Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/14000 E. 2025/12568 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/14000
- Karar No
- 2025/12568
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/84 Esas, 2024/2637 Karar 2.... Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili KARAR: Esastan ret / Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 24. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2022/537 Esas, 2023/540 Karar
Taraflar arasındaki 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davalı Hazine yönünden açılan davanın kabulüne, davalı ... yönünden ise pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ve davalılardan Hazine vekillerinin başvurularının esastan reddine, davalılardan ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davalı Hazine yönünden açılan davanın kabulüne, davalı ... yönünden ise pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idareler vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Darülacezeye hibe ve vasiyet yoluyla intikal eden İstanbul ili, ..., Köyü 3805 parsel nolu taşınmazın, tapu kök kütüğünde 384 yevmiye nosu ile 17.01.1979 tarihinde ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı ... Müdürlüğü adına 734 mal sahipleri sicil no ile tescil edilmişken hatalı bir şekilde sonraki tapu kaydında ... ibaresi yazılmayarak sadece ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı olarak kaydedilmiş olduğundan ve Belediye Başkanlığı tarafından kamulaştırılması yapılan başka bir taşınmaz ile takas, trampa yapılmış olduğundan kurumun taşınmazı yitirdiğini ve maddi zarara uğradığını, bu nedenle gerek davalı belediyenin ve gerekse davalı ilgili tapu müdürlüğünün hatasından dolayı ayrıca 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi kapsamında Devletin kusursuz sorumluluğu kapsamında yükümlüğü dolayısı ile taşınmazın güncel değerinin tespiti ile tespit edilen bedelin tazminat olarak müvekkil kuruma ödenmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın belediyeye yönelik tazminat talebinin yasal dayanağı bulunmadığından reddine karar verilmesi gerektiğini,tazminat talebi ancak yolsuz tescil halinde ileri sürülebileceği gibi tescilin yolsuz bulunduğu iddiası da hukuken geçerli bir zemine oturmayan bu nedenle de bağlayıcı niteliği bulunmayan durumlar için ileri sürülebileceğini, Belediye adına yapılan tescil işleminin hukuki altyapısının ve yasal dayanağının bulunduğunun açık olduğunu, dava konusu edilen taşınmazın vasiyet ve hibe işlemine dayalı olarak 17.01.1979 tapu sahibi olan Belediye uhdesinde bulunan taşınmazın kamulaştırılan bir başka parsele karşılık takas yoluyla devredilmesinin usul ve kanuna uygun olduğunu, devletin tapu sicilinin tutulmasından doğan sorumluluğundan bahsedilebilmesi için sicilin hukuka aykırı olarak tutulmuş olması gerektiğini, tapu siciline tescilin gerçekleştirilmesi için tescilin hukuki sebebinin bulunması ve yetkili kişi tarafından gerçekleştirilmiş bir yazılı tescil talebi gerektiğini, belediye adına yapılan tescilde her iki şartın da gerçekleştiğinin açık olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Hazine yönünden açılan davanın kabulüne, davalı ... yönünden ise pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece Bölge Adliye Mahkemesi kararı doğrultusunda davanın, müvekkili kurum hakkında husumet nedeni ile red kararı verilmesine karşın, daha önce 2020/547 Esas, 2022/171 Karar sayılı ilk karanın hüküm kısmının 3 üncü bendi gereği belediyece Vergi Dairesine yatırılan 153.697,50 TL karar harcının ve ilk mahkeme kararının taraflarınca istinaf edildiğini, dosyaya yatırılan 153.697,50 TL istinaf karar harcının taraflarına iadesi yönünde hüküm kurulmadığını,istinaf karar harcının taraflarına iadesini talep ettiklerini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlardan sorumluluğu sebebiyle Devlete karşı açılacak tazminat davalarının, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72'inci maddesinde anılan zamanaşımı sürelerine bağlanmış olduğunu,buna göre dava, zarar görenin zararı ve sorumlusunu öğrendiği tarihten itibaren iki yıl, her halde zarar verici fiilin meydana gelmesinden itibaren de on yıl geçtikten sonra zamanaşımına uğradığını, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince Hazinenin kusursuz sorumluluğuna gidilmesinin yerinde olmadığını, 1007 maddesi anlamında Hazinenin kusursuz sorumluluğunun şartlarından biri olan hukuka aykırı bir tapu sicili işlemi de mevcut olmadığından davacıların hazineye izafeten açmış oldukları tazminat davasının maddi koşulları oluşmadığını, dava konusu olayda, işlemi yapan kurumun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı olduğunu, davada illiyet bağı kesildiğinden, Hazine'nin kusursuz sorumluluğundan söz edilemeyeceğini beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
3.Davacı ... vekili katılma yoluyla başvurduğu istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 124 maddesinin üçüncü fıkrası gereğince davalı ... lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek mahkeme kararının istinaf yolu ile kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu ... ... 3805 parsel sayılı 450 m² yüz ölçümlü taşınmazın vasiyet ve hibe yönüyle 1979 yılında ... Belediyesi ... Müdürlüğü adına kayıtılı iken sonradan tapu kaydına ... müdürlüğü yazılmayarak .... Belediyesi Başkanlığı adına kayıtlıymış gibi 12.05.2010 tarihinde ... Belediye Başkanlığı tarafından dava dışı ... adına kamulaştırma yapılan başka bir taşınmaz nedeniyle takas yapılmak suretiyle tescil edildiği, bilahare satış yoluyla 28.05.2010 tarihinde... adına, 10.06.2010 tarihinde de ...Tic. A.Ş adına tescil edildiği, davacı tarafından yolsuz tescile dayalı olarak tapunun iptali istemiyle dava dışı ...Tic. A.Ş aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda İstanbul Anadolu 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.05.2014 tarihli ve 2013/ 87... /172 Karar sayılı kararı ile davalının iyiniyetli olduğu ve iyiniyetinin korunması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, hükmün Yargıtay aşamasından geçerek 30.01.2018 tarihinde kesinleştiği, bunun üzerine davacının tapu sicilinin yanlış tutulmasından kaynaklı olarak eldeki tazminat davasını açtığı kaldırma kararından sonra dosya kendisine gönderilen ilk derece mahkemesince davanın hazineye yönlendirilmesi sağlanarak Tapu Müdürlüğü ve Belediye Başkanlığından gerekli araştırmalar yapılarak yeniden yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporu ile kaldırma nedenlerinin karşılanmış olmasına, davacı ait taşınmazın tapu sicilinin hatalı tutulması sebebiyle taşınmazın kaybedilmesi ve açılan tapu iptal davasının reddine karar verilmesi sonucu davacının zararının oluştuğu ve sicinin hata tutulmasından dolayı Hazinenin kusursuz sorununun bulunduğunun anlaşılmasına göre dava tarihi itibarıyla taşınmazın arsa niteliğinde olduğu tespit edilerek emsal satış yöntemiyle belirlenen bedel üzerinden davanın kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek davalı Hazine vekilinin istinaf itirazlarının reddine, davacı vekilinin katılma yoluyla istinaf taleplerinin incelenmesi neticesinde ise davacı vekili davalı ...'na yönelik davanın husumetten ret sebebiyle lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesi gerektiğini ileri sürmüş ise de kendisini yargılamada vekille temsil ettiren davalı yararına vekâlet ücreti takdir edilmesi yerinde olduğundan davacı vekilinin katılma yoluyla istinaf talebinin reddine, davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesi netincesinde, mahkemece davalı vekili tarafından yatırılan istinaf harçlarının kaldırma kararı sonrası kurulan hükümle davalıya iadesine karar verilmesi gerekirken bu hususa karar verilmemesi doğru olmadığından itirazlarının bu yönden kabulü ile hükmün kaldırılarak düzeltilmek suretiyle davalı Hazine yönünden açılan davanın kabulüne, davalı ... yönünden ise pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. 2.Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2.Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Dosyanın incelemesinde; dava konusu ... 3805 parsel sayılı 450 m² yüz ölçümlü taşınmazın vasiyet ve hibe yönüyle 1979 yılında ... Belediyesi ... Müdürlüğü adına kayıtılı iken sonradan tapu kaydına ... müdürlüğü yazılmayarak ... Belediyesi adına kayıtlıymış gibi 12.05.2010 tarihinde ... Belediye Başkanlığı tarafından dava dışı ... adına kamulaştırma yapılan başka bir taşınmaz nedeniyle takas yapılmak suretiyle tescil edildiği, sonrasında satış yoluyla 28.05.2010 tarihinde dava dışı ... adına, 10.06.2010 tarihinde de dava dışı ...Ticaret A.Ş adına tescil edildiği, davacı tarafından yolsuz tescile dayalı olarak tapunun iptali istemiyle dava dışı ...Ticaret A.Ş aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda İstanbul Anadolu 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.05.2014 tarihli ve 2013/87 Esas, 2014/172 Karar sayılı kararı ile davalının iyiniyetli olduğu ve iyiniyetinin korunması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, hükmün Yargıtay aşamasından geçerek 30.01.2018 tarihinde kesinleştiği eldeki davanın 15.11.2019 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
3. Dava konusu taşınmazın belirlenen gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesi doğrudur. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idareler vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalı ... Başkanlığından peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.