Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2025/647 E. 2026/6140 K. – İhmali Davranışla

Konu: İhmali Davranışla Görevi Kötüye Kullanma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2025/647
Karar No
2026/6140
Karar Tarihi
Konu
İhmali Davranışla Görevi Kötüye Kullanma

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1330 Esas, 2024/1160 Karar SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Fatsa Ağır Ceza Mahkemesinin 01.06.2023 tarihli ve 2023/25 Esas, 2023/153 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62/1, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezasından çevrili 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/5. madde ve fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiştir. B. İstinaf Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 05.06.2024 tarihli ve 2023/1330 Esas, 2024/1160 sayılı Kararı ile sanığın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi Mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, katılan hakkında terör örgütü üyeliğinden mahkumiyet kararı verildiğine, bu nedenle memuriyete dönmesinin mümkün olmadığına, OHAL Komisyonu kararına iptal davası açılmaması nedeniyle hak kaybına uğramadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Suç tarihinde Ordu Barosuna kayıtlı avukat olan sanık hakkında, katılanın vekilliğini üstlenip, katılanın göreve iadesi için Olağanüstü Hal Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin kararı 15.11.2018 tarihinde tebellüğ ettiği halde süresi içerisinde İdare Mahkemesinde iptal davası açmadığı, bu suretle ihmali davranışma görevi kötüye kullanma suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın aşamalarda değişmeyen, iade başvurusunun reddine ilişkin kararın iptali için dava açmak üzere katılan ile aralarında anlaşma bulunmadığına dair inkara yönelik savunması ve bu savunmasının aksine delil bulunmaması ayrıca sanığa isnat edilen eylemin 5237 sayılı Kanun'un 257/2. maddesinde düzenlenen ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturması için görevin gereklerine aykırı davranış yanında objektif cezalandırma şartı olan "kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olunması" ya da "kişilere haksız bir menfaat sağlanması" şartlarından birinin de bulunması gerektiği, katılan hakkında Ordu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.01.2018 tarihli ve 2017/128 Esas, 2018/18 sayılı Kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen 6 yıl 3 ay hapis cezasının kesinleşmiş olması da dikkate alındığında objektif cezalandırma koşullarının oluşmadığı, atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerektiği nazara alınmadan, yanılgılı değerlendirmeler sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi, Kabule göre de; 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işleyen ve adli para cezası ile cezalandırılan sanık hakkında, temel ceza alt sınırdan tayin edildiği halde yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince hak yoksunluğu süresinin alt sınırdan uzaklaşılarak ve gün yerine ay olarak tayin edilmesi ayrıca aynı maddenin birinci fıkrasının (e) bendindeki tüm pak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi gerekirken sadece avukatlık hak ve yetkisinin kullanılmasından yasaklanmasına karar verilmek suretiyle sınırlı uygulama yapılması, Hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz itirazları yerinde görüldüğünden, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince verilen Kararın 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi gereği Fatsa Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,27.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2025/647, K. 2026/6140, T. 27.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2025-647-e-2026-6140-k-5f41eef6b7fe