Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/21904 E. 2023/14006 K.

Konu: Tasarrufun İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/21904
Karar No
2023/14006
Karar Tarihi
Konu
Tasarrufun İptali

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2238 E., 2021/875 K. vekili Avukat ... DAVALILAR : 1-... 2-... vekili Avukat ... 3-... 4-... DAVA TARİHİ : 29.01.2018 HÜKÜM/KARAR : İstinaf İsteminin Kabulü ile Hükmün Kaldırılarak Yeniden Esas Hakkında Hüküm Kurulmak Suretiyle Davanın Kısmen Kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırklareli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/123 E., 2019/416 K.

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin alacağının tahsili amacı ile davalılardan borçlu ... aleyhine Ankara 10. İcra Müdürlüğü'nün 2015/12321 ve Ankara 27. İcra Müdürlüğü'nün 2016/11471 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine başlandığını, takiplerin kesinleşmiş olup yapılan tüm icrai işlemlere rağmen alacağının tahsilinin mümkün olmadığını, icra dosyalarından, borçlunun babası intikal edecek muris hisselerine haciz konulmasını talep ettiğini, Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/2087 Esas, 2017/1886 Karar sayılı dosyası üzerinden veraset ilamı alındğını, borçlu ...'ın mirasçı olduğunun tespit edildiğini, ancak Kırklareli Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/623 E., 2016/1102 K. Sayılı dosyasında murisin vasiyetnamesi açıldığını, yapılan bu vasiyetnamenin tamamen borçlu ...'a isabet edecek olan miras payına cebri icra yolu ile el konulmasını engellemeye yönelik danışıklı bir işlem olduğunu, ...'ın mirastan mahrum bırakılmasını gerektiren hiçbir neden bulunmadığını, açılan vasiyetnameye borçlu ... tarafından itiraz edilmediğini, kabul edildiğini, dava konusu taşınmazlar ile TEB Bank A.Ş. Kırklareli şubesindeki yaklaşık 800.000,00 TL civarındaki mevduatın 1/3'lük kısmının da davalı ...'a kaldığını belirterek taşınmazlar ile bankadaki paraların devrine dair tasarrufların iptaline, davalılardan ...'ın kanuni miras payına göre kendisine isabet edecek olan payı ile sınırlı olmak üzere taşınmazlar ve bankadaki paralar üzerinde Ankara 10. İcra Müdürlüğü'nün 2015/12321 Esas ve Ankara 27. İcra Müadürlüğü'nün 2016/11471 sayılı dosyasındaki alacak miktarı ile sınırlı olmak üzere cebri icra yetkisi verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalı ...'ın borcunu karşılayacak miktarda mal varlığının bulunduğunu, davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu, saklı pay sahibi olanların veya vasiyet alacaklısının bir itirazı olmadığından vasiyetin kesinleştiğini, tenkis davasının açılabilmesi için TMK 562. Maddesinde belirtilen şartların oluşması gerektiğini, davayı kabul etmemekle birlikte huzurdaki davanın açılabilmesi için dikkate alınması gereken hak düşürücü sürelerin de davacı tarafından geçirildiğini, tasarrufların alacaklar doğmadan gerçekleştiğini, ...'ın ve müvekkilinin mal kaçırmak gibi bir amacının olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının borcun doğumundan sonra yapılan vasiyetnameye ilişkin kabul beyanında bulunduğu, süresi içerisinde iptal ya da tenkis davası açmadığı, her ne kadar vasiyetname ölüme bir tasarruf olsa da borçlunun öz kızına yapılan ve kendi miras hakkını tamamen ortadan kaldıran vasiyetnameye itiraz etmemesi ve gerekli davaları açmamasının iyi niyetli sayılamayacağı, vasiyetnamenin mal kaçırmak kastıyla yapıldığı, borçlunun alacağının tahsiline engel olduğu bu haliyle tasarrufun iptaline yönelik dava şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle davacı tarafından açılmış bulunan davanın kısmen kabulü ile Ankara 10. İcra Müdürlüğü'nün 2015/12321, Ankara 27. İcra Müdürlüğü'nün 2016/11471 Esas sayılı dosyalarında yapılan takiplerin esas olmak ve alacak miktarı ile sınırlı olmak üzere borçlunun murisi tarafından Kırklareli 1. Noterliğinin 10.09.2015 tarih 8429 yemiye numaralı düzenleme şeklindeki vasiyetname ile davalılara vasiyet edilen Kırklareli Merkez, Karakaş Mahallesi, Kavaklı yolu, 1213 ada 31 parsel, 33 ada 29 parsel, Kırklareli Merkez Tekkeşevler köyü 53 ada 28 parsel,, 1213 ada 209 parsel sayılı taşınmazlar ile bankalardaki hak ve alacaklarının devrine ilişkin tasarrufların borçlu ...'ın miras payı olan 1/3 oranında davacının haciz ve satışını isteyebilmesine fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı borçlunun murisi adına Türk Ekonomi Bankasında bulunan 800.000,00 TL nin 1/3'nün davalı ...'a ödendiğini, bu miktar için tazminata karar verilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde; borçlunun aciz halinin bulunmadığını, pek çok taşınmazının bulunduğunu, davacının TMK 562.maddesinde belirtilen şartları yerine getirmediğini, buna ilişkin dava ve hak düşürücü süreleri kaçırdığını, vasiyetnamenin kesinleştiğini, murisin davacıya borçlu bulunmadığını, Ankara 27. İcra Müdürlüğünün 2016/11471 Esas sayılı takibin murisin ölümünden sonra açıldığını, davalı-borçlunun 1/4 miras payına sahip olduğunu, saklı payların gözönünde tutularak karar verilmesi gerektiğini, davanın kısmen reddedilen miktarı için davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı üçüncü kişi ...'ın murise ait parayı almış olmasının bu kişinin üçüncü kişi olması ve bu tasarrufun iptal edilmesi nedeniyle para alacağı yönünden yeniden tazminata karar verilmesine gerek bulunmadığı, tasarrufun iptali davalarında, borçlunun malvarlığını eksilten tasarruflara karşı dava açılabileceği gibi borçlunun malvarlığını artıracak ancak borçlu tarafından kullanılmamış haklara ilişkin olarak da dava açılabileceği, somut olayda borçlunun malvarlığını artıracak olan tenkis davasının açılmaması ya da vasiyetin tenfizine ilişkin davaya karşı çıkılmamasının da iptale konu tasarruf olduğu, ancak, 1213 Ada 13 parsel sayılı taşınmaz yönünden bu taşınmazın davalılar adına kayıtlı olmaması nedeniyle davanın reddine karar verildiği gözönünde tutulduğunda, davalılar lehine ön şart yokluğu nedeniyle maktu vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğu gerekçesiyle Kırklareli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 20.03.2019 tarih ve 2018/123 E., 2019/416 K. sayılı kararına karşı davalılar vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK 353/1/b-2 maddesi uyarınca kısmen kabulüne, davacı vekilinin istinaf talebinin HMK 353/1-b/1 maddesi uyarınca esastan reddine, Kırklareli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 20.03.2019 tarih ve 2018/123 E., 2019/416 K. sayılı kararının kaldırılmasına, davacı tarafından açılmış bulunan davanın kısmen kabulü ile Ankara 10. İcra Müdürlüğünün 2015/12321, Ankara 27. İcra Müdürlüğünün 2016/11471 Esas sayılı dosyalarında yapılan takiplerin esas olmak ve alacak miktarı ile sınırlı olmak üzere borçlunun murisi tarafından Kırklareli 1. Noterliğinin 10.09.2015 tarih 8429 yemiye numaralı düzenleme şeklinde ki vasiyetname ile davalılara vasiyet edilen , 1213 ada 31 parsel, 33 ada 29 parsel, Kırklareli Merkez Tekkeşevler köyü 53 ada 28 parsel, Kırklareli , 1213 ada 209 parsel sayılı taşınmazlar ile bankalardaki hak ve alacaklarının devrine ilişkin tasarrufların borçlu ...'ın miras payı olan 1/3 oranında davacının haciz ve satışını isteyebilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

2.Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.İİK.nun 282. maddesi gereğince iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Ayrıca, kötü niyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabilir.

İİK’nın 283/II maddesine göre de iptal davası, üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk ediyorsa, bu değerler nispetinde üçüncü şahsın nakden tazmine (davacının alacağından fazla olmamak üzere) mahkûm edilmesi gerekir. Bu ihtimalde 3. kişinin sorumlu olduğu miktar, elden çıkarılan malın o tarihteki gerçek değeridir. Bir başka anlatımla dava ve tasarrufa konu malı elinde bulunduran şahsın kötü niyetli olduğunun kanıtlanamaması halinde dava tümden reddedilmeyip borçlu ile tasarrufta bulunan şahsın tasarrufa konu malı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında ve alacak miktarı ile sınırlı olarak tazminata mahkum edilmesi gerekir.

Somut olayda, İlk Derece Mahkemesince davalı borçlunun murisi tarafından Kırklareli 1.Noterliğinin 10.09.2015 tarih 8429 yemiye numaralı düzenleme şeklindeki vasiyetname ile bankalardaki hak ve alacaklarının devrine ilişkin tasarrufların borçlu ...'ın miras payı olan 1/3 oranında davacının haciz ve satışını isteyebilmesine karar verilmiş ise de, davacı vekili tarafından davalı borçlunun murisi adına Türk Ekonomi Bankasında bulunan paranın davalı borçlu ...'ın miras payı olan 1/3 oranında davalı ...'a ödendiği, bankada murisin parasının kalmadığı iddia edilmiş olup, böyle bir durumun varlığı halinde verilen kararın infaz kabiliyetinin mümkün olmayacağı, bu nedenle bu miktar için davalı ... aleyhine tazminata karar verilmesi gerekeceğinden, Bölge Adliye Mahkemesince öncelikle borçlunun murisi 'ın belirtilen bankada ne kadar parası olduğunun ve vasiyetname gereğince davalı ...'a ne kadar ödeme yapıldığının tespit edilerek ödeme yapıldığının anlaşılması halinde yapılan ödeme miktarının davacının alacak ve ferileriyle sınırlı olmak üzere davalı ...'dan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılar ... ve ...'a yükletilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine, kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

25.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/21904, K. 2023/14006, T. 25.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-21904-e-2023-14006-k-28fc623856a4