Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2023/4530 E. 2023/10648 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4530
Karar No
2023/10648
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2857 Esas, 2023/123 Karar KARAR : Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/199 Esas, 2022/400 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının kamu düzenine aykırılık nedeniyle resen nazara alınarak düzeltilerek kaldırılarak yeniden hüküm tesisine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; dava konusu Gaziantep ili, ... ilçesi, Fatih Sultan Mahallesi 1739 ada 2 parsel sayılı taşınmazın ağaçlandırılıp mezarlık ve benzeri yerler yapılmak suretiyle el atıldığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL tazminat bedelinin el atma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz üzerinde ... Belediyesi tarafından şahısların hisseleri mezarlık alanında kalacak şekilde imar uygulaması yapılmış ve 2014 yılı Mart 30 itibarıyla 6360 sayılı Kanun kapsamında kanuni sorumluluğun idarelerine geçtiğini, kusurlu tarafından müvekkili olmadığını uygulamayı kabul etmeyen Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü olduğunu, el atma olarak nitelendirilen bölümün mezarlık alanından ayrı hukuki el atma olarak dahi nitelendirilmeyecek ve bağımsız bir bölüm olarak tamamen şahısların tasarrufu altında olacak şekilde yeniden oluşacağını, imar uygulaması işlemi dikkate alınarak davacının dava konusu taşınmazdaki fiili olarak el atılan bölüm bakımından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, dava konusu taşınmaz için belirlenen tazminat bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’ndan alınarak davacıya verilmesine, bedeline hükmedilen taşınmazın tapusunun iptaline, davalı ... adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; aynı kamulaştırma kapsamında daha önce 2013 yılında, 450 TL, 2014 yılında 322,32 ve 970 TL birim bedel üzerinden Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen dosyalarda hatalı olduğu belli olan 970 TL’nin esas alınarak hükme esas raporunda buna göre değerlendirilmesinin doğru olmadığını, kaldırma kararı ile müvekkil idare lehine bedel yönünden usulü müktesep hak oluştuğu göz ardı edilerek raporlar hazırlanmış ve iş bu raporlar doğrultusunda hüküm kurulduğunu, iki kere ıslah yapılmasının doğru olmadığını belirterek kararı istinaf etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza, mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak m² birim bedelinin 1.428,34 TL olarak tespit edildiği, her ne kadar davalı idarece, mahkemece, ikinci ıslaha göre karar verilmesinin hatalı olduğu ileri sürülmüşse de, 28.07.2020 tarihli ve 31199 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7251 sayılı Kanun'un 18 inci maddesi ile 6100 sayılı Kanunu’un 177 inci maddesine eklenen ikinci fıkrası ile "Yargıtay’ın bozma kararından veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde, ilk derece mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması hâlinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabilir. Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz" hükmü getirilmiş olduğu da gözetildiğinde; davacının ilk dilekçesi bedel artırım talebi, kaldırma kararından sonra sunulan dilekçesi ise ıslah talebi niteliğinde görüldüğünden davalı tarafın bu istinaf itirazı kabul edilmediği; ancak 26.11.2022 tarihli Resmî Gazete yayımlanan aynı tarihte yürürlüğe giren 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanuna eklenen Ek madde 4 ile mahkeme harçlarının maktu olarak belirlenmesi gerektiğinin hüküm altına alındığı dikkate alınarak; davalı idareden alınması gereken maktu harcın peşin alınan harçtan mahsubu ile fazla alınan harcın talep halinde yatıran tarafa iadesine karar verilmesi gerektiğinden ilk derece mahkemesinin kamu düzenine aykırılık nedeniyle re'sen nazara alınarak düzeltilerek kaldırılarak yeniden hüküm tesisine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakmeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”

3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.

4. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesi.

5. 7421 sayılı kanunla 2942 sayılı Kanun'a eklenen ek 4 üncü madde

3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki Gaziantep ili, ... ilçesi, Fatih Sultan Mahallesi 1739 ada 2 parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak ve Dairemiz denetiminden geçen aynı taşınmaza ilişkin paydaş dosyaları ile uyumlu olarak değer biçilmesi doğru olduğu gibi alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.

3.Buna karşın; 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek madde 4 ün üçüncü fıkrası; “Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir.” şeklinde düzenlenmiştir. Eldeki dava 04.11.1983 tarihinden sonra el atılan taşınmazın bedelinin tahsili istemine ilişkin olup 04.11.1983 tarihinden sonra kamulaştırma yapılmaksızın el konulan taşınmazlar hakkında açılan davalara ilişkin 2942 sayılı Kanun’da yasal düzenleme bulunmadığı, bu davaların kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından aldığı nazara alındığında ve harca ilişkin hükümlerin resen gözetilmesi gerektiği de dikkate alındığında nispi harca hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (6) numaralı bendinin hükümden çıkartılmasına yerine "Harçlar Kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 20.926,79 TL harçtan daha önceden ödenen davacı tarafça peşin yatırılan 35,90 TL ve ıslah harcı olarak yatırılan 2.480,78 TL ve 2.713,91 TL olmak üzere toplam 2.713,91 TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 15.696,2 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irad kaydına," cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2023/4530, K. 2023/10648, T. 09.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2023-4530-e-2023-10648-k-aeea62d14f22