Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2026/980 E. 2026/8767 K. – İhmali Davranışla
Konu: İhmali Davranışla Görevi Kötüye Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/980
- Karar No
- 2026/8767
- Karar Tarihi
- Konu
- İhmali Davranışla Görevi Kötüye Kullanma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/624 Esas, 2025/648 Karar SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.12.2023 tarihli ve 2021/190 Esas, 2023/346 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62/1 ve 51/1. maddeleri uyarınca erteli 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1-2-3-5. madde ve fıkraları gereği hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
B. İstinaf Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 27.02.2025 tarihli ve 2024/624 Esas, 2025/648 sayılı Kararı ile kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53/4. maddesi uyarınca 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi ve yüklenen suçu aynı Kanun’un 53/1-e maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında 53/5. madde gereğince hak yoksunluğuna hükmedilirken anılan madde, fıkra ve bentteki hak ve yetkiler yerine 53/1-d maddesindeki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi hükmünün 3. paragrafının hükümden çıkarılması ve hükümdeki “53/1-d” ibarelerinin “53/1-e” şeklinde değiştirilmesi suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanık savunmalarının dikkate alınmadığına, katılanın aynı konu ile ilgili dava açıp açmadığının sorulmadığına, katılanın zararı olmamasına rağmen şikayetçi olduğuna, eksik inceleme ile mahkumiyet kararı verildiğine, hükmün bu nedenler ve resen nazara alınacak hususlar yönüyle bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için aynı maddenin 6. fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliği veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/ 13... .04.2012 tarihli ve 2011/3-835 Esas, 2012/177 sayılı Kararlarında da açıklandığı üzere 5271 sayılı Kanun'un 231/6-c maddesinde düzenlenen "giderilmesi gereken zarar" kavramının, somut, belirlenebilir maddi zarar olduğu, sanığın sübutu kabul edilen eyleminin katılanın mağduriyetine yol açtığı gözetilerek, suç tarihi itibarıyla engel sabıka kaydı bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, aynı Kanun'un 231/6. maddesindeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin "CMK'nun 231/6-a maddesindeki yasal koşullar mevcut olmadığından adli sicili bulunmayan sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasının hukuken mümkün olmadığı" şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanmaması, Hukuka aykırı görülmüştür.
III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin Kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. maddeleri uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, bozma kararının içeriği de gözetilerek 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b maddesi gereği Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.09.2026 tarihinde karar verildi.