Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/15979 E. 2023/9132 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/15979
Karar No
2023/9132
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2767 E., 2022/1917 K. HÜKÜM/KARAR : Ret - Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Osmaniye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/5 E., 2022/163 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin .... Zırhlı Tugay Komutan Yard. Mekanize Piyade P.Tab. 2'nci Mekanize P. Bölük Komutanlığı Hisar/Çalışkan/Silopi emrinde görevli sözleşmeli er rütbesinde görev yapmakta iken 02.02.2018-17.02.2018 tarihleri arasında izne ayrıldığını, 18.02.2018 tarihinde çenesinden rahatsızlanması nedeni ile 10 gün daha izin aldığını, rahatsızlığının devam etmesi nedeni ile iznini uzatmak istediğini beyan etmesine rağmen birlik kısım komutanının kabul etmediğini ve birliğe dönmesini istediğini, davacının fiziken görev yapabilecek durumda olmaması nedeni ile birliğine katılamadığı ve 06.03.2018 tarihinde sözleşmesinin fesih edildiğini, ayrıca birliğe katılım yapmaması nedeni ile Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesinde yargılama yapılarak 09.07.2019 tarih, 2018/1585 Esas, 2019/882 Karar sayılı karar ile üzerine atılı eylemin suç oluşturmadığı gerekçesi ile beraat kararı verildiğini, sözleşmesinin fesih edilmesi ve ceza yargılaması nedeni ile maddi ve manevi olarak zarara uğradığını, psikolojisinin bozulduğunu, çöküntüye uğradığını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat, 50.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 51.000,00 TL tazminatın beraat kararının kesinleşme tarihi olan 23.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının Silopi Asliye Ceza mahkemesinde verilen karar nedeni ile zarara uğradığını beyan ettiğini, ancak hakim ve savcıların verdikleri zararlar nedeni ile devlet aleyhine dava açılabileceğini, bu itirazın kabul görmemesi halinde davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, uzman erbaşların sözleşmelerinin fesih ve yenileme işlemlerinin 6191 sayılı Uzman Erbaş Kanunu'nun 5, 12, 16, 19 uncu maddeleri ve Uzman Erbaş Yönetmeliğinin 12 ve 13'üncü maddelerinde düzenlendiğini, sözleşmenin feshi ile ilgili idareye takdir yetkisi tanındığını, Sözleşmeli Erbaş ve Er Yönergesinin beşinci bölüm 6'ncı maddesinde sözleşme yılı içinde mazeretsiz olarak yedi gün ve daha fazla süre göreve gelmeyen personelin görevde başarısız sayılacağını, bu hüküm kapsamında davacının sözleşmesinin feshedildiğini, sözleşme süresi sonunda personelin sözleşmeyi yenilemeyeceği gibi idarenin de tekrar sözleşme yenilememe hakkı olduğunu, idarenin takdir hakkı kapsamında sözleşmenin yenilenmemesi hakkının kullanıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı vekilinin müvekkilinin görevini yapmakta olduğu yerden izin, istirahat veya hava değişimi alarak ayrılanlardan dönmeye mecbur bulundukları günden itibaren 6 gün içinde özürsüz olarak göreve dönmeyenlerin firar suçunu işlemiş olduğu gerekçesi ile yargılandığı ve beraatine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, bu yargılama nedeni ile maddi ve manevi zarara uğradığı, davacının sözlemesinin feshedildiği ve bu fesih nedeni ile zarara uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat talep ettiği idari işlemler, kamu dairelerinde görülen ve kamu otoritesi kullanılarak yapılan işlemler olup 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun md. 2/b bendinde de, idari eylem ve işlemlerden dolayı hakları muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davalarının idari yargının görev alanına giren idari dava türleri arasında gösterildiği, idari işlem ya da eylemin varlığının kamu hizmeti yürütümü amacıyla, kamu gücü kullanılarak bir kamu idaresi tarafından yapılmış bir faaliyetin bulunmasına bağlı olduğu, idari işlem ve eylemlerden doğan zararların tazmini taleplerinin 2577 sayılı İYUK md.12-13 gereğince idari yargı yerinde açılacak tam yargı davalarına konu edileceği, somut uyuşmazlığın idari yargıda görülmesi gerektiği, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2 nci maddesi gereğince menfaatleri ihlal edilen davacının, davalı idare aleyhine idari yargıda açılacak olan iptal ve tam yargı davası kapsamında davasını ikame etmesi gerektiği ve davada yargı yolunun caiz olmadığı gerekçesi ile davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin haklı nedenleri olmasına rağmen izin bitiminde birliğe katılım yapmadığından bahisle 06.03.2018 tarihinde sözleşmesinin feshedilmiş olduğunu, bu süre zarfında maaşını ve tazminat ödemelerini alamadığını, 20 ay boyunca maddi-manevi çok büyük zarara uğramış olduğunu, görev tanımına bakıldığında görevli mahkemelerin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu beyan etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut uyuşmazlığın dayanağını oluşturan işlemin, davacının sözleşmeli er olarak görev yapmakta iken izin kullandığı ancak izin bitiminde birliğe katılım yapmadığından bahisle 06.03.2018 tarihinde sözleşmesinin feshedildiği bu nedenle maddi kayba uğradığı iddiası ile firar suçunu işlemiş olduğu gerekçesi ile ceza mahkemesinde yargılanması nedeni ile maddi manevi zarara uğradığı, dolayısıyla tazminat talebinin sözleşme feshine bağlı idari işlem olduğunun anlaşıldığı, idari işlem ve eylemlerden doğan taleplerin çözüm yerinin 2577 sayılı İYUK'un 12 ve 13 üncü maddeleri gereğince idari yargı mercilerinde açılacak tam yargı davaları olduğu, somut olayda da davaya bakmakla görevli mahkemenin idari yargı olduğu gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler ile kararın bozulmasının istemiştir.

C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı kurum tarafından sözleşmesi feshedilen ve sözleşmeli er olan davacının uğradığı zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 2577 sayılı İYUK'un 12 ve 13 üncü maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci, 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 115 inci maddesinin ikinci fıkrası.

3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; idari işlem ve eylemlerden doğan taleplerin çözüm yerinin 2577 sayılı İYUK'un 12 ve 13 üncü maddeleri gereğince idari yargı yeri olmasına göre karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370'inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.09. 2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/15979, K. 2023/9132, T. 13.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-15979-e-2023-9132-k-11f567fba721