Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/13019 E. 2024/1033 K.
Konu: Tasarrufun İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/13019
- Karar No
- 2024/1033
- Karar Tarihi
- Konu
- Tasarrufun İptali
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/860 E., 2022/203 K. DAVALILAR : 1-...Tur. Taş. İnş. Oto. Tem. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat ..., 2-... DAVA TARİHİ : 04.01.2017 HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi/ İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12.Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/7 E., 2019/485 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 02.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ... geldi. Davalılar tarafından gelen olmadı. Davacı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 05.02.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... tarafından tanzim edilen bononun bakiye 300.000,00 TL'lik kısmının ödenmemesi üzerine Ankara 32. İcra Müdürlüğü'nün 2016/14222 sayılı takip dosyasıyla icra takibine başlandığını, icra takibinin kesinleşmesi sonrası davalı-borçlunun adresinde fiili haciz uygulaması yapıldığını, haczi kabil ve borca yeter miktarda menkul mal bulunmadığının tespit edildiğini, sonrasında davalı ...'ya ait olan Volkswagen marka 2013 model "C" plakalı otobüsün 22.07.2016 tarihinde diğer davalı şirkete satıldığını öğrendiklerini, bu tasarrufun muvazaalı olarak davacıdan mal kaçırmak gayesi ve çok düşük bedel gösterilerek gerçekleşmiş olduğundan iptalinin gerektiğini, davalı ...'nın dava konusu araç ile Ankara ilinde personel/öğrenci taşıma işi ile iştigal eden Ankara Servis Aracı İşletmecileri Esnaf Odasına kayıtlı bir işletme sahibi olduğunu, satış sözleşmesinde aracın "C" tabir edilen tahditli plaka bedelinin 7.000,00 TL gösterildiğini, satış tarihinde anılan plaka bedeli rayicinin 590.000,00 TL civarında olduğunu ileri sürerek dava konusu...plakalı aracın davalı ... Turz. Taş. İnş. Otom. Tem. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne devrine ilişkin tasarrufunun iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ...; davaya cevap vermemiştir. Davalı ... Turz. Taş. İnş. Otom. Tem. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket yetkilisi ile diğer davalı ... arasında yakınlık veya akrabalık ilişkisinin bulunmadığını, müvekkilinin "C" plakalı servis işletmeciliği yaptığını, aynı zamanda alım satım yaptığını, kredi bedeli olan 350.000,00 TL'yi bankaya ödeyerek o günün rayicinde kalan bakiyesini de ödeyerek dava konusu aracı iyiniyetle satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu aracın davacı ... davalı kardeşi ... arasında birden fazla kez devir ve tescil edildiği, takibe konu senedin her zaman düzenlenebilir nitelikte olduğu, davalı ... Turizm ile davalı ... arasında muvazaa olduğuna dair bir delilin dosyaya yansımadığı, davacı tarafın ve ...'nın devir konusunda iyi niyetli olmadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davaya konu aracın devrinin, davacı tarafından davalı ... hakkında icra takibi başlatıldıktan sonra yapıldığını, aracın muvazaalı olarak davacıdan mal kaçırma gayesiyle ve çok düşük bedelle devredildiğini, davalı ...'nın duruşmadaki beyanlarında, aracı satarken diğer davalı şirketin borçtan haberinin olduğunu, kendilerine bu durumu ve aracı bir an önce elden çıkarmak istediğini söylediğini belirtmiş olup, bu ifadesinin davalılar arasında muvazaalı satış yapıldığını açık bir şekilde gösterdiğini, araç satışı esnasında noterde bir ödeme yapılmadığını, rehinli bir aracı satın almış olması ve devamında satıştan 6 gün sonra rehni ödemesinin davalılar arasında muvazaa olduğunu gösterdiğini, davalıların Ankara'da aynı iş kolunda faaliyet gösterdiğini, bu nedenle birbirlerini tanıdıklarını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alacaklı - borçlu arasındaki alacak - borç ilişkisinin davaya konu araç satışından kaynakladığı ve bu sebeple iptali istenen tasarruftan önce takibe başlandığı, davalılar arasındaki tasarrufun bu takipten sonra yapıldığı, tasarrufta mislini aşan bedel farkı bulunmadığı, davalılar arasında borçlunun alacaklıdan mal kaçırma kastını bilen veya bilebilecek durumda olduğunu gösteren bir ticari ilişki, tanışıklık bulunduğunun kanıtlanamadığı ve davalı borçlunun beyanlarının üçüncü kişiyi bağladığından söz edilemeyeceği benimsenmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf talebinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme İİK'nun 282 nci maddesi gereğince tasarrufun iptali davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Ayrıca, kötü niyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabilir. Buna göre borçlu ile onunla hukuki muamelede bulunan kişi zorunlu hasım konumundadır. İİK’nun 283/II maddesine göre de iptal davası, üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk ediyorsa, bu değerler nispetinde üçüncü şahsın nakden tazmine (davacının alacağından fazla olmamak üzere) mahkûm edilmesi gerekir. Bu ihtimalde 3. kişinin sorumlu olduğu miktar, elden çıkarılan malın o tarihteki gerçek değeridir. Bir başka anlatımla dava ve tasarrufa konu malı elinde bulunduran şahsın kötü niyetli olduğunun kanıtlanamaması halinde dava tümden reddedilmeyip borçlu ile tasarrufta bulunan şahsın tasarrufa konu malı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında ve alacak miktarı ile sınırlı olarak tazminata mahkum edilmesi gerekir. Somut olayda, dava konusu...plakalı araç (2013 model Volkswagen otobüs ve "C" plakası) 22.07.2016 tarihinde davalı borçlu ... tarafından diğer davalı 3. kişi ...Tur. Taş. İnş. Oto. Tem. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne, bu şirket tarafından da 07.12.2016 tarihinde dava dışı 4.kişi...a devredilmiş olup, mahkemece davacıdan aracın devredildiği dava dışı...ı davaya dahil edip etmeyeceği ya da İİK'nun 283/2 maddesine göre davasını bedele dönüştürüp dönüştürmediği sorulmamıştır. Bu durumda yapılacak iş, davacıdan dava dışı...ı davaya dahil edip etmeyeceği ya da İİK'nun 283/2 maddesine göre davasını bedele dönüştürüp dönüştürmediği sorularak, davaya dahili istenildiğinde, taraf teşkilini tamamlamak, aksi durumda ise bedele dönüşme halinde davalıların İİK'nun 277 ve devamı maddelerine göre tasarrufun iptalini gerektirecek unsurların varlığı değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar vermekten ibarettir. İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK'nun 277 md.) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK'nun 278, 279 ve 280 inci maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Özellikle İİK'nun 278 inci maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır. Keza İİK'nun 280 inci maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir. İİK’nun 280/son fıkrasına göre ticari işletmenin veya işyerindeki mevcut ticari emtianın tamamını veya mühim bir kısmını devir veya satın alan yahut bir kısmını iktisapla beraber işyerini sonradan işgal eden şahsın, borçlunun alacaklılarını ızrar kasdını bildiği ve borçlunun da bu hallerde ızrar kasdiyle hareket ettiği kabul olunur, karinenin ancak iptal davasını açan alacaklıya devir, satış veya terk tarihinden en az üç ay evvel keyfiyetin yazılı olarak bildirildiğini veya ticari işletmenin bulunduğu yerde görülebilir levhaları asmakla beraber Ticaret Sicili Gazetesiyle; bu mümkün olmadığı takdirde bütün alacaklıların ıttılaını temin edecek şekilde münasip vasıtalarla ilan olunduğunu ispatla çürütülebilir hükmü gereğince ticari işletme devri yönünden tasarrufun değerlendirilmesi gerekir. Öte yandan İİK'nun 279 uncu maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır. Somut olayda, İlk Derece Mahkemesince davaya konu aracın davacı ... davalı ... arasında birden fazla kez devir ve tescil edildiği, takibe konu senedin her zaman düzenlenebilir nitelikte olduğu, davalı ... Turizm ile davalı ... arasında muvazaa olduğuna dair bir delilin dosyaya yansımadığı, davacı tarafın ve ...'nın devir konusunda iyi niyetli olmadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir. Bölge Adliye Mahkemesi kararında da belirtildiği üzere; davacı alacaklı ile davalı borçlu arasındaki alacak - borç ilişkisinin davaya konu araç satışından kaynakladığı, bu sebeple icra takibine konu 30.07.2015 düzenleme 20.06.2016 vade tarihli bononun düzenlendiği, bononun ödenmemesi üzerine davacı tarafından borçlu hakkında icra takibinin başlatıldığı, buna göre borcun doğumunun ve borçlu hakkında yapılan icra takibinin tasarruf tarihinden önce olduğu, takibin kesinleştiği ve borçlunun adresinde İİK'nun 105 inci maddesinde tanımını bulan şekliyle aciz vesikası niteliğinde haciz tutanağının düzenlendiği anlaşılmakta olup, İlk Derece Mahkemesinin davaya konu aracın davacı ... davalı ... arasında birden fazla kez devir ve tescil edildiği, takibe konu senedin her zaman düzenlenebilir nitelikte olduğu, davacı tarafın ve ...'nın devir konusunda iyi niyetli olmadıkları gerekçesine katılma imkanı bulunmamaktadır. Öte yandan davalı borçlu ... ile dava konusu aracın devredildiği diğer davalı şirketin benzer ticari alanda faaliyet gösterdikleri, dava konusu tasarrufun "C" plakalı servis aracı devrine ilişkin olduğu anlaşıldığından, mahkemece borçlunun ticari işletmesine dahil olan bu nitelikte başka araçlar olup olmadığı araştırılarak, dava konusu araç devrine ilişkin bu tasarrufun; İİK’nun 280/son maddesi gereğince, ticari işletmenin mühim bir kısmının devri niteliğinde değerlendirilip değerlendirilemeyeceği tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm tesisi doğru görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, 8.400,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.