Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/21937 E. 2023/14011 K. – Trafik Kazası
Konu: Trafik Kazası Sonucu Ölüm Nedeniyle Maddi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/21937
- Karar No
- 2023/14011
- Karar Tarihi
- Konu
- Trafik Kazası Sonucu Ölüm Nedeniyle Maddi Tazminat
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/2370 E., 2021/1244 K. HÜKÜM/KARAR : Davacı ... Vekili ve Davalı ... Vekilinin İstinaf Başvurularının Esastan Reddi / Davacı ...'nin İstinaf Başvurusunun Kabulü / Davanın Kısmen Kabulü
Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ... vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine, davacı ...'nin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili, 29.04.2015 tarihinde davacıların destekleri olan n eşi, nın babası olan ... ile oğlu ve 'nın kardeşi olan Karakelle'nin içerisinde bulunduğu, davalı ... şirketine Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) poliçesiyle sigortalı olan plakalı çekici ve plaka sayılı tır ile plakalı kamyonun çarpışmasıyla davacıların desteklerinin vefat ettiğini; destek ...'nin emekli maaşı ile birlikte "Üçler Ticaret Sebze Meyve Komisyonculuğu" işyerini işlettiğini ve ayrıca kendisine ait plakalı kamyon, plakalı çekici tır ve plakalı dorse araçları ile şehirler arası nakliyecilik yaparak geçimini sağladığını, nin ise tır şoförlüğü yaptığını, müvekkillerinin destek zararlarından davalının sorumlu olduğunu belirterek ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak ...'nin vefatı sebebiyle eşi için 500,00 TL ve kızı için 500,00 TL, nin vefatı sebebiyle, anne için 500,00 TL ve ablası için 500,00 TL, olmak üzere toplam 2.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 29.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili bedel artırım dilekçesi ile destek nin vefatı sebebiyle annesi için 289.499,00 TL ve kızı için 501,00 TL destek ın vefatı sebebiyle annesi Saadet için 69.499,00 TL ve kardeşi a için 501,00 TL talep ettiklerini beyan etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; plakalı aracın kaza tarihi itibariyle müvekkili tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı olduğunu, trafik sigortası genel şartları uyarınca taleplerin teminat dışı olduğunu, taşımanın hatır için olup olmadığının araştırılmasını, davacı ...'nin taleplerinin kabul edilemeyeceğini, kız çocuklarının destek süresinin kırsalda 18 ve şehirde 22 yaşına kadar olacağını, bilirkişi raporu alınmasını, faiz isteminin yerinde olmadığını, müterafik kusur indirimi yapılmasını ve davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ceza dosyasında Adli Tıp Kurumundan alınan kusur raporuna göre sürücüsü tespit edilemeyen sigortalı aracın, önünde seyreden araca çarpması ile meydana gelen kazada, sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunun anlaşıldığı, adlî tıp raporunda, tır içerisinde tamamen yanmış olarak çıkarılan cesetlerin her ikisinin de sürücü koltuğunda olmaması sebebiyle sürücünün hangisi olduğunun tespit edilemediği, kaza tarihi itibariyle, davalı ... şirketinin sorumluluğunun poliçe tanzim tarihindeki genel şartlara ve kaza tarihindeki kanun hükümleri ile Yargıtay içtihatlarına göre belirlenmesi gerektiği, kaza tarihinin 01.06.2015 tarihinden önce olmasına göre, araç sürücüsü tespit edilememiş ise de vefat edenlerin desteğinden mahrum kalanların zararlarının Yargıtay emsal içtihatları çerçevesinde ZMMS kapsamında olduğu, davalı ..., babasından ve kardeşinden destek tazminatı talep etmiş ise de davacı nın yaşı itibariyle babasının ve kardeşinin desteğinden mahrum kaldığını kanıtlayamadığı, davacı ...'in ise vefat edenler eşi ve oğlunun desteğinden mahrum kaldığından destek tazminatı talep edebileceği, mahkemece, alınan kök raporda vefat eden gelirinin asgari ücret kadar olmasına göre asgari ücret üzerinden, vefat eden 'nin ise Esnaf Sanatlarlar Odasından gelen yazı cevabına göre aylık 5.000,00 TL seviyesinde olabileceğinin, buna göre aktif dönem gelirinin asgari ücretin 5,26 katı olabileceği kabul edilerek yapılan hesaplamada, davacı destek zararının ...'nin vefatı sebebiyle, 404.699,98 TL destek nin vefatı sebebiyle, 41.754,57 TL olarak hesaplanmış ise de destek nin gelirinin emsal gelire göre değil, ticari işletmesinin elde ettiği gelir çerçevesinde belirlenmesi gerektiği, mali müşavirden vefat edene ait işletme kayıtları üzerinden yapılan inceleme neticesinde kazadan önce kaza tarihindeki gelirinin asgari ücretin de altında olduğunu, bilirkişilerden bu çerçevede alınan 10/02/2018 tarihli ek raporda ise vefat edenlerin gelirinin asgari ücret seviyesinde olması halinde, davacı ...'nin ...'nin vefatı sebebiyle destekten yoksun kalma tazminatının 85.900,90 TL ve nin vefatı sebebiyle destekten yoksun kalma tazminatının 49.096,18 TL olduğunun tespit ediliği, alınan raporun karar vermeye elverişli olduğu gerekçesi ile davacı ... yönünden açılan davada; davanın, ıslah da dikkate alınarak kısmen kabulü ile destek olan eş ...'nin ölümü nedeniyle 85.900,90 TL, destek olan oğlu nin ölümü nedeniyle 49.096,18 TL destekten yoksun kalma tazminatının 30.12.2015 dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı ... yönünden açılan davanın ise reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece hükme esas alınan raporda, destek ...'nin gelirinin uygun belirlenmediğini, Erzurum Bakkallar ve Manavlar Esnaf Odası'nın yanıtına göre yaş meyve ve sebze esnafının 2015 yılının ortalama aylık gelirinin 5.000,00 TL olduğunun belirtildiğini, vefat edenin de bu işler ile iştigal ettiğinin mevcut ticari defter ve kayıtları ile ispat edildiğini, sonrasında mali müşavir ile ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan inceleme sonrasında bilirkişilerden alınan ek raporda, ölenin aylık gelirinin asgari ücretin de altında olduğunun, ancak desteğin emekli aylığı dışında yaş meyve ve sebze komisyonluğu ve nakliyecilik yaparak ek gelir elde etmesi nedeniyle, emekli aylığı dışındaki gelirinin nazara alınacağının, buna göre Erzurum Bakkallar ve Manavlar Esnaf Odası tarafından gönderilen yazı cevabına göre asgari ücretin 5.26 katı gelir elde edeceğinin kabulünün uygun olduğunun rapor edildiğini, bu çerçevede hazırlanan raporlara yapılan itiraz sonrasında, mahkemece her iki desteğin de asgari ücret kadar gelir elde edebileceğine dair 10.02.2018 tarihli rapora göre mahkemece karar verildiğini, 10.05.2017 tarihi kök raporun müvekkili Saadet için uygun olduğunu, hükme esas alınan raporun ise dosya kapsamına uygun olmadığını, desteğin yaş sebze ve meyve komisyonculuğu ve şehirlerarası nakliyecilik olmak üzere iki ayrı işte uğraşarak ailesinin geçimini sağladığını, bu gelirlerin toplanarak tazminat hesabı yapılması gerektiğini, desteğin bu işler ile uğraştığını kanıtladıklarını, şoförler odasına yazılan yazıya verilen cevapta da tır şoförünün aylık gelirinin net 3.000,00 TL olarak bildirildiğini, gelirinin asgari ücret seviyesinde alınmasının dosya kapsamına uygun olmadığını, diğer davacının ise 39 yaşında olup ev hanımı olduğunu, dinlenen tanık beyanlarına göre vefat edenlerin desteğinden mahrum kaldığının ispatlandığını bu nedenle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; kaza neticesinde sigortalı aracın sürücüsü ve işleteninin vefat ettiğini, sürücü ve işletenin vefatı nedeniyle oluşan zararların sigorta teminatı kapsamında kalmadığını, desteğin kendi kusuru ile vefat etmesi halinde oluşacak zararlardan müvekkilinin sorumlu olmadığını, Yargıtay HGK'nın da bu konuda çok sayıda emsal kararının olduğunu, müvekkilinin ancak işletenin zarardan sorumlu tutulabildiği zararlar nedeniyle, zarar görene karşı sorumlu olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulünün hatalı olduğunu belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... İlk Derece Mahkemesi tarafından, işletenin zararlarının sigorta teminatı kapsamında olduğunun kabul edilmesi, sigortalının sorumluluğuna ilişkin gerek poliçe tarihi gerekse de kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kanun ve genel şartlar ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından benimsenen sorumluluk ilkelerine uygun olduğundan davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediği, davacı ... yönünden ise; kişinin bekar olması ve ev hanımı olmasının destek tazminatı talebi için yeterli olmadığı, fiilen, vefat edenlerin desteğinden mahrum kaldığının da kanıtlanması gerektiği, İlk derece mahkemesi tarafından, kaza tarihinde 65 yaşında olan murisin, Yaş Sebze ve Meyve Komisyonculuğu ve şehirlerarası nakliyecilik yaptığının ispatlanması üzerine, meydana gelen kazada vefat etmeseydi, makul bir süre daha aktif çalışma hayatını devam edeceği kabul edilerek, desteğin ticari faaliyeti çerçevesinde gelirinin mali müşavir bilirkişiden alınan rapor ile değerlendirildiği, destek 'nin gerçek gelirinin ticari defter ve kaytlarına göre asgari ücretin altında olduğundan bahisle, aktif dönem süresince gelirinin asgari ücret kadar olacağı kabul edilerek yapılan hesaplama çerçevesinde, davanın kısmen kabulüne karar verildiği, vefat eden kaza tarihinde 65 yaşında olmakla birlikte, çocuğu ile birlikte Yaş Sebze ve Meyve Komisyonculuğu yanı sıra şehirlerarası nakliye işi ile uğraştığı, nitekim meydana gelen kazanın da, yaptıkları nakliye işi sırasında meydan geldiği ve oğlu ile birlikte vefat ettiği Dairece yapılan yargılamada, aktüer bilirkişinden, yapılan iş çerçevesinde desteğin kişisel yetenek ve emeği ile gelire sağladığı katkının değerlendirildiği rapor alındığı, bilirkişinin 21.09.2020 tarihli raporunda, desteğin katkısının TUİK Kazanç Bilgileri istitikleri çerçevesinde "Yaş Sebze ve Meyve Komisyonculuğu" için asgari ücretin 2,266 katı, "Nakliyecilik" için 2,266 katı olacağı desteğin her iki işle de iştigal etmesi nedeniyle asgari ücretin 4,532 katı olacağı kabul edilerek aktif dönem zararı hesap edilerek, davacı ...'in destek zararının 228,200,32 TL olduğunun hesap edildiği, rapora, davalı tarafından itiraz edildiği gibi, davacının 65 yaşında olması, her iki işte aynı düzeyde katkısının olmayacak olması, desteğin, çocuklarıyla birlikte ticaret ile iştigal ederek işleri yürütmesi, ticari defter ve kayıtlar ile belirlenen gelir durumu nazara alındığında, desteğin gelirin elde edilmesinde şahsi katsının uygun belirlenmemiş olması, ayrıca Dairece yapılan yargılama ile ilk derece mahkemesi kararının denetlenmesi nedeniyle, istinaf sebeplerindeki haklılık durumunun ilk derece mahkemesindeki rapor tarihine göre belirlenmesi gerektiğinden bu tarihe göre hesaplama yapılması, bunun yanı sıra Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2020/2598 E. 2021/34 K. Sayılı ilamı ile içtihat değişikliğine giderek, gerçek zararın belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosunun nazara alınması ve hesaplamanın da progresif rant yöntemi uygulanarak belirlenmesi gerektiğinin kabul edilmesi üzerine bilirkişiden 05.06.2021 tarihli ek rapor alındığı, bilirkişi ek raporunda, desteğin aktif dönem çalışma süresi içerisinde, yapılan iş çerçevesinde desteğin kişisel yetenek ve emeği ile gelire sağladığı katkısının asgari ücretin 2,266 katı kadar olduğu, TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre desteğin kendi yaşam süresi sonunda kadar davacı ...'e destek olacağı, progresif rant yöntemi uygulanarak yapılan hesaplamaya göre ise davacı ...'in destek zararın 157.869,73 TL olacağının mütala edildiği, taraflarca ek rapora itiraz edilmiş ise de desteğin yaşı, ticari defter ve kayıtları, yapılan ticari faaliyetlere aynı ölçüde katkı sağlayamacak olması karşısında, desteğin gelirinin asgari ücretin 2,266 katı olarak kabulü uygun olduğundan taraf itirazlarının yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı ... vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 356/2 maddesi gereğince esastan reddine, davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davacı ...'nin davasının kısmen kabulü ile eşi ...'nin vefatı nedeniyle 157.869,73 TL, oğlu 'nin vefatı nedeniyle 49.096,18 TL, destekten yoksun kalma tazminatının 30.12.2015 olan dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 2/2 maddesi gereğince değişen oranlarda avans faizi ile davalıdan alınarak davacı ...'ye verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı ... tarafından açılan davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; gelir tespitinin hatalı yapıldığını, davacı ... yönünden talebin reddinin hatalı olduğunu belirtmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı yanın hesaplama yöntemine itiraz etmediği halde, içtihat değişikliği gerekçesiyle TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif ranta göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, hükme esas alınan rapor tarihine göre hesaplama yapılması gerekirken güncel veriler ve yöntemler kullanılarak hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faize göre hesap yapılması gerektiğini, destek kusurlu olduğundan sorumlu olmadıklarını, gelirin hatalı şekilde tespit edildiğini, temerrüt süresinin hatalı şekilde belirlendiğini, avans faizine yönelik taleplerinin de reddi gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, iş kazası sebebiyle peşin sermaye değeri indiriminin dikkate alınmadığını, hatır taşıması indirimi yapılmasını gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Olay tarihi itibariyle yürürlükte olan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 21 inci maddesinin dördüncü fıkrasında, “İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; davalı vekili temyiz aşamasında kazanın iş kazası olduğunu iddia etmiştir. Dosyadaki bilgi ve beyanlardan, kazada ölen mütevaffa (destek) 'nin, aynı kazada ölen mütevaffa ...'nin yanında tır şöforü olarak çalıştığı ve nakliyat sırasında kazanın gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Şu durumda, davaya konu kazada davacıların desteğinin ölümü nedeniyle iş kazasına dayalı herhangi bir inceleme yapılıp yapılmadığı, olayın iş kazası olarak kabul edilmiş olması hâlinde davacılara ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılan ödemenin miktarı ve niteliği (iş kazası sigorta kolundan olup olmadığı) ile ilk peşin sermaye değeri tutarının ne olduğu, rücuya tabi olup olmadığı hususlarının SGK’dan sorulması, dayanak ödeme belgelerinin temin edilmesi, rücuya tabi ödeme bulunması hâlinde ilk peşin sermaye değeri tutarlarının indirilmesiyle tazminatın hesaplanması için ek rapor alınması ve oluşacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.