Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/2037 E. 2026/12471 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2037
- Karar No
- 2026/12471
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2629 Esas, 2025/1373 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/502 Esas, 2023/543 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 200 74... parsel sayılı taşınmazda malik olduklarını, taşınmaza davalı ... tarafından yol, ark, duvar yapılmak suretiyle fiilen el atıldığını belirterek, belirsiz alacak davalarının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçelerinde özetle; davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen hükümde dava tarihinden itibaren faize hükmedildiğini bunun hatalı olduğunu, ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede 20.11.2019 tarihli ve 736 sayılı ... Büyükşehir Belediyesi Meclis kararı ile 1/5000 ölçekli ... Planı değişikli yapılarak onaylandığını, 1/5000 ölçekli ... Planı değişikline uygun olarak müvekkili belediye tarafından 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı ve sonrasında imar uygulaması işlemi yapılacağını, 16.09.2009 tarihli ve 125 sayılı belediye encümen kararı ile yapılan imar uygulaması işleminin ... 1.İdare Mahkemesinin 2011/764 Esas, 2013/1185 Karar sayılı mahkeme kararı ile iptal edildiğini, bu kararın Danıştay 6. Dairesinin 2017/935 Esas, 2020/6401 Karar sayılı kararı ile onandığını, bu nedenle dava konusu taşınmazların yeniden imar uygulama işlemi yapılıncaya kadar iptal edildiğini, davacıların taşınmazdan istifade edebileceğini, talepleri doğrultusunda Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 61. Maddesi gereğince yapı ruhsatı verilebileceğini, taşınmaza müvekkili belediye tarafından hukuken ve fiilen el atılmadığını, davacıların tasarruf hakkının kısıtlanmadığını, dava konusu taşınmazın Gençlik ve Spor Bakanlığınca kamulaştırılacak alanlardan olduğundan husumetin müvekkiline yöneltilemeyeceğini, davanın husumet yönünden de reddi gerektiğini, semt spor sahası olarak ayrılan davaya konu taşınmazları kamulaştırma yetkisinin anılan bakanlığa ait olduğunu, ... planını yapma yetkisinin büyükşehir belediyesine ait olduğunu husumetin Büyükşehir Belediyesine yöneltilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 200 74... parsel sayılı taşınmaza davacıların paydaş olduğu, ... İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün 25.11.2022 tarihli yazısına göre davaya konu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında açık spor tesis alanında kaldığı, imar uygulaması sonucunda oluşan imar parseli olduğu, mahallinde yapılan keşif sırasında taşınmaza kısmen yol yapılmak suretiyle el atıldığı, taşınmazın yukarıda açıklanan özelliklerine göre arsa vasfında kabul edilerek emsal mukayesesi yöntemi ile dava konusu taşınmazın değerinin tespitinde isabetsizlik bulunmadığı ancak davaya konu taşınmaza fiilen el atılmış olması nedeniyle hüküm altına alınan değer üzerinden nispi karar harcına hükmedilmesi gerektiği hâlde yazılı şekilde maktu karar harcına hükmedilmesi doğru görülmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmaza dere ıslahı için taş duvar örmek ve yol geçirmek suretiyle kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığı anlaşıldığından arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal kıyaslaması suretiyle değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin davacılara ödenmesine karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.