Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2025/7995 E. 2026/7150 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2025/7995
Karar No
2026/7150
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI :2017/89 Esas, 2023/431 Karar SUÇLAR :Rüşvet alma, rüşvet verme, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM :Sanık ... hakkında rüşvet alma ve resmi belgede sahtecilik suçlarından, sanık ... ve ... hakkında rüşvet verme suçundan mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Onama EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin reddi

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasında Hazinenin doğrudan zarar görmediği, yine sanıklar hakkında rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından açılan kamu davalarında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun 18/2. maddesinde 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7417 sayılı Kanun) 40. maddesiyle yapılan değişiklik ve usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu ile Hazine vekilinin 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden sonra 22.08.2025 tarihli dilekçe ile katılma ve temyiz isteminde bulunması karşısında, Hazinenin anılan tüm suçlar yönünden katılma ve hükümleri temyiz hakkı bulunmadığı anlaşıldığından, vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin sanıklar ... ve ... müdafiileri ile sanık ...'in temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanık ...'in çıkar amaçlı iş takipleri yaptığının belirtildiği iddianamenin (2) nolu bendinin (h) alt bendinde; "... İmar Müdürlüğündeki bir işi çözüme kavuşturmak için 29.000 TL ve ödenmemiş vergi borcuna ilişkin yürütmeyi durdurma kararı alınmasını takip etmek vaadiyle 20.000 TL para isteyip bir kısmını da almak suretiyle çıkar sağladığı (Mayıs 2010)" şeklinde nitelendirme yapılarak açılan kamu davası ile ilgili zamanaşımı süresi içerisinde mahallinde bir karar verilmesi mümkün görülmüştür. Sanık ...'ın 23.09.2025 tarihinde hükümden sonra vefat ettiği Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden temin edilen güncel nüfus kaydından anlaşıldığından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 64/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/8. maddeleri uyarınca bu hususta bir karar verilmesi lüzumu ile sanıklar ... ve ...'na isnat olunan eylemin sübutu halinde 05.07.2012 tarihli ve 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasa'nın 89. maddesiyle yapılan değişiklik öncesi yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un 255. maddesi kapsamındaki yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama ve bu suça iştirak suçunu oluşturacağı, suç tarihi itibarıyla lehe olan bu suçun anılan maddede ve resmi belgede sahtecilik suçunun 5237 sayılı Kanun'un 204/1. maddesinde öngörülen cezalarının üst sınırları itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi oldukları, suç tarihleri ile hüküm tarihi arasında ilaveli dava zamanaşımı sürelerinin gerçekleştiği dikkate alınarak kamu davalarının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması, Kanuna aykırı, sanıklar ... ve ... müdafiileri ile sanık ...'in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1, 5237 sayılı Kanun'un 64/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanık ... hakkındaki kamu davasının ölüm, sanıklar ... ve ... hakkındaki kamu davalarının ise zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 24.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2025/7995, K. 2026/7150, T. 24.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2025-7995-e-2026-7150-k-7df55c16b84f