Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/2048 E. 2026/12468 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2048
Karar No
2026/12468
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2329 Esas, 2025/2402 Karar KARAR : Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/405 Esas, 2023/1152 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 203 11... parsel, 200 77... parsel, 200 71... parsel, 200 60... parsel, 200 74... parsel, 200 61... parsel, 200 62... parsel, 203 10... parsel sayılı taşınmazlara davalı ... tarafından yol, kaldırım yapılıp dereyi ıslah etmek ve duvar örmek suretiyle fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmazların bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.

2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu ... Mahallesi 200 60... ve 200 61... numaralı parsellerin de içinde bulunduğu bölgede mülkiyet sorunlarının çözümüne ilişkin olarak belediyelerince imar planına yönelik çalışmaların başlatıldığını, dava konusu ... Mahallesi 200 62... parsel, 200 71... parsel, 200 74... parsel, 200 77... parsel, 203 11... parsel ve 203 10... numaralı parsellerin bulunduğu bölgede 2009 tarihli belediye encümen kararı ile yapılan imar uygulaması işleminin Antalya 2. İdare Mahkemesinin 2011/764 Esas, 2013/1185 Karar sayılı kararı ile iptal edildiğini, ... Mahallesi 200 71... parselin bir kısmının içinde bulunduğu alanın 1 nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 109/2 md. gereğince Uncalı Ormanlık Alan Potansiyel Doğal Sit Alanının koruma statüsünün değerlendirilmesine ilişkin yürütülen Ekolojik Temelli Bilimsel Araştırma Projesi kapsamında, Bakanlık makamının 25.01.2023 tarihli oluru ile "Nitelikli Doğal Koruma Alanı" olarak tescil edildiğini, dava konusu ... Mahallesi 200 71... numaralı parselin özel şahıslar ile Orman İdaresi arasında Kadastro Mahkemesinde 2015/97 Esas Numarası ile görülmekte olan davaya konu olup olmadığı hususunun ilgili kurumdan sorulması gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas teşkil eden bilirkişi kurulu raporunda, taşınmazların vasfının arsa olarak değerlendirilip 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal kıyaslaması suretiyle değer biçilmesinde yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu taşınmazlarla emsal taşınmazın özelliklerinin kıyaslanması sonucunda, dava konusu 203 11... parsel sayılı taşınmazın 27.295,50 TL/m², 200 77... parsel sayılı taşınmazın 27.920,11 TL/m², 200 71... parsel, 200 61... parsel, 200 62... parsel, 203 10... parsel, 200 74... parsel sayılı taşınmazların 25.796,44 TL/m², 200 60... parsel sayılı taşınmazın 30.845,54 TL/m² olduğu, dava konusu taşınmazlar ile emsal taşınmazın emlak vergi değerleri açısından ters orantı bulunmadığı, taşınmazların tespitlenen metrekare bedellerine göre davacıların taşınmazlardaki hisseleri oranında tazminat miktarlarının hesaplandığı, İlk Derece Mahkemesince yapılan keşifte de tespit edilip, fotoğraflandığı üzere taşınmazlara, ..., yol ve köprü, taş duvar örmek suretiyle fiilen el atıldığı, taşınmazların davalı belediyenin sorumlu olduğu alanlarda bulunması nedeniyle, davalı belediyenin tazminat sorumluluğunda da usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı, taşınmazlara fiilen el atılmış olması ve taşınmazların davalı belediyenin hudutları dahilinde bulunması nedeniyle, davalı tarafın görev ve husumet itirazlarının da yerinde olmadığı, dava konusunun kamulaştırmasız el atmaya yönelik tazminat istemi olması nedeniyle değerlendirmenin dava tarihi itibarı ile yapılıp, faize de dava tarihi itibarı ile hükmedilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı; ancak dava konusu taşınmaza davalı idare tarafından fiilen el atılmış olduğundan, davacı lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru görülmeyerek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiş, ayrıca maktu harç ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, emsalin uygun olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazların değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu taşınmazlara dere ıslahı için taş duvar örmek ve yol geçirmek suretiyle kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığı anlaşıldığından arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal kıyaslaması suretiyle değer biçilmesi ve proje bütünlüğü gözetilerek dava konusu taşınmazların tamamındaki davacı payına düşen bedelin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olmadığından usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Haziney irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/2048, K. 2026/12468, T. 08.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-2048-e-2026-12468-k-a81fa64fbbc1