Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/24889 E. 2023/14180 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/24889
Karar No
2023/14180
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/265 E., 2021/561 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/1235 E., 2017/1283 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin hayvancılık, besicilik ve buna bağlı üretim işleri yapan bir şirket olup 19.04.2016 günü saat: 22.50 civarında çıkan yangında samanlıkta bulunan hayvan yem malzemelerinin yandığını, binanın hasar gördüğünü ve çiftlikte bulunan bir adet kepçenin de zarar gördüğünü, müvekkili şirketin bu konuda uğradığı maddi hasarın tespiti içi Çorum 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde inceleme yapıldığı, bilirkişi raporunun alındığı ve toplam zararının 667.307,00 TL olduğunu, müvekkil şirket ile davalı şirket arasında ilki 15.03.2013-15.03.2014 tarihleri arasında, ikincisi 15.03.2014-15.03.2015 tarihleri arasında, 15.03.2015-15.03.2016 tarihleri arasında "Klasik Ticari Paket Yangın Sigorta Poliçesinin akdedildiğini, söz konusu yangının şirket tarafından durum ertesinde davalı şirkete bildirildiğini, davalı şirketin iş yerine eksper gönderdiğini, davalı şirketin zararın büyüklüğünü gördüğünü ancak hasar dosyası açmadığını, gerekçe olarak da poliçenin başlangıç tarih aralığından faydalanarak poliçenin yenilenmemesini gösterdiğini, söz konusu yangın nedeniyle uğranılan zarar sonucu dördüncü defa 15.03.2016-15.03.2017 tarihleri arasındaki poliçeyi davalı şirketin akdetmekten kaçındığını, davalı şirkete Çorum 2. Noterliği aracılığı ile 27.06.2016 tarih ve 21166 yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini, 15.03.2016-15.03.2017 tarihleri arasında, Klasik Ticari Paket Yangın Sigorta Poliçesinin akdedilmesini, müvekkil şirketin 19.04.2016 tarihinde oluşan yangın sonucunda meydana gelen zarar bedeli olan 667.307,00 TL'nun davalı ... şirketinden tanzim edilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirkete ait Çorum ilinde bulunan çiftlik ve haralar, müvekkil şirket tarafından 2707599 sayılı Klasik Yangın Sigorta Poliçesi ile 15.03.2015-2016 vadeleri arasında yangın, yıldırım, sel, su baskını, hırsızlık, deprem rizikolarına karşı sigorta örtüsü altına alındığı, vade bitiminde davacı şirket tarafından poliçenin yenilenmesi talebinde bulunulmadığından sigorta ilişkisinin 15.03.2016 tarih itibariyle sona erdiğini, 20.04.2016 tarihinde davacı firma yetkilisi tarafından poliçede dain mürtehin sıfatı ile yer almakta olan Ziraat Bankası Çorum şubesinde teftiş olduğu ve krediye konu davacı şirkete ait Çorum ilinde bulunan çiftlik ve haralara ilişkin yangın poliçesinin eksik olduğu konusunda uyarıldıklarını ve poliçeyi talep ettiklerini belirterek poliçe yenileme talebinde bulunulduğunu, müvekkil şirket tarafından davalı şirket tarafından davalı işyerine ait 15.03.2016-2017 vadelerini kapsayan bir yangın poliçesinin düzenlenmediğini, sistem kayıtlarında 2960430 yenileme numarası ile başlatılan yangın poliçesi tamamlanmamış, imza edilmemiş, davacıya ibraz edilmemiş ve dolayısıyla sigorta akdi kurulmadığını, geçmişe etkili sigortanın geçersiz olduğunu, icap anında dahi sigorta menfaatinin bulunmadığını, davacının iyi niyetli olmayarak bu davayı açtığını, prim ödenmediği için sorumluluğun başlamadığını, talep edilen hasar tutarının fahiş olduğunu, dava konusu zarara teminat veren bir sigorta akdi bulunmadığından haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının tazminat talebini dayandırdığı poliçenin incelendiği, poliçenin imzasız olduğu ve ilk poliçe priminin yangın tarihinden önce henüz ödenmemiş olduğu, taraflar arasında geçerli bir poliçe ilişkisi olmadığının anlaşıldığı, davacının önceki poliçe süresi dolduğundan kendisi tarafından süresinde poliçenin yenilenmediği veya en azından peşinatın ya da ilk prim tutarının yangından önce yatırılmadığı ve dolayısıyla usulüne uygun bir poliçe ilişkisi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; taraflar arasında süregelen bir ilişki bulunduğunu bu ilişkinin karşılıklı güvene dayalı olarak görüleceğini, davaya konu poliçenin önceki dönemlerine ait poliçe de mevcut olduğunu ancak düzenlenen bu poliçelerle ilgili olarak herhangi bir sorun çıkmadığını, davaya konu 15.03.2016 - 15.03.2017 tarihli için ise ödeme yapılmadığı gerekçesiyle geçerli sayılmadığını oysa para çekilmesi işleminin defaten davalı şirket tarafından gerçekleştiği şimdiye kadarki tüm ödemelerinin davacıya ait posttan para çekilmesi suretiyle yapıldığı, davaya konu poliçe dönemi için kredi kartı limitinin de çekime hazır halde bulundurulduğu ancak buna rağmen 2016-2017 dönemi için para çekilmeyerek davalı şirketin iyiniyet kurallarına aykırı bir davranış sergilediği ve bu haliyle 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 2 nci maddesine de aykırı davranıldığını, davalının poliçe yenileme talebinin yangın günü olan 19.04.2006 son gün olarak belirtmesinin de doğruyu yansıtmadığını, devam eden poliçelerin sürekli olarak yenilendiğini ve bu haliyle taraflar arasında 2013 yılından beri süren bir güven ilişkisinin bulunduğunu, taraflar arasındaki süregelen sigorta sözleşmenin her birinin maktu olarak imzalanmasına rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin verdiği güven duygusu ile gerek ödeme tarihlerini kendilerinin belirlediği, gerek yenilemelerinin resen gerçekleştiği ve bu haliyle dosyada mevcut bulunan klasik paket yangın sigorta poliçeleri incelendiğinde ilk ödemenin ileri bir tarih ve birbirinden farklı olduğu, davalının taraflar arasında zincirleme şekilde devam eden ticari ilişkide kabul ettiği söz konusu davaya konu yangının davacı şirket tarafından durum ertesinde davalı şirkete bildirilip davalı şirketçe iş yerine eksper gönderilmesi ile de açığa çıktığını, davaya konu poliçenin henüz tamamlanmadan yangın meydana gelmiş ise de sözleşme değişimin ispatına genel hükümlere tabi olduğu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu rizikonun 19.04.2016 tarihinde gerçekleştiği, davacı şirket ile davalı ... arasında davaya konu rizikodan önce de ticari ilişkinin mevcut bulunduğu, davacının 15.03.2016 ve 15.03.2017 tarihli ticari paket yakın sigorta poliçesinde dayalı olarak haksız fiilde oluşan maddi zararının davalı ... şirketinden tazmini talep edilmiş ise de; öncelikli taraflar arasında kurulmuş sigortası sözleşmesinin mevcut bulunması gerektiği, davaya konu riziikoyu kapsar şekilde düzenlenmiş poliçe sözleşmesinin bulunmadığı, bu haliyle davacının davalı ... şirketinden oluşan yangın sebebiyle maddi zararının klasik ticari paket yangın sigorta poliçesinde değer olarak talep etmesi mümkün olmadığı, mahkemece taraflar arasında yangın tarihinden önce düzenlenmiş geçerli bir poliçe ilişkisinin olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf başvuru dilekçesindeki sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... nezdinde iş yeri sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu iddia edilen iş yerinde meydana gelen zararın tazmini istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1453 üncü ve devam eden maddeleri, Yangın Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/24889, K. 2023/14180, T. 27.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-24889-e-2023-14180-k-bd37a601d0ea