Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2026/5782 E. 2026/7126 K. – Görevi Kötüye

Konu: Görevi Kötüye Kullanma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2026/5782
Karar No
2026/7126
Karar Tarihi
Konu
Görevi Kötüye Kullanma

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI:2014/48 Esas, 2015/249 Karar SUÇ :Görevi kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR:Kamu davasının düşürülmesine yönelik talebin reddine ilişkin KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN :Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.10.2015 tarihli ve 2014/48 Esas, 2015/249 sayılı Kararı ile sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/2 ve 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süreyle denetim süresine tâbî tutulmasına karar verildiği, söz konusu kararın 05.04.2016 tarihinde kesinleştirilmesini müteakip sanığın denetim süresi içerisinde suç işlemediğinden bahisle hakkındaki kamu davasının düşürülmesine yönelik talebinin reddine dair Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.02.2025 tarihli ve 2014/48 Esas, 2015/249 sayılı ek Kararının itiraz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca 13.03.2026 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.04.2026 tarihli ve KYB-2026/43395 sayılı yazısı ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; ''Dosya kapsamına göre, her ne kadar Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.02.2025 tarihli ek kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 05.04.2016 tarihinde kesinleştiği, 5 yıllık denetim süresinin anılan tarih itibarıyla başladığı, sanık hakkında 20.06.2016 tarihinde işlediği iddia olunan resmi belgede sahtecilik suçundan yapılan soruşturmaya ait Karabük Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/5455 soruşturma sırasında kayıtlı dosyasının halen derdest olduğundan bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın ortadan kaldırılmasına yönelik talebinin reddine karar verilmiş ise de; 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin 10. fıkrasında yer alan “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir” şeklindeki ve aynı maddenin 11. fıkrasında yer alan “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar.” şeklindeki düzenlemelere nazaran ve benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 29.06.2020 tarihli ve 2019/26773 esas, 2020/14447 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; düşme kararı verilebilmesi için sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suçu işlememesi gerektiğinin anlaşılması karşısında, soruşturma aşamasındaki bir dosyanın kasıtlı bir suçtan mahkûmiyet olarak değerlendirilme imkânı bulunmadığı, dolayısıyla sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 05.04.2016 tarihinden itibaren 5 yıl içinde suç işlediğinin kabulü mümkün olmadığından, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.'' Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.02.2025 tarihli ve 2014/48 Esas, 2015/249 sayılı ek Kararı ile sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 05.04.2016 tarihinde kesinleşmesi ve sanık hakkında 20.06.2016 tarihinde işlediği iddia olunan resmi belgede sahtecilik suçundan Karabük Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/5455 sayılı soruşturma dosyasının derdest olması gerekçe gösterilerek sanığın kamu davasının düşürülmesi talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin 10. fıkrası ''Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir.'', aynı maddenin 11. fıkrası ''Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar...'' hükümlerini içermektedir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, bahse konu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra sanık hakkında denetim süresi içerisinde işlediği iddia olunan resmi belgede sahtecilik suçundan Karabük Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/5455 sayılı soruşturma dosyasının bulunduğu, dava açılarak yargılama yapılıp neticesinde mahkumiyet kararı verilmesi ve bu kararın kesinleşmesi halinde sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanmasına karar verilmesi gerekeceği, yeni suçun denetim süresi içinde işlenmesinin yeterli olduğu, mahkumiyet hükmünün denetim süresi içerisinde verilmesinin zorunlu olmadığı, ileri bir tarihte de verilebileceği, bu aşamada kamu davasının düşmesine karar verilemeyeceği ancak soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi ya da mahkemece mahkumiyet dışında bir karar verilmesi halinde her zaman yeniden talepte bulunulabileceği gibi mahkemece de resen dosyanın ele alınarak davanın düşmesine karar verilebileceği, esasen mahkemece düşme kararı verilmeden önce sanık hakkında derdest bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığının araştırılması gerektiği nazara alındığında Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.02.2025 tarihli ve 2014/48 Esas, 2015/249 sayılı ek Kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. II. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname münderecatı yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2026/5782, K. 2026/7126, T. 23.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2026-5782-e-2026-7126-k-a2caf344b137