Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/3743 E. 2026/12466 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/3743
- Karar No
- 2026/12466
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2849 Esas, 2025/4542 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 31. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/49 Esas, 2023/555 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; bir kısım müvekkillerinin murisi ...'a ait Ankara ili, ..., ... , 28 81... parsel sayılı taşınmazlara, yine bir kısım davacıların murisi ...'ya ait 13 32... parsel sayılı taşınmazlara ve son olarak müvekkili ...'nun murisi ...'na ait 1620 parsel sayılı taşınmaza davalı kurum tarafından ana hizmet binası yapılmak suretiyle fiilen ve hukuken el atıldığını, davacılara herhangi bir bedel ödenmediğini belirterek kamulaştırmasız el atma tazminatının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların kamulaştırılmasına dair kararın usulünce tebliğ edildiğini, kamulaştırma bedelinin ... Bankası ... Müdürlüğüne yatırıldığını, hissedarlarla ilgili Hazine adına tescil davasının açıldığını ve yapılan yargılama sonucu taşınmazın Hazine adına tescil edildiğini, iddia edildiği gibi kamulaştırmasız el atmanın bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın 13 32... parseller yönünden reddine, 2881, 28 82... parseller yönünden kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın kamulaştırma işlemlerinin yapılarak kesinleştiğini, aradan 50 yıl geçmiş olması nedeniyle tüm evrakların muhafazasının mümkün olmadığını, usulüne uygun noter tebliği çıkartıldığını, adres araştırması yapıldığını, kamulaştırma işlemlerinin kesinleştiğini, bedelin yüksek belirlendiğini, emsallerin özel amaçlı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 1620, 28 81... parsel sayılı taşınmazların 1962 yılında alınan kamulaştırma kararı gereğince kamulaştırıldığı, takdir edilen kamulaştırma bedelinin ... Bankası ... Şubesine bloke edildiği, 6830 sayılı İstimlak Kanunu'nun 7. ve 8. maddeleri uyarınca adres araştırması yapılmadan kamulaştırma işleminin ilanen tebliğ edildiği, akabinde taşınmazların mülga 17. madde uyarınca Hazine adına tesciline dair kararlar uyarınca 1620 parselin 21.10.1969 yılında, 28 81... parsel sayılı taşınmazların 11.11.1988 yılında hükmen Hazine adına tescil edildikleri, idare adına tescilini müteakip yapılan imar uygulaması sonucunda taşınmazdan düzenleme ortaklık payı kesildikten sonra imar planında resmi kurum alanı olarak ayrılan 291 73... parsel sayılı taşınmaza şuyulandırıldığı, taşınmazlara fiilen el atılarak imar planına uygun yapılaşmanın sağlandığı anlaşılmış olup, kamulaştırma işlemlerinin usulüne uygun tebliğinden ve davacılar yönünden kesinleşmiş bir kamulaştırma işleminden söz edilemeyeceğinden taşınmazın bedelinin tespit edilip davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazların değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyiz incelenen karar tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.