Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/7254 E. 2026/1790 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/7254
Karar No
2026/1790
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/832-2024/1043 İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/589 Esas - 2024/6 Karar

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde; davalıların eylemleri nedeniyle planlı dolandırıcılık mağduru olduğunu, aracına haciz konulduğunu, davetiyenin tebliğ edildiğini, icra dosyasının davaya konu ikinci davalı ...'nun ödeyeceğini, bu sebeple konutunu ...'ya sattığını, davalı avukatının planlı dolandırıcılık ile umumi bankalara da haciz konulduğunu, planlı dolandırıcılık mağduru olması sebebiyle 5.000.000,00 TL tazminat talebi olduğunu, adli yardım talebinin olduğunu, fakirlik belgesinin daha sonra dosyaya sunulacağını beyan etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya gider avansını yatırması için kesin süre verildiği, söz konusu kesin süreyi ihtiva eden muhtıranın davacıya tebliğ edildiği ancak davacı tarafa ara karar tebliğ edilmesine rağmen gider avansını tamamlamadığı gerekçesiyle davacının davasının dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin 20.03.2024 tarih, 2024/832 Esas ve 2024/1043 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davacı tarafından temyiz edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ek kararı ile "Dairemizin 2024/832 Esas, 2024/1043 Karar sayılı 20.03.2024 tarihli kararın kesin olarak verilmiş olduğu görülmekle 6100 Sayılı HMK 366. Maddesinin atfı ile HMK 346/1. maddesi uyarınca temyiz talebinin reddine" karar verildiği anlaşılmıştır. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ek karara karşı temyiz dilekçesinde; adli yardım talebinin kabulü gerektiğini, mahkemece malvarlığı konusunda emniyet ve gerekli yerlerde araştırma yapılması gerektiğini, eksik inceleme ile karar verildiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, haksız fiil nedeniyle tazminat talebine ilişkindir. 1.Davacının temyiz başvurusunda bulunurken adli yardım talebinde bulunduğu, bu talebinin değerlendirilebilmesi bakımından, dosyaya gerekli belgelerin ibraz edildiği görülmektedir. Adli yardımdan yararlanabilmenin şartlarını düzenleyen 6100 sayılı HMK'nın 334/1. maddesinde "Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimseler" denilmek suretiyle adli yardımdan yararlanabilecek kişilerle ilgili genel çerçeve çizilmiştir. Anılan maddelere göre adli yardımın şartları, ödeme gücünden yoksun olma ve talebin açıkça dayanaktan yoksun olmamasıdır. Adli yardım talebinde bulunan gerçek kişi veya tüzel kişinin yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri de mahkemeye ibraz etmesi gerekir. Adli yardım talebinde bulunanın ödeme gücünden yoksun olup olmadığı, bu belgeler incelenerek belirlenecektir. Bu açıklamalar ışığında adli yardım talebinde bulunan davacı tarafından temyiz dilekçesinde emsal olarak sunulan ve kendisi tarafından açıldığı anlaşılan İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/417 Esas sayılı dosyasında; "mahkemece yaptırılan zabıta araştırmasında emniyet tarafından verilen cevaptan davacı adına ... plakalı aracın kayıtlı olduğu ancak aracın da dosyaya sunulan belgelere göre hurda nedeniyle satışının yapılmış olduğu davacının geçici olarak çalışması, düzenli bir gelirinin bulunmaması, başkaca bir menkul ya da gayrimenkul malının tespit edilememiş olduğu aynı davacının İstanbul 13. Vergi Mahkemesinin 2023/600 Esasa kaydedilen davada da adli yardım talep ettiği, verilen karara itiraz üzerine İstanbul 14. Vergi Mahkemesinin 2023-1 17... -1602 Karar sayılı dosyasında da adli yardımdan faydalandırılmasına karar verilmiş olduğu nazara alınarak adli yardımla ilgili HMK düzenlemeleri gereğince hak arama özgürlüğü yönünden açtığı bu davadaki yargılama giderlerini karşılayacak durumda bulunmadığı, davada haklı çıkma ihtimali de bulunduğu nazara alınarak adli yardımdan faydalandırılmasına" karar verildiği, yine davacının İstanbul 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 2023/657 Esas sayılı, İstanbul Anadolu 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2023/719 Esas sayılı, İstanbul Anadolu 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2023/903 Esas sayılı, İstanbul Anadolu 13. İcra Hukuk Mahkemesinin 2024/362 D.İş sayılı ve İstanbul 46. İcra Hukuk Mahkemesinin 2023/823 Esas sayılı dava dosyalarında da adli yardım taleplerinin kabulü yönünde karar verildiği, dosyadaki bilgi ve belgeler de gözetildiğinde davacının hakkında başlatılan icra takipleri nedeniyle geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken temyiz yoluna başvuru giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşıldığından, adli yardım talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş, ek karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine geçilmiştir. 2.Yerel mahkemece, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114. maddesi ile dava şartlarının düzenlendiği, HMK'nın 114/g maddesinde gider avansının yatırılmış olması dava şartı olarak tanımlanmış olup 115/2 maddesinde dava şartının yokluğu halinde izlenecek yolun gösterildiği, 120. maddesi ile de gider avansına ilişkin düzenlemeler getirildiği, gider avansının eksik yatırılması halinde dava şartı eksikliği sonradan tamamlanabilecek bir husus olup, bunun için mahkemece davacıya gider avansını yatırması için kesin süre verildiği, söz konusu kesin süreyi ihtiva eden muhtıranın davacıya tebliğ edilmesine rağmen gider avansının tamamlanmadığı gerekçesiyle davacının davasının 6100 saylı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115/2 maddesi gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiği, karara davacının itiraz etmesi üzerine; Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın usul ve kanuna uygun bulunduğu gerekçesiyle davacının istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği ve karara karşı davacı tarafından temyiz talebinde bulunulduğu, Bölge Adliye Mahkemesinin incelememize konu ek kararı ile "Dairemizin 2024/832 Esas, 2024/1043 Karar sayılı 20.03.2024 tarihli kararın kesin olarak verilmiş olduğu görülmekle 6100 sayılı HMK 366. maddesinin atfı ile HMK 346/1. maddesi uyarınca temyiz talebinin reddine" karar verildiği anlaşılmıştır. Dosyanın incelenmesinden somut olayda yerel mahkemenin kararının usulden ret kararı, dava konusu edilen tazminat miktarının ise 5.000.000,00 TL olduğu ve verilen kararın karar tarihi olan 20.03.2024 tarihi itibariyle temyizi kâbil kararlardan olduğu anlaşılmış olup Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararının kaldırılmasına, Bölge Adliye Mahkemesinin 20.03.20 24... /832 Esas, 2024/1043 Karar sayılı asıl kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine geçildi; Adli yardım talebinin reddi üzerine yatırılacak başvuru ve peşin harçlarıyla ilgili verilen ara karar üzerine uygulanacak sürece dair 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16. maddesinde "değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerlerin esas alınacağı", 28/a maddesinde ise "karar ve ilam harçlarının 1/4'ü peşin, geri kalanı kararın verilmesinden itibaren 1 ay içinde ödeneceği..", aynı Kanun'un 32. maddesinde "yargı işlemlerinden alınacak harçların ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağı", 30. maddesinde de "muhakeme sırasında tespit olunan değerin dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğunun anlaşılması durumunda yalnız o celse için muhakemeye devam olunacağı, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcının tamamlanmadığı sürece davaya devam olunmayacağı" öngörülmüştür. Bu halde; dava açılırken yeterli harç yatırılmadığı taktirde Harçlar Kanunu’nun 32. maddesi gereğince eksik harç tamamlanmadan müteakip işlemler yapılamayacağından mahkemece, anılan harçların ikmali için aynı Kanun'un 30. maddesi uyarınca davacıya süre verilerek, re'sen eksik harç tamamlatılıp, bundan sonra yargılamaya devam edilmesi gerekmektedir. Somut olayda davacı tarafından dava açılırken 5.000.000,00 TL tazminat talep edildiği, yerel mahkemece "yargılama sırasında davacının 08.09.2023 tarihli adli yardım talebinin reddi ara kararına karşı 22.11.2023 tarihinde itiraz ettiği, dosyanın 10. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilerek adli yardım talebinin 30.11.2023 tarihinde değerlendirildiği, harç tamamlama ara kararının kurulduğu, usulüne uygun tebliğ edildiği, süresinde harcın tamamlanmadığı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 114. maddesinin dava şartlarını düzenlediği, HMK'nın 114/g maddesinde gider avansının yatırılmış olması dava şartı olarak tanımlanmış olup 115/2 maddesinde dava şartının yokluğu halinde izlenecek yolun gösterildiğini, 120. maddesi ile de gider avansına ilişkin düzenlemeler getirildiği, gider avansının eksik yatırılması halinde dava şartı eksikliği sonradan tamamlanabilecek bir husus olup, bunun için Mahkemece davacıya gider avansını yatırması için kesin süre verildiği, söz konusu kesin süreyi ihtiva eden muhtıranın davacıya tebliğ edilmesine rağmen gider avansının tamamlanmadığı" gerekçesiyle davacının davasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115/2 maddesi gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiği anlaşılmış olup; eksik harç ikmali için süre verilmesi, dolayısıyla harcın tamamlanmasının sağlanması, tamamlanmadığı takdirde Harçlar Kanunun'un 30. maddesine göre davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, HMK'nın 1 14... . maddelerine girmeyen bu hususun yanlış değerlendirildiği anlaşılmış, bozmayı gerektirmiştir. VI.KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeple davacının adli yardım talebinin KABULÜNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeple davacının temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz olunan ek kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının incelenmesiyle kararın ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.02.2026 tarihinde Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY GEREKÇESİ

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/7254, K. 2026/1790, T. 18.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-7254-e-2026-1790-k-02558adc63b6