Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2022/7474 E. 2026/6637 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/7474
- Karar No
- 2026/6637
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1125 Esas, 2021/70 Karar SUÇLAR : Zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararların temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde: Tebliğnamede sanık ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine dair karara ilişkin sanık müdafiinin temyiz talebinin reddine dair 23.02.2021 tarihli ek Karar yönünden görüş bildirilmiş ise de bu karar yönünden temyiz talebinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanık ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan açılan kamu davası ile ilgili olarak zamanaşımı süresi içerisinde mahallinde karar verilmesi mümkün görülmüştür. Sanıklar ... ve ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddi kararlarının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-g maddesinde yer verilen “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılanlar vekilinin anılan suçtan verilen kararlara yönelik temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sanıklar hakkında zimmet suçundan kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Tayin olunan ceza miktarına nazaran yasal koşulları bulunmadığından, sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun’un 299. maddesi gereği reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.07.2020 tarihli ve 2019/374 Esas, 2020/185 sayılı Kararı ile sanıklardan ... hakkında, nitelikli zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247/1-2, 43/1-2, 248/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53/1-2-3, 5. madde ve fıkraları gereği hak yoksunluklarına, ... ve ...'ün ise aynı suçtan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine hükmolunmuştur. B. İstinaf Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 13.01.2021 tarihli ve 2020/1125 Esas, 2021/70 sayılı Kararı ile sanık ... müdafiinin, O yer Cumhuriyet savcısının ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Sanıklar ... ve ...'ün diğer sanık ... ile fikir ve eylem birliği içinde hareket ettiklerine, dosya kapsamında bulunan delillerin de bu hususu doğrulaması karşısında sanıkların mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir. Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi Sanıklar ... ve ...'ün atılı suçu işledikleri sabit olduğu halde haklarında beraat kararları verilmesinin kanuna aykırı olduğuna ve sair hususlara ilişkindir.
Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Sanık hakkında öncelikli olarak beraat kararı verilmesi gerektiğine, mahkumiyet verilmesi gerekir ise de suç vasfının yanlış belirlenerek fazla ceza tayin edildiğine, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ile sair hususlara ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe 1)Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden Sanıkların leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmaları tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen İlk Derece Mahkemesinin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükümlerine karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararların usul ve kanuna uygun olması karşısında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve katılanlar vekillerinin temyiz itirazları ile hükümlerde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir. 2)Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesine göre infazdan sonra başlamak üzere sanığın kötüye kullanmış olduğu aynı maddenin (1-a) fıkrasındaki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanması yerine "devlet memuru" yetkisini kullanmaktan yasaklanması şeklinde sınırlı uygulama yapılması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna hükmolunması sırasında, süre belirtilmeksizin hükmolunan cezanın yarısı kadar denilmek suretiyle yasaklılık süresi bakımından infazda tereddüt oluşturulması, Hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu aykırılığın Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR 1)Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle sanıklar ... ve ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddi kararlarına ilişkin katılanlar vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2)Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararlarında, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 3)Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle sanık ... müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesine ait hüküm fıkrasının bir numaralı bendinin sekizinci paragrafında yer alan; ''Sanığın devlet memuru iken görevi kapsamında davaya konu suçu işlediği anlaşılmakla, TCK 53/5 maddesi gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar görev hak ve yetkisinin kullanmasından yasaklanmasına'' ibaresinin; "Sanığın devlet memuru görevi kapsamında yargılamaya konu suçu işlediği anlaşılmakla, aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca, ayrıca, cezasının infazından itibaren işlemeye başlamak üzere takdiren 2 yıl 9 ay süre ile devlet memurluğu hak ve yetkilerini kullanmasının yasaklanmasına," şeklinde değiştirilmesi suretiyle Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.06.2026 tarihinde karar verildi.