Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/124 E. 2024/10244 K.
Konu: Tasarrufun İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/124
- Karar No
- 2024/10244
- Karar Tarihi
- Konu
- Tasarrufun İptali
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1871 E., 2021/1770 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü/ İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/168 E., 2021/182 K.
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili ve davalı ... ile ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve davalı ... ile ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ...'nın, davalı ...'ten alacağını tahsil etmek amacıyla Karaman İcra Müdürlüğü'nün 2018/2478 esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, icra takibi kapsamında borçlunun belirlenen adresine 17.05.2018 tarihinde menkul haczine gidildiğini ve borçlunun haczi kabil herhangi bir mal varlığı bulunmadığının tespit edildiğini, iş bu haciz tutanağının İİK m.105 kapsamında geçici aciz vesikası niteliğinde olduğunu, ancak davalı borçlu ...'in pasif tapu kayıtları sorgulandığında, adına kayıtlı gayrimenkulleri takip tarihinden kısa bir süre önce (vade tarihinden sonra) mal kaçırma ve alacaklısına zarar verme amacıyla amcasının oğluna ve kardeşine devrettiğinin belirlendiğini belirterek davanın kabulü ile davalıların (borçlu ve 3. şahıslar) dava konusu taşınmazlara ilişkin yaptıkları devir işlemlerinin iptali ile alacaklı oldukları 2018/2478 Esas sayılı icra dosyasından lehlerine cebri satış (alacak miktarı ile sınırlı olmak üzere) yetkisi tanınmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça iddia edilen vakıaların hak düşümüne uğradığını, davalı müvekkilinin gerçek iradesinin satın alma olup ...'ten alınan taşınmazların nakden banka aracılığıyla yapılan ödemeler sonucunda devrinin yapıldığını, 13.03.2017 tarihinde ...'e 125.000,00 TL, 28.09.2017 tarihinde 20.000,00 TL para aktarımının Halkbank aracılığıyla yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça iddia edilen vakıaların hak düşümüne uğradığını, davalı ...'in müteveffanın babası ...'ten miras kalan dava konusu gayrimenkullerin 3/24 oranında hissedarı olduğunu, davalı ... elbirliği ile malik oldukları tarım arazisi olan gayrimenkulün kendine ait olan hissesini oğlu ...’in borcundan dolayı satmak istediğini, dava konusu gayrimenkuller tarım arazisi olduğu için davalı ...’e ait 3/24 oranındaki hisselerinin 3. kişilere devrinin mümkün olmadığını, bunun üzerine taşınmazın devralındığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıların yakın akrabalığı ile taşınmazların gerçek değeri ile satış değerleri arasındaki fark birlikte değerlendirildiğinde tasarrufun muvazaalı olarak yapıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile Karaman İli Merkez İlçesi.............Mahallesi 101 ada 54 parsel sayılı taşınmazda kayıtlı 3/24 Arsa paylı 3. Kat 10 Nolu bağımsız bölüm ve aynı yer 1/24 arsa paylı Zemin kat 2 nolu bağımsız bölüm ile ilgili 3390 yevmiye numaralı 19.02.2018 tarihli tasarruf işlemleri ile Karaman İli Merkez İlçesi ..........Mahallesi 213 ada 44 ve 46 parsel sayılı taşınmazla ilgili 4072 Yevmiye numaralı 01.03.2018 tarihli tasarruf işlemlerinin davacı ... yönünden iptali ile Karaman İcra Müdürlüğünün 2018/2478 Takip dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere davacı tarafa ilgili taşınmazlar üzerine haciz ve cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmiştir. 2.İlk Derece Mahkemesinin 09.09.2021 tarihli ek kararı ile; davalı ... vekili adına usulüne uygun meşruhatlı davetiye tebliğ edilmiş olmasına rağmen bir haftalık kesin süre içinde gerekli istinaf harcı yatırılmamış olduğundan davalının davalı ... vekilinin istinaf başvuru talebinden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve ... vekili ve ek karara karşı da süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde; verilen kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkilinin söz konusu taşınmazları ... ve ...'e devretmesinin sebebinin müvekkili ...'in ...'e borcu olmasından kaynaklandığını, müvekkili Hasan'ın oğlu ...'in borcu ödeyecek durumları olmamasından ötürü söz konusu taşınmazları sattığını, ...'den taşınmaz satışı karşılığında aldığı para ile de borçlarını ödemeyi planladığını, bu devirde herhangi bir muvazaanın bulunmadığını, müvekkilinin ...'e olan borcunu ödeme amacıyla hareket ettiğini, bedellerin elden ödendiğini, aynı zamanda müvekkili...nin ailesi ile birlikte uzun zamandır taşınmazların olduğu bölgede bulunduğunu ve çiftçilik yaptığını, bu nedenle işlemlerin muvazaalı olmasının mümkün olmadığını, davanın seyri esnasında Yerel Mahkemece dinlenen tanık beyanlarında müvekkili Hasan'ın borcu olduğunun tanıklar tarafından da ikrar edildiğini, davacı tarafın arada muvazaa olduğunu iddia etmesinin üzerine sırf akrabalık olması nedeniyle bu şekilde hüküm kurulduğunu, Yerel Mahkemece belirttikleri bu hususların değerlendirilmediğini beyan ederek Yerel Mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili ek karara yönelik istinaf dilekçesinde; davalıların zorunlu dava arkadaşı olduğunu, diğer davalı tarafından temyiz harcının yatırılması nedeniyle davalı ... adına istinaf harcının yatırılmadığını, müvekkilinin diğer davalı ...'la sahip olduğu 3. dereceye kadar sıhrı kayın hısımlığı nedeniyle yapılan devir işleminin iptale konu olduğunu, ancak davacı ile davalı ... arasında da aynı şekilde akrabalık bulunduğunu, bu hususun dikkate alınması ve davanın bu durumun gözetilerek yargılamasının yapılması gerektiğini, dava konusu taşınmaz devrine ilişkin davalı ...'ın zarara uğratma kastının ayrıca değerlendirilmek üzere taşınmazı devralan müvekkilinin verdiği borç karşılığında taşınmazı devraldığının ortada olduğunu, davacı tarafça bu anlamda müvekkilinin kötü niyetine ilişkin herhangi bir delil sunulmadığını, maaş haczi ile dosya alacağına ilişkin kesintilerin gerçekleşirken tasarrufların iptal edilmesinin dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda devrin gerçekleştiği tarihte tapu kayıtlarında yer alan bedel incelemesinin yapılmadığını, müvekkilinin yatırdığı bedel ile taşınmaz için bilirkişi raporunda belirlenen bedel arasında çok farkın bulunmadığını, ivazsız tasarruf olarak değerlendirilemeyeceğini beyan ederek Yerel Mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; her ne kadar davalı 3. Kişi ile borçlu arasında zorunlu dava arkadaşlığı var ise de somut olayda farklı davalılar adına kayıtlı 2 taşınmaz dava konusu edilmiş olup davalı üçüncü kişiler arasında mecburi dava arkadaşlığı olmadığından ayrı harca tabi oldukları, bu nedenle mahkemenin ek kararı yerinde olduğu, davalıların beyanları ve kayıtlar ile de sabit olduğu üzere davalı borçlu Hasan ile davalı ...'nin kardeş, diğer davalı ...'in de amcasının oğlu olduğu, İİK 280/3.maddesinden belirtilen yakınlıkta akrabalık ilişkisi bulunan davalıların bu durumu bildiğinin yasa gereği kabul edildiği, bu durumun aksinin de İİK Madde 279/son çerçevesinde davalılar tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin ek karara ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği esastan reddine, davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... ile ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 2.Davalı ... ile ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili ve davalı ... ile ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekili ve davalı ... ile ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılar ... ve ... ile ...'e yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.