Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2025/9644 E. 2026/7369 K. – Zimmet

Konu: Zimmet

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2025/9644
Karar No
2026/7369
Karar Tarihi
Konu
Zimmet

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/336 Esas, 2025/568 Karar SUÇ : Zimmet HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Sanığın yüklenen suçtan mahkumiyetine dair Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesinin 23.02.2022 tarihli ve 2019/86 Esas, 2022/32 sayılı Kararının katılanlar vekili, şikayetçiler vekili ve sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 08.07.2024 tarihli ve 2022/3215 Esas, 2024/1723 sayılı Kararı ile "İddianame ve iddia makamının esas hakkındaki mütalasında talep edilmediği halde 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesine aykırı olarak, sanıklara veya müdafilerine ek savunma hakkı verilmeden sanıkların aleyhine düzenleme içeren 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulandığı" gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-e maddesi uyarınca hükmün bozulmasına karar verilmesi sonrasında İlk Derece Mahkemesince söz konusu bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde 30.10.2024 tarihli ve 2024/323 Esas, 2024/377 sayılı Karar ile sanığın zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247/1-2 ve 62/1. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hakkında aynı Kanun'un 53/1-2-3,5. maddesi uyarınca hak yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir. B. İstinaf Sanığın ve katılan Kooperatif vekilinin istinaf başvuruları üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 25.02.2025 tarihli ve 2025/336 Esas, 2025/568 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğuna, davaya konu olan krediyi kooperatif adına değil kendi adına çektiğine, Mahkemece kabul edilen hile unsurunun varlığından söz edilemeyeceğine, zimmet suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, İstinaf Mahkemesi kararının bozulması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir. Katılan Kooperatif Vekilinin Temyiz İstemi İstinaf Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanık hakkında takdir indirim sebebi uygulanması ve teşdit uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, bu sebeplerle hükmün bozulması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f bentlerinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği haller sınırlı olarak şu şekilde belirlenmiştir: ''Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra; e) İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç (g-Hükmün 230. madde gereğince gerekçeyi içermemesi, h-Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması) diğer bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine, f) Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine.... karar verir.'' Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 sayılı Kararı ile bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle "hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları" gerektiğine hükmolunmuştur. Belirtilen mevzuat hükümleri ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun içtihadı gözetildiğinde; ilk derece mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceği ilgili kanuni düzenleme ile sınırlı şekilde belirlenmiş olup Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararının 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenlerine uygun olmadığı anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar çağırılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan maddenin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği halde kanunda sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde verilen 08.07.2024 tarihli bozma kararı, 5271 sayılı Kanun’un 284. maddesi uyarınca direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince bu karara uyularak yeniden kurulan 30.10.2024 tarihli hüküm ve bu hükme yönelik istinaf incelemesine ilişkin 25.02.2025 tarihli karar hukuka aykırı bulunmakla, temyiz incelemesine konu kararın sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın ve katılan kooperatif vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin sair yönleri incelenmeyen Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, bozmada oy birliği, gerekçede oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 23.02.2022 tarihli hüküm yönünden 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca istinaf incelemesi yapılmak üzere 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.07.2026 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.02.2026 tarihli ve 2025/11-22 Esas, 2026/59 sayılı Kararında ifade edildiği gibi; bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli hâllerinin, aynı suç sayılacağı ilkesi de gözetilerek aynı suç sayılan bir suçun nitelikli hâlinin ve benzer şekilde fiilin ağırlaştırıcı neden altında işlenen şeklinin, 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesinde yer alan ve zorunlu müdafi atanması için gerekli olan beş yıllık sürenin belirlenmesinde esas alınması gerektiği, sanığa isnat edilen nitelikli zimmet suçu bakımından 5237 sayılı Kanun'un 247/1. maddesi uyarınca beş yıldan on iki yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü, suçun zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi nedeniyle aynı Kanun'un 247/2. maddesine göre herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın yarı oranda artırım yapılması gerektiği, bu hâliyle nitelikli zimmet suçu bakımından Kanun'da öngörülen cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması nazara alınarak adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında, istemi olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca sanığa müdafi atanmasında zorunluluk bulunduğu, bu nedenle de bozma kararı verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumuzdan bu ek gerekçe ile bozmaya iştirak edilmiştir.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2025/9644, K. 2026/7369, T. 02.07.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2025-9644-e-2026-7369-k-fdba42840916