Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/4404 E. 2025/1370 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4404
- Karar No
- 2025/1370
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2613 Esas, 2024/340 Karar KARAR : Esastan ret/ Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Gölbaşı(Ankara) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/384 Esas, 2022/279 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare ve davalı ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, ..., ......... Mahallesi 124728 ada 21 (124728 ada 7 parselden ifraz) parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... cevap dilekcesinde özetle; belirlenmiş olan metrekare birim fiyatının düşük olduğunu, taşınmazın arsa niteliğinde olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı idarece belirlenen metrekare birim bedelinin düşük olduğunu, arta kalan alandaki değer kaybının bedele eklenmesi gerektiğini, taşınmazın arsa niteliğinde olduğunu ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişilerce verilere aykırı davranıldığını, münavebenin ve kapitalizasyon faiz oranının hatalı olduğunu, objektif değer artışını kabul etmediklerini, kamulaştırmadan arta kalan kısımda değer kaybı olmadığını, lehe vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın arsa niteliğinde olduğunu, münavebenin hatalı belirlendiğini, kapitalizasyon faiz oranının % 3 olması gerektiğini, objektif değer artış oranının düşük olduğunu, kamulaştırmadan arta kalan bölümde değer azalışının az hesaplandığını, eski irtifak nedeniyle değer düşüklüğünün yüksek hesap edildiğini, kamulaştırma bedelinin hatalı belirlendiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza net geliri esas alınmak suretiyle değer biçilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik bulunmadığı gibi eski irtifak hakkının taşınmazın değerine olan olumsuz etkisi ile kamulaştırmadan arta kalan kısımda kamulaştırmadan önceki ve sonraki ulaşım imkanları gözetilerek değer kaybı uygulanmasının doğru olduğu; ancak Dairemiz ve Yargıtay denetiminden aynı bölgeden geçen taşınmaza % 100 oranında objektif değer artışı uygulandığı anlaşıldığından dava konusu taşınmazın coğrafi bilgi sistemleri parsel sorgu uygulamasından gözlenen konumu, bilirkişi raporunda yazılı özellikleri dikkate alındığında % 100 oranında objektif değer artışı uygulanması gerektiğinden metrekare değerinin buna göre yeniden tespit edilmesi ve kamulaştırma bedelinin yeniden hesaplanması gerektiğinden, Dairemizce resen yapılan hesaplama sonucunda hükme esas alınan rapordaki çıplak metrekare değerine objektif değer artış oranı uygulandığında ve bu değerden, eski ... irtifakının değere olan olumsuz etkisi nazara alınarak raporda hesaplanan oran da uygun olduğundan değerin hesabında nazara alınarak 68,00 TL/m² üzerinden kamulaştırma bedelinin istinaf eden davalının payı da gözetildiğinde toplam 879.874,40 TL olduğunun tespitine karar verilmiştir. Bu bedelden Mahkemece hükmedilen kısmın mahsubu sonucunda fark 176.238,15 TL bedelin bloke edilmesi için davacı idareye süre verilmiş, süresi içerisinde bedel bloke edilerek makbuzu da dosyaya sunulduğu anlaşılmıştır. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 2942 sayılı Kanun'un değişik 10 ncu maddesinin dokuzuncu fıkrasındaki “ Kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davanın dört ay içinde sonuçlandırılamaması halinde, tespit edilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren kanuni faiz işletilir” hükmü Anayasa'ya aykırı görülerek iptaline karar verildiğini, bu nedenle dava tarihi esas alınarak belirlenen kamulaştırma bedeline dava tarihinden karar tarihine kadar geçen süre için Anayasa'nın 46 ncı maddesinde belirtilen en yüksek faiz olan “Kamu Alacaklarına Uygulanan En Yüksek Faiz” oranının uygulaması gerektiğinden, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faiz oranında faiz işletilmesi hükmünün hukuka aykırı olduğunu ilave etmek suretiyle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 12 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi ve Bölge Adliye Mahkemesince objektif değer artış oranının % 100 olarak kabulü ile eski irtifak nedeniyle oluşan değer düşüklüğünün indirilmesi sonucu bulunan metrekare birim bedeli üzerinden Kamulaştırma bedelin belirlenmesi doğru olduğu gibi kamulaştırmadan arta kalan alanda ulaşım imkanının kısıtlanması nedeniyle değer düşüklüğü oranının %10 olarak kabulü ile kamulaştırma bedeline değer azalışı ilave edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi yerindedir. 4.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılama hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 5. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması gerekir. 6. İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmış olduğundan, İlk Derece Mahkemesince davalılara ödenmesine karar verilmiş olan 703.636,25 TL kamulaştırma bedelinin, mükerrer ödemeye mahal verilmeden davalılara payları oranında ödenmesine karar verilmemesi hususu kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekir. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ve kamu düzenine ilişkin yapılan değerlendirme sonucunda, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının,(B-1) bendinin (a) harfli alt bendinin tamamen çıkartılması, yerine “ Davalı ...’ın payına düşen 464.971,30 TL’lik kısma 18.01.2021 tarihinden İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi olan 12.04.2022 tarihine, kalan 176.238,15 TL'lik kısma 18.01.2021 tarihinden iş bu karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz işletilmesine,” cümlesinin yazılması ve ayrı bir bent olarak “ İlk Derece Mahkemesince davalılara ödenmesine karar verilmiş olan 703.636,25 TL kamulaştırma bedelinin, mükerrer ödemeye mahal verilmeden davalılara payları oranında ödenmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.