan davalının sorumlu olup olmadığı, hesaplamaların doğru yapılıp yapılmadığı hususlarındadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.