Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2022/677 E. 2026/5560 K. – Zimmet
Konu: Zimmet
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/677
- Karar No
- 2026/5560
- Karar Tarihi
- Konu
- Zimmet
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Sanık ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/12. maddesinin karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan hali gereğince itiraza tabi olduğu ve temyizi mümkün bulunmadığından aynı Kanun'un 264. maddesi hükmü de gözetilerek katılan vekilinin temyiz talebinin itiraz mahiyetinde kabulü ile dosyanın bu yönden İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, sanık ... müdafiinin süresinden sonra ve ceza miktarı itibariyle vaki yasal koşulları bulunmayan duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 318. maddesi gereğince REDDİNE, tebliğnamede ismine yer verilen sanık ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik bir inceleme talebi bulunmadığı gözetilerek, incelemenin katılan vekili ile sanık ...'in, sanıklar ... müdafiinin ve ... ile müdafiinin mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazları ile sınırlı ve duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: 1) Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanığın hükümden sonra 11.01.2021 tarihinde vefat ettiği UYAP sisteminden temin edilen nüfus kaydından anlaşılmakla, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2024 tarihli ve 2021/288 Esas, 2024/281 Karar sayılı ilâmı doğrultusunda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 64/1. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasıyla ilgili düşme kararı verilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkındaki kamu davasının aynı Kanun 3 22... sayılı Kanun'un 64/1 ile 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereği sanığın ölümü sebebiyle DÜŞMESİNE, 2) Sanıklar ... ve ... haklarında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; ...ve ...Gümrük Saymanlıklarında muhasebe yetkilisi veznedar olarak görev yapan sanıklardan ...'un 140.929,95 TL'yi, ...'in ise 246.932,06 TL'yi, 2005-2008 yılları arasında tahsil edilen bilgisayarlı vezne alındılarının bilgisayar sistemince oluşturulan gün sonu tahsilat bordrolarına yansıtılmaması, çift kayıt tutulması, sistem üzerinden makbuzların usulsüz iptali gibi yöntemlerle uhdelerine geçirdikleri iddialarıyla nitelikli zimmet suçundan cezalandırılmaları talebiyle açılan kamu davalarında; sanıkların zincirleme basit zimmet suçundan mahkumiyetine karar verilmiş ise de sanıkların atılı suçu kabul etmeyerek makbuzların bordroda görünmemesinin sistem hatası olduğunu, iptal işlemlerinin müdür şifresiyle yapılabileceğini, kendilerinde iptal yetkisinin bulunmadığını, sistemdeki mükerrer kayıtların ek ödeme alınmaksızın verilen suretlerden kaynaklandığını, gün sonu kasa kayıtlarında bir açık tespit edilmediğini savunmaları karşısında, sanık savunmalarına hangi gerekçeyle itibar edilmediğinin, hükümlerin dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçlar ile iddia, savunma ve dosyada bulunan diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin, hangi delillere hangi gerekçeyle üstünlük tanındığının açıkça ortaya konulması, sanıkların sübutu kabul edilen eylemlerinin, sorumlu tutuldukları zimmet miktarlarının nelerden ibaret olduğunun gerekçeye yansıtılması, eylemlerin iddianamede nitelikli zimmet olarak nitelendirilmesi, 30.12.2010 tarihli bilirkişi raporunda da eylemlerin hileli davranışlarla gerçekleştirildiği belirtilmesi karşısında zimmetin nitelikli olma durumunun karar yerinde tartışılması sonrasında hasıl olacak sonuca göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken gerekçesiz şekilde hükümler kurulmak suretiyle Anayasanın 141/3. maddesine, 5271 sayılı Kanun'un 34, 230. ve 289/1-g maddelerine muhalefet edilmesi, Kanuna aykırı, sanık ... müdafiinin, sanık ... ile müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.