Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2023/4350 E. 2023/10515 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4350
- Karar No
- 2023/10515
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1119 Esas, 2022/2700 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/302 Esas, 2020/12 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Mersin ili, ... ilçesi, Zorbazhark Mahallesi, 1962 ada 11 parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; kamulaştırmaya konu taşınmazın arsa niteliğinde olduğunu, idarece teklif edilen kamulaştırma bedelinin çok düşük olduğunu, taşınmazın gerçek değeri tespit edilerek, irtifak hakkı bedelinin tespitini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; değerlendirmeye esas alınan taşınmazın Yargıtay içtihatlarına uygun olmadığını, dava konusu taşınmaz üzerindeki yapının tamamlanma oranının hatalı belirlendiğini, buna bağlı olarak da kamulaştırma bedelinin yüksek hesaplandığını, yapının % 63 oranında tamamlandığını, yine binanın kaç yılında yapıldığı tespit edilmeden yıpranma oranının belirlenmesinin hatalı olduğunu, ağaç bedellerinin hesaplanmaması gerektiğini, tespit edilen kamulaştırma bedelinin tamamına karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerekirken, fark bedele kararın kesinleşmesine kadar yasal faiz işletilmiş olmasının davalıların sebepsiz zenginleşmesine yol açacağını, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davalı lehine vekâlet ücreti takdir edilemeyeceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın emsal alınan taşınmazdan çok daha fazla değerli olduğunu, taşınmazın değerinin çok düşük belirlendiğini, irtifak tesisinden sonra taşınmaz üzerine 4 katlı bina yapılmasının imkansız hale geleceğini, taşınmazın fazlasıyla değer kaybedeceğini, buna rağmen hükme esas alınan bilirkişi raporunda değer kaybı oranının düşük belirlendiğini, taşınmaz üzerindeki zirai ve inşai muhdesatların bedelinin de çok düşük hesaplandığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırılması yapılmak suretiyle tespit olunan 778,00 TL zemin birim metrekare bedelin yerinde olup bölge rayicini yansıttığı, emsal alınan taşınmazın Yargıtay içtihatlarına uygun olduğu, yargı denetiminden geçtiği, taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların değerinin 2019 yılı resmi verilerine uyumlu olarak hesaplandığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı ve 2942 sayılı Kanun'un 29 uncu madde hükmü göz önüne alınarak, davacı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin de doğru ve yerinde olduğu, kamulaştırma bedelinin tamamının kararın kesinleşmesi beklenilmeksizin davalı hak sahiplerine dava tarihinden 4 ay sonrasından başlayacak yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği, İlk Derece Mahkemesince faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlendiği gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun'un 4 üncü, 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerindeki yapıya aynı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek, ağaçlara ise yaş, cins ve verim durumu dikkate alınmak suretiyle değer biçilmesi ve aynı maddenin son bendi uyarınca taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve irtifak hakkına konu olan bölüm dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirlenmek suretiyle irtifak hakkı bedelinin tespit edilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Dava konusu taşınmazla aynı mahallede bulunan, aynı amaçla kamulaştırılmasına karar verilen, benzer nitelikteki komşu parsellerden 1963 ada 4 parsel sayılı taşınmazın zemin birim metrekaresi, Dairemizin 2023/482 Esas, 2023/5224 Karar sayılı dava dosyasında, aynı değerlendirme tarihi itibarıyla 972,32 TL olarak tespit edilmiş olup, işbu bedel Dairemizce de uygun bulunduğundan, belirtilen dosyada belirlenen birim metrekare fiyattan ayrılma konusunda ek rapor alınmadan karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
5. Dava konusu taşınmaz üzerindeki binanın yaşı ve buna bağlı olarak yıpranma payı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenip, buna göre değerinin tespit edilmesi gerekirken; binanın yaşı belirlenmeden, soyut ifadelerle ve herhangi bir açıklama yapılmadan % 25 oranında yıpranma payı indirilerek, eksik araştırma ile karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
6. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, taşınmaz üzerinde bulunan muhtelif meyve ağaçlarının yaş, cins ve verim durumu dikkate alınarak, değerlendirme yılı olan 2019 yılı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerine uygun rayiç değerlerinin tespit edilmesi gerekirken, söz konusu meyve ağaçlarına 2019 yılı verilerinin oluşmadığından bahisle 2018 yılı verilerine göre değer biçildiği görülmüştür. Mahkemece, karar tarihi itibarıyla 2019 yılı verilerinin oluştuğu gözetilerek, bu hususta ek rapor alınıp sonucuna uygun hüküm kurulması gerekirken, 2018 yılı verilerine göre bedel tespit eden raporun hükme esas alınması suretiyle, eksik inceleme sonucu karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istek hâlinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.