Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/22789 E. 2023/13043 K. – Menfi Tespit

Konu: Menfi Tespit

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/22789
Karar No
2023/13043
Karar Tarihi
Konu
Menfi Tespit

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/524 E., 2021/418 K. DAVA TARİHİ : 25.09.2020 HÜKÜM/KARAR : Davanın usulden reddi, istinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/574 E., 2021/118 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 07.06.2015 tarihinde gerçekleşen trafik kazası sonucu davacı şirket adına kayıtlı aracın hasarlandığını, davalı şirketin davacı adına kayıtlı araçta meydana gelen hasar bedeli olan 143.764,29 TL tutarındaki hasarını karşıladığını, daha sonra ehliyetsiz kişilerce kullanıldığı iddiası ile davacı şirketin borçlu olarak gösterildiği İzmir 20. İcra Müdürlüğünün 2017/12811 Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıp rücuen tahsil talebinde bulunduğunu, anılan dosyaya yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu, ancak davacı şirketin davalı ... şirketine bir borcu bulunmadığını, davalı ... şirketinin, sigorta teminatı kapsamında kabul edilen hasar bedelinin tazmini amacıyla müvekkil şirkete başvurmasının hukuka aykırı olduğunu ve müvekkili şirketin işbu davaya konu hasar bedelini ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, davacı şirket aleyhine başlatılan icra takibine itiraz edilmiş ve her ne kadar icra takibi durmuş olsa da müvekkil şirketin ticari itibarının zedelendiğini, başvurduğu ticari kredi işlemlerinin icra takibinin varlığı sebebiyle olumsuz sonuçlandığını ve müvekkilinin zarara uğradığını, davalı ... ile yapılan arabuluculuk görüşmelerinin, anlaşmama ile sonuçlandığını belirterek İzmir 20. İcra Müdürlüğünün 2017/12811 Esas sayılı icra dosyasında davacı müvekkilinin bir borcunun bulunmaması dikkate alınarak davacının borçlu olmadığının tespiti ile kötü niyetle hareket ederek davacının ticari hayatına zarar veren davalı ... aleyhine icra takibinin %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın tamamen kötü niyetli olarak açıldığını, davanın reddi gerektiğini, İzmir 20. İcra Müdürlüğü 2017/12811 E. sayılı takip dosyası 30.01.2020 tarihinde takipsizlik dolayısıyla kapatılmış olup yine bu icra takibine yönelik 17.06.2020 tarihinde de kendilerinin feragat dilekçesi gönderdiklerini, davacı aleyhine yürüyen herhangi bir icra takibi kalmamış olduğundan dava şartı eksikliğinden davanın reddi gerektiğini, davacının davayı açmakta bir hukuki yararı bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; takip borçlusu olan davacının süresinde yaptığı geçerli itiraz üzerine aleyhinde başlatılan icra takibinin durduğu, duran takip nedeniyle dava tarihi itibarı ile davalı ... tarafından itirazın iptali davası açılmadığı gibi işbu davanın açıldığı tarihten önceki bir tarihte İzmir 20. İcra Müdürlüğünün 2017/12811 E. sayılı dosyasında takip alacaklısı olan davalı ... vekilinin beyan edilmekle tek taraflı hüküm ifade eden vekaletnamedeki yetkiye istinaden geçerli feragat beyanı ile davacıya yönelik olarak takibin konusuz kaldığından bahisle 17.06.2020 tarihinde takipten feragat ettiğine dair feragat dilekçesini takip dosyasına sunduğu, yine takip dosyasında davacı vekilinin sunduğu 30.01.2020 tarihli dilekçesi ile dosyanın takipsizlik nedeniyle kapalı konuma getirilmesi talebini içeren dilekçe sunduğu, görülmekte olan davada öncelikle davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması gerektiği, bu hususun mahkemece resen gözetmesi gerektiği, davacının hakkını temin için hukuken mümkün olan menfi tespit davası dışındaki davaları açabilecekken öncelikle takip dosyasında takip borçlusu olan davacının borçlu olmadığının tespiti ve kötü niyetle hareket ederek müvekkilinin ticari hayatının zedelendiğinden bahisle %20 tazminat istemi ile menfi tespit davası açmakta HMK'nun 114/1-h maddesi gereğince hukuki yararı bulunmadığı anlaşıldığından hukuki yarar dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nun 115/2 maddesi gereğince usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın hukuki yarar dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; söz konusu icra takibi nedeniyle davacı şirketin ticari itibarının zedelendiğini, kredi taleplerinin reddedildiğini, taraflar arasındaki dava süreci, arabuluculuk görüşmeleri devam etmekteyken; 17.06.2020 tarihli dilekçe ile davalı tarafça İzmir 20 İcra Müdürlüğünün 2017/12811 Esas sayılı dosyasından feragat edildiğine ilişkin beyan sunulduğu ancak harcın dosyaya yatırılmamış olduğunu, davalının kötü niyetli olarak feragat beyanında bulunduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf başvuru dilekçesindeki açıklamalarını tekrarla usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi uyarınca menfi tespit ile kötü niyet tazminatı talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 ve 115 inci maddeleri, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 72 nci maddesi,

3. Değerlendirme Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/22789, K. 2023/13043, T. 04.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-22789-e-2023-13043-k-58bed1adcbf0