Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/13638 E. 2026/4397 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/13638
Karar No
2026/4397
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/1298-2024/1302

İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 22.03.2023 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki motorlu bisiklet ile davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı kamyonetin karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 15.001,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur raporu alınması, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakeminin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamının incelenmesinde, davacı tarafından sürekli iş göremezlik talebi yapılmış ise de buna esas herhangi bir maluliyet raporu sunulmadığı, bununla birlikte Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru öncesinde de davalı ... şirketine söz konusu maluliyet raporunun sunulduğuna dair herhangi bir delile de rastlanmadığı, davacı tarafından sadece epikriz raporu ile genel muayene raporlarına yer verildiği, dolayısıyla gerek başvuru dosyasında gerekse davalı ... şirketine başvuru esnasında herhangi bir maluliyet raporunun mevcut olmadığının anlaşıldığı, 2918 sayılı KTK'nun 97 maddesine göre tahkime başvuru öncesinde sigorta şirketine gerekli belgeler ile usulüne uygun şekilde başvuru yapılmış olmasının dava ön şartı olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 114 maddesine göre dava şartı eksikliğinin bulunduğu, HMK'nın 115 maddesinin 2 fıkrası uyarınca dava şartı yokluğundan başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakemin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekili tarafından tahkime başvuru dilekçesinde ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen rapora göre davacının %16 oranında maluliyeti olduğunun belirtildiği, söz konusu rapor ile davalı ... şirketine başvuru yapılmış olmasına rağmen davalı ... şirketinin ödeme yapmadığının belirtildiği, ancak tahkime başvuru dilekçesinin ekinde söz konusu maluliyet raporu ve davalı ... şirketine anılan rapor ile başvuru yapıldığına ilişkin yazının ekli olmadığı, dosya kapsamından davacı vekili tarafından 21.09.2023 tarihli e-posta ile davalıya ödeme talebinde bulunulduğu, 28.03.2024 tarihli e-posta ile de davalıya anılan maluliyet raporu ve diğer belgelerin sunulduğu, ancak davalı tarafından davacıya ödeme yapılmadığının tespit edildiği, Uyuşmazlık Hakemince, maluliyet raporu ve bu rapor ile davalıya başvuru yapıldığına ilişkin belgenin sunulması için davacı vekiline HMK hükümlerine göre süre verilmesi gerektiği halde, HMK hükümlerine aykırı olarak delil sunma hakkı tanınmaksızın başvurunun usulden reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, davacının davaya konu kazadan önce ateşli silahla yaralanma nedeniyle sol kolunda sinir yaralanmasının bulunduğu, buna bağlı olarak kolunda araz meydana geldiği, davacıda davaya konu trafik kazasından önce var olan araz ile trafik kazasına bağlı arazların illiyet bağı tespit edilerek ayrılması gerektiği gerekçesiyle hakem heyetinin 17.09.2024 tarihli ara kararı ile iki ortopedi ve travmatoloji uzmanından oluşan heyetten maluliyet raporu alınmasına karar verildiği, ara karar uyarınca bilirkişi heyetinden alınan 26.09.2024 tarihli raporda, davacının sol dirseğinde eski kırığa bağlı eklem hareketinin olmadığı, yaklaşık 30 derece ankilozda olduğu, söz konusu durumun davaya konu 22.02.2023 tarihli trafik kazası ile illiyet bağının bulunmadığı, davacının kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre 22.02.2023 tarihli trafik kazasına bağlı sürekli maluliyet oranının tayin edilebilmesi için davacının tedavi gördüğü hastanenin (... Devlet Hastanesi) Ortopedi ve Travmatoloji Kliniğinden veya Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Kliniğinden alınacak her iki omuz ve her iki diz eklem hareket açıklığını gösteren muayene raporu ile değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varıldığı, davacı vekili tarafından rapora itiraz edilerek yeni bir rapor alınmasının talep edildiği, davacı tarafça raporda belirtildiği şekilde davacının tedavi gördüğü hastanenin (... ... Devlet Hastanesi) Ortopedi ve Travmatoloji Kliniğinden veya Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Kliniğinden alınacak her iki omuz ve her iki diz eklem hareket açıklığını gösteren muayene raporunun dosyaya sunulmasından imtina edildiği, oysaki davacı tarafça sunulan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 20.03.2024 tarihli raporun, davacının her iki omuz ve her iki diz eklem hareket açıklığını gösteren muayene raporu alınmaksızın hazırlandığı, buna göre davacı tarafından sunulan raporun kaza tarihinde yürürlükte olan Yönetmelik ekinde yer alan cetvele göre ve yeteri tıbbi evrak ile düzenlenmediğinin anlaşıldığı, davacı tarafça tahkim yargılamasından önce davalıya sunulan raporun usule uygun hazırlanmadığı, dava şartı eksikliğinin bulunduğu, davacı tarafça davalıya 2918 sayılı KTK'nun 97 maddesinin 1 fıkrasındaki düzenlemeye uygun başvuru yapılmadığı, Uyuşmazlık Hakemince başvurunun usulden reddine karar verilmesinin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafça dosyaya sunulan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 20.03.2024 tarihli raporun hüküm kurmaya elverişli olduğunu, davacının bizzat muayenesi yapılarak ve illiyet bağ kurularak raporun hazırlanmış olduğunu, raporda sürekli ibaresinin bulunduğunu, aksi kanaatte olunması halinde usulüne uygun hazırlanacak yeni bir raporun sunulması için taraflarına süre verilmesi gerektiğini, başvurunun usulden reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 20.03.2024 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, raporun düzenlendiği yönetmelikte isabetsizlik olmadığı, raporda davacıda kaza nedeniyle sol tibia plato (diz) kemiği ile sol klavikula (köprücük) kemiğinin kırıldığının belirtildiği, bu kırıklara bağlı olarak diz eklemindeki hareket kısıtlılığı için %10, omuz eklemindeki hareket kısıtlılığı için %7, Balthazard formülüne göre toplam %16 oranında maluliyet tespiti yapıldığı, ancak raporun hazırlanması sırasında davacının söz konusu kemik kırılmalarının güncel durumunun anlaşılması amacıyla herhangi bir tıbbi görüntüleme yönteminin kullanılmadığı, davacının güncel film ve grafilerinin çekilmediği, özel bir sağlık kuruluşunda çekilerek sunulan film ve grafilerdeki duruma göre davacının maluliyet oranının tespit edildiği, ayrıca raporda sürekli ibaresinin de bulunmadığı, raporun bu nedenle hüküm kurmaya elverişli olmadığı kanaatine varılmıştır. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yaralanmasına ilişkin güncel film ve grafileri de çekilmek suretiyle yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Engel Oranları Alan Kılavuzuna göre yukarıda açıklandığı şekilde Adli Tıp Kurumu veya davacının ikametine en yakın ... Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden içerisinde Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü uzmanı bulunan heyetten rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/13638, K. 2026/4397, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-13638-e-2026-4397-k-cb292b64382b