Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2024/11451 E. 2026/6631 K. – Görevi Kötüye
Konu: Görevi Kötüye Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/11451
- Karar No
- 2026/6631
- Karar Tarihi
- Konu
- Görevi Kötüye Kullanma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/548 Esas, 2024/547 Karar SUÇ : Görevi kötüye kullanma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, yokluğunda verilen hükmün sanığa 28.03.2024 tarihinde tebliğ edildiği, temyiz süresinin son günü olan 12.04.2024 tarihinin resmi tatile, takip eden günlerin ise hafta sonu tatiline geldiği, bu itibarla 15.04.2024 tarihinde yapılan temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Bergama Ağır Ceza Mahkemesinin 30.11.2023 tarihli ve 2023/316 Esas, 2023/576 sayılı Kararı ile sanığın görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62/1 ve 51/1. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün erteli hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereği hak yoksunluğuna ve 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına hükmedilmiştir. B. İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 05.03.2024 tarihli ve 2024/548 Esas, 2024/547 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi Katılan ile anlaşmalarının ihalenin feshi davalarına yönelik olduğuna, davaları takip ettiğine, müdahalenin men-i davası hususunda anlaşmalarının olmadığına, katılanın verdiği para hususunda çelişkili beyanlarda bulunduğuna, tanıkların mahkemede dinlenmesi gerektiğine, suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden çelişkili katılan ve tanık beyanlarına itibar edildiğine, eksik inceleme ile mahkumiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğuna, hükmün bu nedenler ile resen nazara alınacak hususlar yönüyle bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Suç tarihinde İzmir Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, ... Noterliğinin 06.10.2020 tarihli ve A- ... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile vekilliğini üstlendiği katılan adına el atmanın önlenmesi davası açmadığı kabul edilen somut olayda; tüm dosya kapsamına ve sanığın aşamalarda değişmeyen savunmalarına göre katılan adına açmış olduğu ihalenin feshi davaları dışında el atmanın önlenmesi davası açılması için katılandan talimatı aldığına ve bu kapsamda davayı açmayarak üzerine atılı suçu işlediğine dair savunmasının aksini kanıtlayan her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve somut deliller bulunamadığından yüklenen suçtan beraati yerine delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Kabule göre de; İddianamede ve son soruşturmanın açılması kararında 5237 sayılı Kanun'un 257/2 ve 53/1. maddelerinin uygulanması talep edildiği halde, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan anılan Kanun'un 53/5. maddesindeki hak yoksunluğunun uygulanması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması, Hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. maddeleri uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi gereği Bergama Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.06.2026 tarihinde karar verildi.