Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2025/7357 E. 2026/4194 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2025/7357
Karar No
2026/4194
Karar Tarihi

KANUN YARARINA BOZMA

Mala zarar verme suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 151/1, 62... /2. maddeleri uyarınca 2.000,00 Türk Lirası Adli para cezası ile cezalandırılmasına dair ... Asliye Ceza Mahkemesinin 10.10.2024 tarihli ve 2022/169 Esas, 2024/522 Karar sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığının 09.12.2025 günlü ve 94660652-105-28-8779-2025-KYB sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.12.2025 günlü ve 2025/150341 sayılı İhbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,

MEZKUR İHBARNAMEDE; Dosya kapsamına göre, ... Asliye Ceza Mahkemesinin 10.10.2024 tarihli kararı ile mala zarar verme suçundan sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de, sanığın suça konu eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin somut bir iddia, görgü tanığı ve başkaca bir delil bulunmaması sebebiyle anılan suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet, isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozma olağanüstü yasa yolunun koşulları ve sonuçları, “kanun yararına bozma” adı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 3 09... . maddelerinde düzenlenmiştir. 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca, hakim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddi hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir. Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hakim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlar ve esasa etkili usul yanılgılarının, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır. Kanun yararına bozma yasa yoluna, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi nedeniyle kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.11.1977 günlü ve 3-2 sayılı kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bu yasa yolunun olağanüstü bir yasa yolu olması nedeniyle, her türlü hukuka aykırılık iddiası, yasa yararına bozma konusu yapılamayacak, bu kapsamda hakimlerin takdir hakkı alanına giren ve suç işleyenler için bir hak teşkil etmeyen hususlar ile mahkemenin takdirine bağlı istekler ve uygulamadaki takdir yanılgıları veya takdirin yerinde olup olmadığının denetlenmesine ilişkin başvurular, temyiz yasa yolundan farklı olarak yasa yararına bozma konusu yapılamayacağından, bu yolla denetlenemeyecektir. (Ceza Genel Kurulunun 23.03.2010 tarih ve 2/29-56 sayılı Kararı da bu doğrultudadır.) Bu açıklamalar çerçevesinde somut olay incelendiğinde; sanık ... hakkında, mahkemece yargılama yapılarak deliller usulünce değerlendirilerek mala zarar verme eyleminden 5237 sayılı Kanun'un 151/1 ve 62, 52. maddeleri gereğince 2.000,00 TL Adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, kanun yararına bozmaya konu edilen mahkûmiyet kararındaki ileri sürülen hukuka aykırılığın 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesindeki hallere dahil olmayıp hakimin takdir hakkına ilişkin olduğu, mahkemenin de olayda delilleri değerlendirerek sanığı cezalandırdığı ve takdir hakkını bu yönde kullandığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2025/7357, K. 2026/4194, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2025-7357-e-2026-4194-k-9f5e385dc883