Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/9897 E. 2026/1026 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/9897
Karar No
2026/1026
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/688 Değişik İş, 2023/703 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2023/İHK-51347 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2023/247933

İtiraz Hakem Heyeti kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıya kasko poliçesi ile sigortalı olan aracın 23.09.2022 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucunda hasarlandığını belirterek şimdilik kaydıyla 10,00 TL talep etmiş, yargılama sırasında talebini 1.243.673,81 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, araştırma raporu ile araçta sürücü değişikliği yapıldığının tespit edildiğini, avans faizi talebinin reddi ve vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirtmiştir. III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 1.243.673,81 TL'nin 31.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV.İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı itirazının reddine, davalı itirazının "aktif meslek klozu indirimi" yönünden kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 1.238.673,81 TL'nin 31.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, 5.000,00 TL'nin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde, tarafları lehine tarife gereği belirlenen vekalet ücretinin tamamına hükmedilmesi gerektiğini, hükmedilen alacak miktarına 5.000,00 TL indirim uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu, dosya kapsamında 02.08.2023 tarihli beyan dilekçelerinin mevcut olduğunu, beyan dilekçesi ekinde müvekkilinin kurucusu olduğu ... Gıda Pazarlama San. ve Tic. Ltd. Şti'ye ait Ticaret Sicil Gazetesi ilanı sunulmuş olmasına rağmen İtiraz Hakem Heyeti tarafından bu hususun gözden kaçırılmış olduğunu, Ticaret Sicil Gazetesi ilanını bir kez daha dilekçe ekinde sunduklarını, poliçede belirlenen Aktif Meslek Klozuna ilişkin herhangi bir beyana aykırılık söz konusu olmadığını, müvekkilinin mesleğinin esnaf olduğunun dosya kapsamına sunulan delillerle ortaya konulmuş olduğunu belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar olmadığını, araştırma raporuna göre sürücü değişikliği yapılmış olması nedeni ile talebin reddi gerektiğini, davacının başvuru dilekçesi ekinde iddiasına ilişkin delil, fatura, ekspertiz raporu sunmadığını ve tazminat talebini resmi belgeye dayandırmadığını, ispat külfetinin yer değiştirdiğini, poliçe kapsamında %30 oranında kıymet kazanma tenzili uygulanması ve ayrıca beyana aykırılık klozu kapsamında gerekirse %15 indirim yapılması gerektiğini, aktif meslek klozu doğrultusunda %15 oranında tenzili muafiyet uygulanması gerektiğini, davacı taleplerinin fahiş ve poliçe şartlarına aykırı olduğunu, dayanak olarak sunulan ve kişisel müracaatla alınmış ekspertiz raporunu kabul etmediklerini, araçta değişmesi gereken tüm parçaların davacının da onayı ile müvekkilince tedarik edilerek parça değişimlerinin yapıldığını, parçaların davacının onayı ile iskontolu olarak satın alındığını ve parça değişiminin bu yolla yapıldığını, davacının tüm zararının zaten giderilmiş olduğunu, bu husus dikkate alınmadan fahiş parça bedeli tespit edildiğini, yine poliçe şartları doğrultusunda müvekkili şirketin, anlaşmalı servislerde uygulanan işçilik bedelleri ile sorumlu olduğu da gözetilmediğinden işçilik bedelinin de fahiş belirlediğini, davacının aracı haklı sebep olmaksızın anlaşmalı servis dışında bir servise bıraktığını, şirketi dinlemeden hareket ettiği ve özel masraf yaptığı için bu masraflara kendisinin katlanmakla yükümlü olduğunu, müvekkilinin işçilik, KDV veya herhangi bir masraftan sorumlu olmadığını, davacı tarafça fatura sunulmadığından onarım bedeline KDV eklenmesinin mümkün olmadığını, aleyhe hükmedilecek vekalet ücretinin AAÜT’de belirtilen vekalet ücretinin 1/5’i tutarında olması gerektiğini, dava tarihinden ve yasal faiz ile sorumlu olacaklarını belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2- Uyuşmazlık; davacıya ait olup davalı ... tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan araçta oluşan hasar (onarım) bedeli nedeniyle tazminat talebine ilişkindir. Dosyanın tetkikinden; 28.07.2023 tarihli bilirkişi raporunda aracın ağır hasarlı olduğunun belirlendiği, aracın kaza tarihindeki piyasa rayiç değerinin 1.400.000,00 TL ve sovtaj bedelinin 500.000,00 TL olduğu ve davacıya 900.000,00 TL tazminat ödenebileceği belirtildikten sonra, araçtaki KDV dahil hasar bedelinin 1.243.673,81 TL olduğu tespitine yer verildiği ve davacı vekili tarafından dava konusu talebin ıslah ile 1.243.673,81 TL'ye yükseltildiği ve İtiraz Hakem Heyetince (bu tutardan aktif meslek klozu indirilerek) 1.238.673,81 TL'ye hükmedildiği anlaşılmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1409 uncu maddesinin 1 inci fıkrası gereği sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan gerçek zararı gidermekle yükümlüdür. Davalıya sigortalı davacıya ait araçta oluşan hasarın nitelik ve niceliğinin belirlenmesi, özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden 6100 sayılı HMK'nın 266 ncı maddesi gereği gerçek zararın belirlenmesi için rapor alınması gerekeceği açıktır. Somut olayda hakem heyetince sigorta eksperi bilirkişiden rapor alınmış ise de hükme esas alınan 28.07.2023 tarihli bilirkişi raporunda, aracın kaza tarihindeki rayiç bedelinden sovtaj bedeli düşüldükten sonra kalan 900.000,00 TL tazminatın talep edilebileceği belirtilmiş, ardından ise aracın ağır hasarlı değerlendirilmesi halinde araçtaki hasar bedelinin KDV dahil toplam 1.243.673,81 TL olduğu belirlenmiştir. Başka anlatımla raporda, araç için hem pert total hem de ağır hasarlı değerlendirmesi yapılmış olup rapor kendi içerisinde net bir saptama içermediğinden anılan bilirkişi raporunun bu haliyle hüküm kurmaya elverişi olmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle; davalının sorumlu olacağı gerçek zarar miktarının saptanması bakımından, öncelikle sovtajın kimde kaldığı belirlenerek, hasar onarım bedeline göre tamirin ekonomik olup olmadığı hususunda bilirkişiden ek rapor alınması, tamirin ekonomik olmadığının tespiti halinde Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.3.3.2.2. maddesindeki “Onarım masraflarının zarar gören aracın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşması ve aynı zamanda eksper raporu ile aracın onarım kabul etmez bir hale geldiğinin tespit edilmesi durumunda, araç tam hasara uğramış sayılır. Bu durumda, aracın ilgili mevzuat doğrultusunda hurdaya ayrıldığına dair hurda tescil belgesi sigortacıya ibraz edilmeden araç sahibine sigorta tazminatı ödenmez.” şeklindeki hüküm de dikkate alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/9897, K. 2026/1026, T. 22.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2025-9897-e-2026-1026-k-294e3291470a