Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/1053 E. 2026/897 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1053
Karar No
2026/897
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/293 E., 2022/1989 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/1516 E., 2021/839 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 10.05.2018 tarihinde davacı ...'ın yolcu olarak bulunduğu davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu müvekkilinin yaralandığını, davalı ... şirketine başvuru yapıldığını ancak cevap alınamadığını, maluliyet tazminatının ve bakıcı giderlerinin toplanacak delillere göre uzman bilirkişiye hesaplattırılarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden poliçe limitleri dâhilinde tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuru şartının yerine getirilmediğini, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınması gerektiğini, tazminat hesabının Hazine Müsteşarlığına kayıtlı uzmanlarca yapılması, SGK'dan ve Aile Sosyal Hizmetler Bakanlığı'ndan gelir sağlanıp sağlanmadığının tespitinin gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında hazırlanan maluliyet raporları arasında 26.08.2021 tarihli raporun kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca hazırlandığından hükme esas alındığı, rapora göre davacının sürekli maluliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporunun uzman heyet tarafından kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlendiği, dosya içerisinde mevcut tedavi evraklarına göre davacının kaza nedeni ile sol kolunda hassasiyet, sinir zedelenmesi nedeniyle 20 gün askıda tutulduğu, sinir sıkışması, kırık olmadığı, şahsın günlük kişisel ihtiyaçlarını yardım almaksızın kendi başına karşılayabileceği belirtildiğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b,1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 15.02.2021 tarihli raporun dayanak hususundaki çelişkileri sebebi ile itirazları üzerine alınan 26.08.2021 tarihli ek raporda da maluliyet tespitinde farklı ifadelere yer verilmediğini, gerekli araştırma ve incelemeler sağlanmaksızın bir önceki rapordaki ifadelerin kopyalandığını belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmeliğe göre düzenlenmiş olmasına göre karar usul ve kanuna uygun olup bir usulsüzlük bulunmadığından davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/1053, K. 2026/897, T. 20.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-1053-e-2026-897-k-d8a67da7f319