Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/241 E. 2024/5604 K. – Haksız Fiilden
Konu: Haksız Fiilden Kaynaklanan Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/241
- Karar No
- 2024/5604
- Karar Tarihi
- Konu
- Haksız Fiilden Kaynaklanan Tazminat
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1218 E., 2023/1688 K. HÜKÜM/KARAR: Usulden Ret/Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ: Tokat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/585 E., 2023/217 K. Taraflar arasındaki haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 25.01.2018 tarihinde davalı ... Başkanlığından ihale alan davalı ... İnşaat Ltd. Şti.'nin taşeronu, davalı ...'nin çalışanı, iş makinesi operatörü davalı ...'in peyzaj düzenlemesi ihalesi kapsamında yıktığı duvarın altında kalan davacının eşinin vefat ettiğini, davacının desteğinden yoksun kaldığını, davalılar hakkında açılan ceza mahkemesinde verilen mahkumiyet kararının kesinleştiğini, müvekkilinin destekten yoksunluk zararının tahsili istemi ile açtıkları belirsiz alacak davasının Tokat 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/70 Esas sayılı dosyası ile görüldüğünü, uzun süren yargılamada ilk olarak 07.02.2021 tarihinde dava değerini artırdıklarını, daha sonra asgari ücretin artması ile yeniden hesap yapılması üzerine fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak 20.06.2022 tarihinde ıslah yaptıklarını ve mahkemece ıslah edilen miktar üzerinden davanın kabulüne karar verildiğini, fakat bu usul işlemlerini yaptıktan sonra asgari ücretin iki kez daha değiştiğini, asgari ücretin kamu düzenine ilişkin olması sebebiyle usulü kazanılmış hak oluşmayacağını, gerçek zarara en yakın tazminatın davacıya ödenmesi gerektiğini belirterek davacının gerçek zararının tespiti ile Tokat 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/70 Esas sayılı dosyası ile hükmedilen rakamın tenkisi sonucu kalan zarara karşılık belirsiz alacak davası olarak şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın derdestlik, görev, zamanaşımı ve husumet nedeniyle reddinin gerektiğini, ayrıca kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, davalı şirket ile imzalanan sözleşme gereğince zarardan yüklenici firmanın sorumlu olduğunu, kazanın meydana geldiği yerde gerekli tedbirlerin alındığını, tüm uyarılara rağmen müteveffanın yıkım alanına zorla girdiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... İnşaat Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; yıkım işinin tüm güvenlik önlemleri alınmak suretiyle yapıldığını, müteveffanını hiçbir görevi ve sorumluluğu bulunmayan yıkım alanına zorla girdiğini, olay sebebiyle müvekkiline kusur yüklenmesinin mümkün olmadığını, aynı konuya ilişkin Tokat 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/70 Esas sayılı dosyasının halen derdest olduğunu, belirsiz alacak davası açıldıktan sonra aynı konuya ilişkin ek dava açılamayacağını, tamamen müteveffanını kusuru ile olayın meydana geldiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, aynı konuda derdest dava bulunduğunu, dava konusu olayda müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, tüm uyarılara rağmen yıkım alanına giren müteveffanın olaya sebebiyet verdiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; aynı konudaki Tokat 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/70 Esas sayılı dosyasının halen derdest olduğunu, ... ve ... Ltd. Şti.'nin güvenlik önlemlerini almakla yükümlü olduğunu, müvekkilinin yıkım işlemi dışında bir sorumluluğunun bulunmadığını, yıkım sırasında müteveffa ve yanındaki şahısların tüm uyarılara rağmen yıkım alanından geçtiği sırada olayın meydana geldiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Belirsiz alacak davası açan davacının, talep artırım yahut ıslah suretiyle neticei talebini artırabileceği, ayrıca belirsiz alacak davası türünde dava açılması durumunda alacağın tamamı dava konusu edildiğinden aynı dava konusu ile ilgili ek dava açılması halinde derdestlik dava şartının söz konusu olacağı, (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 14.03.2022 tarih ve 2022/1985 Esas 2022/3372 Karar sayılı ilamı) davacının, Tokat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2018/70 Esas sayılı dosyada talep artırım ve ıslah haklarını kullandığı, Tokat 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde hükme esas alınan 14.06.2022 tarihli aktüerya bilirkişi raporuna itiraz etmediği, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak ıslah işlemini yaptığı, davacının bilirkişi raporuna itirazı bulunmadığından 14.06.2022 tarihli bilirkişi raporu ile belirlenen tazminat miktarı yönünden davalılar lehine usulü kazanılmış hak oluştuğu, ayrıca Tokat 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açmış olduğu dava, belirsiz alacak davası olup davacı, dava konusu asgari ücret artışına dair itirazlarını devam eden yargılamada ileri sürebilmekte olduğu, bununla birlikte belirsiz alacak davası türünde dava açılması durumunda alacağın tamamı dava konusu edildiğinden aynı dava konusu ile ilgili ek dava açılması halinde aynı konuda aynı taraflar arasında devam eden davanın varlığı nedeniyle derdestlik dava şartı bulunduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Tokat 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/70 Esas sayılı dosyasında bedel artırım ve ıslah yapıldıktan sonra asgari ücrette artışlar meydana geldiğini, davanın görülmesi gerekirken adil ve hakkaniyetli olmayan bir gerekçe ile reddinin yerinde olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ile dairemizce de benimsenen gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, bu nedenle inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararlarına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Tokat 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/70 Esas sayılı dosyasından belirsiz alacak davasında talep artırım ve ıslah yaptıklarını ancak ıslah yapıldığı tarihten sonra da asgari ücrette artış olduğunu, karara en yakın tarihteki asgari ücret üzerinden hesap yapılması gerektiğini, ıslah yapılırken fazlaya ilişkin hakların da saklı tutulduğunu, gerçek zarar ile hesap edilen zarar arasındaki fark için açılan davanın görülmesi gerektiğini, davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını belirterek kararların bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalıların haksız fiili nedeniyle vefat eden eşinin desteğini yitiren davacının açtığı ilk davadan sonra asgari ücretteki gelen artışlar nedeniyle ilk davada belirlenen rakam gerçek zararı yansıtmadığından gerçek zarar tespit edilerek anılan dava sonucu hükmedilen kısmın tenkisinden sonra kalan bakiye destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6100 sayılı Kanun'un 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendi, 115 inci maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve 53 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir suretin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.