Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/8070 E. 2026/4086 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/8070
- Karar No
- 2026/4086
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/... Değişik İş, 2022/229 Karar
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın, 07.11.2013 tarihinde davacıya yaya halde iken çarptığını ve yaralanmasına sebep olduğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak ikame ettikleri davada şimdilik 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kusuru, zararı kabul etmediklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taleple bağlı kalınarak 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 09.07.2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Davacı vekilinin karara itirazı üzerine, İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyetinde 100,00 TL’lik talebin kabulüne karar verildiğini, dosyada hesap bilirkişi raporu yerine, kusur bilirkişi raporunun tebliğ edildiğini, taraflarına bedel artırım hakkı tanınmadan, uyuşmazlık hakkında karar verildiğini, Sigorta Tahkim Komisyonu sisteminde, en son aldırılan ek aktüer bilirkişi raporunun bulunmadığını, bu raporun kendilerine tebliğ edilmediğini, belirsiz alacak şeklindeki talepleri yönünden bedel artırımı hakkının kısıtlandığını, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararında 2022 yılındaki asgari ücretin baz alındığı ek aktüer raporundan bahsedildiğini, fakat bu ek aktüer raporunun hiçbir şekilde taraflarına gönderilmediğini, gönderilmesi yönündeki itirazların dikkate alaınmadığını, dosyanın İtiraz Hakem Heyetine intikalinden sonra 2021 yılı asgari ücreti üzerinden hesaplanan raporun taraflarına tebliğ edildiğini, bu rapora karşı itirazlarının zaten var olduğunu, hukuki dinlenilme haklarının engellendiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın davacı yayaya çarpması sonucunda yaralanma nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. Savunma hakkı Anayasanın hak arama hürriyeti başlıklı 36. maddesinde "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." düzenlemesi ile açıkça hüküm altına alınmıştır. İddia ve savunma hakkı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun hukuki dinlenilme haklı başlıklı 27. maddesi ile usul hukukumuza yansıtılmıştır. Anılan maddenin birinci fıkrasında davanın taraflarının kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip oldukları belirtildikten sonra maddenin ikinci fıkrasında bu hakkın "açıklama ve ispat hakkı"nı da içerdiği vurgulanmıştır. Davanın taraflarının usul hukuku hükümlerine aykırı olarak açıklama ve ispat hakkını kullanmalarının kısıtlanması, iddia ve savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27. maddesinde yer bulan “Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkeme, iki tarafa eşit şekilde hukukî dinlenilme hakkı tanıyarak hükmünü vermelidir. Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukukî dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkı içinde teminat altına alınmıştır. Bu hakka, tarafın hâkime meramını anlatma hakkı ya da iddia ve savunma hakkı da denilmektedir. Ancak, hukukî dinlenilme hakkı, bu ifadeleri de kapsayan daha geniş bir anlama sahiptir. Bu hak çerçevesinde, tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur. Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi, kural olarak mümkün değildir. Bu kapsamda hukuki dinlenilme hakkı, bilgilenme/bilgilendirme, açıklama yapma, yargı organlarınca dikkate alınma ve kararların gerekçeli olması gibi hususları içerdiği açıktır. Bilgilenme hakkı, yargılamanın içeriğine dair tam bir bilgi sahibi olmanın yanında gerek karşı tarafın gerekse de yargı organlarının dosya içeriğine yapmış oldukları işlemleri öğrenmelerini kapsar. Bilgilenme/ bilgilendirme hakkının etkin biçimde kullanılabilmesi için gönderilecek tebligat ve davetiyelerde kanunda öngörülmüş şekil şartlarına sıkı sıkıya uyulması gerekmektedir. Ayrıca bu hak sadece davanın başındaki iddia ve savunmalar açısından değil yargılamanın her aşamasında dikkate alınmalıdır. Bu kapsamda devam eden bir yargılamada, tarafların açıklamaları için bilgilendirme yeterli olmayıp yargılamada yer alan diğer kişilerin (tanık, bilirkişi gibi) açıklamaları açısından da önemlidir. Bilgilenme hakkının usulüne uygun kullanımı ile tarafların haklarında öğrendikleri isnat ve iddialara karşı beyanda bulunabilme, davaya yönelik bilgi ve belge verebilme yani açıklama yapma hakkı da hukuki güvenceye bağlanmaktadır. Böylece davanın her iki tarafına eşit şekilde açıklama yapma hakkı tanınması ile adaletin görünür kılınması sağlanacaktır. Açıklamada bulunma hakkı, tarafların, yazılı veya sözlü şekilde iddia ve savunmalara karşı itirazda bulunabilme, davaya ilişkin beyanda bulunmalarını sağlar. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 280. maddesinde " Bilirkişi, raporunu, varsa kendisine incelenmek üzere teslim edilen şeylerle birlikte bir dizi pusulasına bağlı olarak mahkemeye verir; verildiği tarih rapora yazılır ve duruşma gününden önce birer örneği taraflara tebliğ edilir." düzenlemesine yer verilmiş ve madde gerekçesinde de açıklandığı üzere bilirkişi raporunun taraflara tebliğ zorunluluğu öngörülmüştür. Somut olayda Uyuşmazlık Hakem Heyeti karar gerekçesinde, ek hesap raporundan bahsedilmiş buna göre davalıya sigortalı aracın %20 kusuru, davacının %6,3 maluliyetine göre yapılan hesaplama sonucunda 39.678,58 TL tazminatın bulunduğu, raporun hükme esas alınabilir olduğu ancak davacının talebi ile bağlı kalınarak 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatına hükmedildiği belirtilmiştir. Karar içeriğinde davacıya işbu raporun tebliğ edildiğine dair açıklama olmadığı gibi, dosya içinde belirtilen ek rapora ve davacıya tebliğine dair evraka da rastlanmamıştır. Davacı vekili itirazında ek bilirkişi raporunun kendilerine tebliğ edilmediğini, dosyada böyle bir raporun bulunmadığını dava değerini artırma haklarının kısıtlandığını belirterek karara itiraz etmiş, İtiraz Hakem Heyetince bilirkişi raporunun tebliğ edildiği ancak davacının davasını ıslah etmediği gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir. Dairenin 17.12.2024 tarihli geri çevirme kararı ile (tarihi belli olmayan) ek hesap bilirkişi raporu ve davacı vekiline tebliğ belgesi İtiraz Hakem Heyetinden istenmiş, ek hesap raporu gönderilmemiş dosyada böyle bir raporun alınıp alınmadığı belirtilmemiş, zaten dosyada var olan kusur raporunun ve asıl hesap raporunun davacıya bildirildiği mail çıktıları gönderilmiştir. Dairece bu kez saklama kararını veren mahkeme yazı işleri müdürlüğüne UYAP sisteminden ek hesap raporunun Tahkim Komisyonunca gönderilmesinin sağlanması için (eksik belge istemli) talep gönderilmiş, ancak yazımıza cevap verilmemiştir. Şu halde davacının asıl hesap raporuna karşı itirazı üzerine alınan ve hükme esas kabul edilen ek hesap raporunun (39.678,58 TL tazminatın tespit edildiği) dosya içine eklenmesi, davacı vekiline usulüne uygun tebliğ edilmesi taraflara ek rapora karşı beyan, bedel artırım ve itiraz hakkını kullanma imkanı tanınması gerekirken, bu yön gözetilmeksizin davacının hukuki dinlenilme hakkı kısıtlanarak karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.