Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/22528 E. 2023/13278 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/22528
Karar No
2023/13278
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi DAVA TARİHİ : 02.12.2015 HÜKÜM/KARAR : Reddine/Esastan reddine SAYISI : 2015/1092 E., 2019/142 K.

Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi zararın giderilmesi istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 09.11.2012 tarihinde davacının kullandığı motosiklete plakası tespit edilemeyen bir aracın çarptığını, bu trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı kuruma başvuru yapıldığını ancak olumlu yanıt alınamadığını belirterek açtığı belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile sürekli ve geçici iş göremezlik nedeniyle 50,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. 27.12.2018 tarihli bedel artırım dilekçesiyle talebini 4.400,00 TL'ye artırmıştır.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacıya talebinin açıklattırılması gerektiğini, talebin zamanaşımına uğradığını, kazaya karıştığı iddia edilen aracın kazaya karıştığının somut deliller ile ispat edilmesi gerektiğini, olaya plakası tespit edilemeyen aracın neden olduğunun somut deliller ile ispat edilmesinin ardından kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini, davacının müterafik kusuru bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu' nca belirlenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kusura ve kazayı ispatlar bilgi ve belgenin dosyada mevcut olmayışı göz önüne alınarak davacının davasının ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; epikriz raporunda hastanın trafik kazası geçirdiğinin belli olduğunu, davacının kaza anında kazaya sebebiyet vereni tespit edememesinin hayatın olağan akışına aykırı olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Ankara ATK'nın 20.10.2017 tarihli raporunda dosyadaki bilgi ve belgelerin yetersizliğinin tesbit edilmiş olmasına, yine mahkemece mahallinde trafik konusunda uzman trafik polisi ve makine mühendisi ile yapılan keşif sonucu düzenlenen 12.03.2018 tarihli raporda açıklandığı üzere, "kaza ile ilgili dosyada net bilgi ve belgeler olmamasına" ve özellikle, Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/1149 sayılı dosyası ile İl Emniyet müdürlüğünün 25.09.2018 tarihli yazısında ilgili tarihte bir kaza kaydına rastlanmadığının bildirilmesine göre istinaf itirazlarının yerinde görülmediği gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; trafik kazasının ardından davacının hastaneye başvurduğunu, hastane kayıtlarında yaralanmanın kaynağının trafik kazası olduğunun belirtildiğini, yaralanmanın boyutundan kazanın çift taraflı kaza neticesi oluştuğunun anlaşılacağını, davacı ve yakınlarının yaralanmanın ardından davacının tedavisini yaptırmaya çalışırken bir yanda da kazaya sebep olan aracın plakasını araştırmasının beklenemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; kaza tarihinde plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, ... Yönetmeliğinin 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi.

3. Değerlendirme Davacının dosyaya sunulu evraklardan olay sonrası hastaneye başvurduğu, 09.11.2012 tarihli hastaneye başvuru evraklarında yaralanmasının trafik kazası sonucu oluştuğunun yazılı olduğu görülmüştür. Her ne kadar olayda kusur ispatı konusunda tam bir kanaate varılamamış ise de davacının yaralanmasının trafik kazasından kaynaklandığı anlaşılmakla, haksız fiil neticesi oluşan zarar ve tazminatın belirlenmesine ilişkin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu' nun 50 ve 51 inci maddeleri dikkate alınarak ve davacının yaralanması, yaralanmanın niteliği ve olayın oluş biçimi gözetilerek yeniden kusur incelemesi yaptırılıp davacının talebi hakkında bu inceleme sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin Bölge Adliye mahkemesine gönderilmesine,

11.12.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.

(Karşı Oy)

KARŞI OY

Eldeki davada davacı vekili, 09.11.2012 tarihinde davacının kullandığı motosiklete, plakası tespit edilemeyen bir aracın çapması sonucu yaralandığını ileri sürerek maddi tazminat talebinde bulunmuş; İlk Derece Mahkemesince ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş; kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Dosyanın incelenmesinde, davacının kazadan sonra aynı gün hastaneye başvurduğu, hastane evrakında "motosiklet kazası nedeniyle" davacının başvurduğunun yazılı olduğu; mahkemenin Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan aldığı 06.06.2017 tarihli rapora göre davacının sol ayak bileğinde fraktür olduğu, ameliyat önerildiği, davacının kendi isteğiyle taburcu olduğu, 29.11.2012 tarihinde başvurduğu özel hastanede opere olduğu; kaza nedeniyle düzenlenen bir kaza tespit tutanağı bulunmadığı, davacının 2 yıl sonra kaza nedeniyle şikayetçi olduğu Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/1149 sayılı soruşturma dosyasında 6 aylık şikayet süresinin geçmesi nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği; eldeki yargılamada mahallinde yapılan keşfe binaen düzenlenen 12.03.2018 havale tarihli raporda davacının kazaya karıştığı motosikletin plakasının dahi bilinmediği ve diğer firari aracın plakası ile sürücüsünün de tespit edilemediği belirtilerek kazanın davacının anlattığı şekliyle meydana gelip gelmediği konusunda net bir kanaate varılamadığından kusur tespiti yapılmayacağının bildirildiği; Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığından rapor alınmaya çalışıldığı, ancak anılan Başkanlıkça soruşturma dosyasında davaya konu olayla ilgili kusur tespiti yapmaya yarayacak veri bulunmadığından dosyanın işlemsiz olarak iade edildiği; İlk Derece Mahkemesince Emniyet Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye verilen cevapta ilgili tarihte bir kaza kaydına rastlanmadığı cevabının verildiği, kazanın nasıl olduğuna ilişkin tanık beyanı ile olay anını gösterir mobese, güvenlik kamerası görüntüsünün de bulunmadığı anlaşılmaktadır. Öncelikle aydınlatılması gereken konu, olayın davacı sürücünün kusuru sonucu gerçekleşen tek taraflı bir kaza mı yoksa başka bir aracın sebep olması sonucu meydana gelen bir kaza mı olduğudur. Dosyada mevcut belgelere göre davacının yaralandığı sabit olup yaralanmanın başka bir aracın çarpması nedeniyle oluşup oluşmadığı açık ve net değildir. Sigorta kapsamında kalan rizikonun gerçekleştiğini ispat yükü davacıda olup rizikonun teminat dışında kaldığını ispat yükü ise davalıdadır. Tüm bu açıklamalar ışığında 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince Güvence Hesabına başvurulabilmesi için plakası belirlenemeyen bir aracın kazaya neden olduğunun somut olarak kanıtlanması gerekmekte olup eldeki davada motosiklet sürücüsü olan davacının yaralanmasının davacının beyanında açıkladığı şekilde, plakası tespit edilemeyen başka bir aracın sebebiyet vermesi sonucu gerçekleştiğine dair delil bulunmadığı anlaşılmaktadır. Şu halde Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmaması nedeniyle kararın onanması düşüncesinde olduğumdan; sayın çoğunluğun davacının olay sonrası hastaneye yaptığı başvuru evrakından yaralanmasının trafik kazası sonucu oluştuğunun anlaşılması nedeniyle yeniden kusur incelemesi yapılmasına yönelik eksik incelemeyle karar verildiğine ilişkin bozma kararına katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/22528, K. 2023/13278, T. 11.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-22528-e-2023-13278-k-d24f31ec40e5