Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/23680 E. 2023/13852 K. – Maddi Tazminat
Konu: Maddi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/23680
- Karar No
- 2023/13852
- Karar Tarihi
- Konu
- Maddi Tazminat
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi HÜKÜM/KARAR : Davalı Vekilinin İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine/ Davanın Kabulüne SAYISI : 2017/770 E., 2019/655 K.
Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esatan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirkete ait olan aracın 07.04.2017 tarihinde tek taraflı trafik kazasına karıştığını ve aracın perte ayrıldığını, davalı ... şirketine araç bedeli için müracaat edildiğini ancak davalı ... şirketinin sürücüsünün değiştiği iddiasıyla yani kaza anında araç sürücüsünün şirket yetkilisi olduğundan bahisle sigorta poliçe bedelini ödemeyi reddettiğini, red gerekçesinde beyan edilen ifadelerin tutarsız olduğunu, kazaya karışan aracın şirket çalışanında olmasının normal bir durum olduğunu, aracın değerinin yüksek olmasının aracın şirket çalışanına verilmeyeceği anlamına gelmeyeceğini, aracın kasko değerinin 301.598,00 TL olup, kaza anındaki değerinin yaklaşık 280.000,00 TL olduğunu ileri sürerek, kaza anındaki rayiç bedelinin davalı ... şirketinden alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın hukuka, hakkaniyete aykırı ve kötü niyetli açıldığını, kaza sırasında aracı kullanan şahsın farklı bir kişi olduğunu, sürücünün kazanın meydana geldiği sırada alkollü olduğunu, kazaya tanıklık eden bir şahısın kaza ile beraber hemen olay yerine geldiklerini, sürücünün alkollü olduğunu anladıklarında kazanın etkisiyle sürücüyü sandalyeye oturttuklarını, sürücünün bir kısım telefon görüşmeleri yaptıktan sonra kaza yerine daha genç yaşta birisinin geldiğini beyan ettiğini, aracın cuma veya cumartesi gecenin bir yarısında şirketin işçisinin sevk ve idaresinde bulunduğu iddiasının hayatın olağan akışına açıkça aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kaza tespit tutanağına göre 08.04.2017 tarihinde davacının çalışanının kullandığı, alınan alkol raporuna göre alkollü olmadığı, aracın sigortalandığı davalı ... şirketinin kaza sırasında aracı kullanan kişiye dair tespit edilen eşkalin firma sahibine birebir uyduğu, alkollü olduğuna dair bilgiler edinildiği, firma sahibinin kaza sonrasında sürücü olarak gösterilen çalışanını aradığı belirtilerek ödeme yapılmadığı anlaşılmış ise de davalının soyut olan bu iddialarını destekleyen somut deliller ispat yükü kendisinde olan davalı ... tarafından ibraz edilip iddianın ispat edilemediği gerekçeleriyle, davanın kabulü ile 140.000,00 TL'nin ıslah tarihi olan 25.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 140.000,00 TL'nin dava tarihinden ıslah tarihine kadar olan işlemiş yasal faizi olan 20.200,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı istinafı; mahkemece eksik incelemeyle karar verildiğini, davalı şirketin sahibi ile sürücü olduğu iddia edilen çalışanın telefon görüşme kayıtları ve HTS rapor kayıtlarının getirtilmediğini, yine kaza yerinin yakınında bulunan kamu kurum ve kuruluşlarına ait ve çevre iş yerlerinin kamera kayıtlarının istenilmediğini, davacı tarafın bilirkişi giderini zamanında yatırmadığından bilirkişi raporuna dayanamayacağını, istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... şirketince firma sahibi ve çalışanı hakkında sigorta dolandırıcılığı yaptıkları iddiası suç duyurusunda bulunulduğu, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından şüpheliler hakkında takipsizlik kararı verildiği, sigortacının geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmekte olup, davalı ... şirketinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait aracın, direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeni ile meydana gelen hasar talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1146 ıncı maddesi, Kara Araçları Kasko Sigortasi Genel Şartları.
3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı vekili dava dilekçesi ile aracının tek taraflı kazası sonucu hasara uğradığını, sigorta şirketine başvuru yapılmasına rağmen hasarın sürücü değişikliği nedeni ile teminat dışı kaldığı gerekçeleri ile taleplerinin reddedildiğini açıklamıştır. Davalı tarafça davaya konu kazada gerçekte sürücünün olmayıp, olduğu, kaza tespit tutanağının salt beyana göre tanzim edildiği, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kazaya ilişkin yapılan soruşturmanın sonucunda olayın hukuki uyuşmazlık olduğu gerekçesi ile takipsizlik kararı ile sonuçlandırıldığı anlaşılmakla; mahkemece tüm bu iddia ve deliller üzerinde durularak sonuca gidilmesi gerekir. Eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.12.2023 tarihinde Başkan Vekili ...'ın karşı oyu ve oy çokluğula karar verildi.
(Karşı Oy)
KARŞI OY İlk Derece Mahkemesince bilirkişi raporunda olay anında aracı kullananın olduğunu kesin olarak söyleme imkanı bulunmadığının bildirildiği, davalı ... hasar dosyası araştırma raporuna göre kazanın kaza tespit tutanağında belirtilen yer ve saatte meydana geldiği ancak kaza sırasında aracı kullanan kişiye dair tespit edilen eşkalin firma sahibi 'ya birebir uyduğu, alkollü olduğuna dair bilgiler edinildiği,'nın kaza sonrasında sürücü olarak gösterilen ı aradığı belirtilmiş ise de soyut olan bu iddiaları destekleyen somut deliller ispat yükü kendisinde olan davalı ... tarafından ibraz edilip ispat edilemediği, davalı ... şirketinin ve hakkında sigorta bedelini almak için dolandırıcılık iddiasına ilişkin soruşturma dosyası kapsamında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bu karara yapılan itirazın kesin olarak reddine karar verildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesince ise sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerektiği, olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de; sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise; oluş şeklinin Kasko Sigortaları Genel Şartlarının A.5 maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece dosya kapsamındaki tüm delillerin gerekçelendirilerek değerlendirildiği ve kararın onanması gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.