Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/21911 E. 2023/14297 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/21911
- Karar No
- 2023/14297
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/500-2021/604 HÜKÜM/KARAR : Asıl Davanın Davalı Güneş Sigorta A.Ş. Yönünden Usulden Reddi, Davalılar ... ve ... Yönünden Davanın Kabulü/ Birleşen Dava Yönünden Usulden Reddi-Davalılar ... ve ... Yönünden Birleşen Davanın Kabulü-Davacının İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 1.Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2015/69-2021/7
Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminata ilişkin asıl dava ile maddi manevi tazminata ilişkin birleşen davalardan dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davalı Güneş Sigorta A.Ş. yönünden asıl davanın usulden reddine, davalılar ... ile ... yönünden asıl davanın kabulü ve davalı ... yönünden birleşen davanın usulden reddine, davalılar ... ve ... yönünden birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Asıl davada davacı vekili; davalılardan ...'ün işleteni, davalı Güneş Sigorta A.Ş.'nin zorunlu trafik sigortacısı, davalı ...'ın sürücüsü olduğu aracın, 31.05.2013 tarihinde davacının sürücüsü olduğu bisiklete çarpması sonucu davacının yaralanıp %23 oranında malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dosyada davacı vekili; zorunlu trafik sigortası bulunmayan, davalılardan ...'ün işleteni, davalı ...'ın sürücüsü olduğu aracın, 31.05.2013 tarihinde davacının sürücüsü olduğu bisiklete çarpması sonucu davacının, yaralanıp %23 oranında malul kaldığını ve manevi zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 83.388,55 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Asıl davada davalı Güneş Sigorta A.Ş. vekili; poliçenin kaza saatinden sonra düzenlenmesi nedeniyle sorumluluklarının bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı ... vekili; maluliyeti kabul etmediklerini, kusur tespiti yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davalı ... vekili; davaya konu talebin zamanaşımına uğradığını, arabuluculuğa başvurulmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafından 30.01.2014 tarihinde davalı ... Hesabına başvuru yapıldığını, bu başvuru sonucu davalı tarafından 23.130,00 TL ödeme yapıldığını, davalının sorumluluğunun bulunmadığını, maluliyeti kabul etmediklerini belirterek davanın reddini istemiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı ... davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; zorunlu trafik sigortası bulunmayan aracın sürücüsü olan davalı ...'ın % 50 oranında kusurlu, davacı sürücünün % 50 oranında kusurlu bulunduğunun tespit edildiği, davacının sürekli iş göremezlik oranının %37 olduğu ve geçici iş göremezlik süresinin 9 ay olarak belirlendiği, davacının maddi zararının 83.389,55 TL olduğunun hesaplandığı, birleşen davanın ticari dava niteliğinde olması ve davanın açıldığı tarih itibariyle zorunlu arabuluculuğa başvurulmadan dava açılması nedeni ile davalı ... yönünden birleşen davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiği, diğer davalılar yönünden kusur tespiti ile aktüer raporun denetime elverişli bulunduğu gerekçesiyle asıl davada davalılardan Güneş Sigorta A.Ş. bakımından davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalılardan ... ve ... bakımından davanın kabulü ile 1,00 TL'nin olay tarihi olan 31.05.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, birleşen dosya yönünden davalılardan ... bakımından davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine, davalılardan ... ve ... bakımından davanın kabulü ile 83.388,55 TL'nin olay tarihi olan 31.05.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 30.05.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde; arabuluculuk dava şartının yokluğu gerekçesiyle davalılardan ... bakımından verilen ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın reddi yerine taraflara arabulucuya başvurmaları için süre verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 7155 sayılı Kanun ile ticari davalarda, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak getirildiği, 6325 sayılı Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesi uyarınca arabulucuya başvurulmadan önce dava açıldığının anlaşılması halinde, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verileceğinin düzenlendiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; birleşen davada arabuluculuğa başvurulmaması nedeniyle davanın davalı ... yönünden usulden reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; kaza tarihi itibariyle zorunlu trafik sigortası bulunmayan aracın 31.05.2013 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı bisiklet sürücüsünün, asıl davada maddi tazminat ve birleşen davada maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54 ve 56 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 97 nci maddeleri, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi.
3. Değerlendirme Somut olayda, kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’" başlıklı 97 inci maddesinde (Değişik: 14.04.2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz.
Somut olayda, davacı vekilinin 30.01.2014 tarihli dilekçesi ile birleşen davada davalı ... Hesabına, davaya konu kaza sonucu yaralanmasına bağlı maluliyetine ilişkin tazminat talebi için başvuruda bulunduğu, ... tarafından davacıya 23.130,00 TL ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre davacı vekilinin özel dava şartı olarak düzenlenen Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi kapsamında zorunlu başvuru şartını yerine getirdiği gözetilerek işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken birleşen davanın, davalı ... yönünden usulden reddine karar verilmesi doğru olmamış, bu nedenle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümününde açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde asıl ve birleşen davalarda davacıya iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.